Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

HİPERTANSİYON TANI VE TEDAVİSİ

Selen Yayıncılık

80,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Pediatri Dergisi Ocak - Şubat 2010 TÜKENDİ.

0,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0453
Online ISSN : 1309-0453
Dil : Türkçe
Cilt : 2 Sayı 1
Yayın Periyodu :2 ayda 1 - Yılda 6 sayı
Yayın Türü :Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Uzm. Dr. Selda HANÇERL, Prof. Dr. Ayper SOMER, Prof. Dr. Nuran SALMAN

Özet
İnfluenza, sıklıkla burun, boğaz, bronşlar ve akciğerleri etkileyen
viral bir enfeksiyondur. Son yüzyılda 1918, 1957 ve
1968 yılında geliflen pandemilerde sırasıyla 40 milyon, 2 milyon
ve 1 milyon insan hayatını kaybetmiştir. H1N1 influenza
virusu (domuz gribi olarak isimlendirilmiştir) Nisan 2009’da ilk
kez ABD’de saptanmıştır. Bu yeni virus insan ve hayvanlarda
iki veya daha fazla virusun genetik materyaldeki değişikliği sonucunda
ortaya çıkmış ve hızla tüm dünyaya yayılmıştır. Pandemik
influenza virusuna karşı hiçbir insanda önceden bağışıklık
olmadığından önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaktadı
r. Bu makalenin amacı pandemik influenza A (H1N1)’nın
epidemiyolojik, klinik özellikleri ve aşıları hakkında bilgiler
sunmaktır.
Anahtar Kelimeler: İnfluenza, pandemi, H1N1 virusu.

 


Doç. Diyetisyen Muazzez GARİPAĞAOĞLU, Diyetisyen Kübra ESİN

Giriş
Beslenme, büyüme ve gelişmenin sağlanmasında, hastalıklardan
korunmada, yaşlanma sürecinin yavaşlatılmasında, ruhsal
durumda, fiziksel ve zihinsel fonksiyonlarda ve immün sistemin
düzenlenmesinde anahtar rol oynar (1).


Doç. Dr. Zeynep TAMAY

Oral yolla, inhalasyon veya temasla alınan besin veya besin
katkı maddelerine karşı vücutta oluşan her türlü anormal yanıt
besin reaksiyonları veya “besin aşırı duyarlılığı" olarak tanımlanı
r. Besin aşırıduyarlılığı immünolojik mekanizmalarla oluşuyorsa
“besin alerjisi”, immünolojik olmayan mekanizmalarla
oluşuyorsa “besin intolerans›” olarak adlandırılır (Şekil 1). Besin
intoleransı besine veya konağın özelliklerine göre oluşur.
Örneğin beklemiş balıktaki histamin ya da çileğin non-spesifik
mast hücre aktivasyonu veya laktaz eksikliği besin intolerasına
neden olur.


Özet
Kriptorşidi testislerden birinin ya da her ikisinin skrotumda
bulunmaması olarak tanımlanır. Miadında doğan erkek bebeklerde
%2-8 sıklıkta görülür. Bu oran erken doğan ve düşük do-
ğum ağırlıklı bebeklerde daha yüksektir. Sıklıkla izole bir bulgudur
ancak pek çok konjenital hastalık ya da sendroma da eşlik
edebilir. Ayırıcı tanıda ağır virilize dişi cinsel gelişim bozukluğu olan olgular akılda tutulmalıdır. Tedavisinde cerrahi
girişim esastır ve 6-12 ay arasında deneyimli merkezlerde yapılmalı
dır. Ancak çift taraflı ve yüksek skrotal yerleşimli testislerde
hormon tedavisi denenebilir.


Dr. Semra AYDURAN, Uzm. Dr. Selda Hançerli TÖRÜN, Prof. Dr. Ayper SOMER

Özet
Plevral boşlukta sıvı birikimi plevral efüzyon olarak tanımlanmı
ştır. Ampiyem, ise drenaj gerektiren daha ciddi durumlara
ait kimyasal veya mikrobiyal bulgularla karakterize pürülan efüzyonlardı
r. Çocukluk çağı pnömonilerinin yaklaşık %0.6’sı ampiyem
ile komplike olur. Yapılan çalışmalarda vakaların %5-
10’unda Streptococcus pneumoniae etken olarak izole edilirken,
çoğu vakada anaerob ve aerob mikroorganizmaların kombine
olarak izole edildiği saptanmıştır. Plevral efüzyonun klinik seyri
değişkendir. Göğüs ağrısı, dispne, öksürük, yüksek ateş sık görülen
semptomlardır. Tanı sıklıkla göğsün radyografik değerlendirilmesiyle
konulur. Torasentez ile parapnömonik efüzyonların
nedenini saptanabilir. Tedavide uygun antibiyotiklerin verilmesi
ve gereğinde göğüs tüpü ile drenaj uygulanır. Tanı ve tedavi seçeneklerinin
artışı ve özellikle yeni antibiyotiklerin gelişimi ile
birlikte plevral efüzyona bağlı mortalite düşüş göstermiştir.
Anahtar kelimeler: Plevral efüzyon, ampiyem, pnömoni


Doç. Dr. Burak TATLI, Dr. Barış EKİCİ, Dr. Nur AYDINLI, Prof. Dr. Mine ÇALIŞKAN, Prof. Dr. Meral ÖZMEN

Yenidoğan nöbetleri, yenidoğan konvülsiyonları, hayatın ilk 30
günlük döneminde sık rastlanan ve tedavide güçlük yaratan ve zaman
zaman önemli sekeller bırakabilen akut nörolojik sorunların
başında gelir. Yenidoğan dönemi, özellikle ilk 1-2 gün ile ilk hafta
arası merkezi sinir sisteminin konvülsiyonlara karşı en duyarlı olduğ
u dönemdir. Yenidoğan konvülsiyonlarının tanınması, etiyolojisinin
belirlenmesi; tedavi edilebilir durumlar ve solunum - dolaşı
m bütünlüğünün kolay bozulabildiği göz önüne alınarak, acil gerekli
tedaviyi zorunlu kılar.


Doç. Dr. Ayşe KILIÇ

Sarılık kanda bilirubin fazlalığı sonucu sklera, müköz membranlar
ve derinin sarı renge dönüşmesi halidir. Gözyaşı, nazal
sekresyonlar, tükrük ve beyin-omurilik sıvısı da boyanabilir (1,2).


Uzm. Dr. Nuray AKTAY AYAZ

Kas-iskelet sistemine ait yakınmalar çocukluk ve adolesan
döneminin önemli bir sağlık sorunudur ve pediatri polikliniklerine
yapılan başvuruların %3’ünü oluşturmaktadır. Artrit ise
çok daha nadir olarak saptanmaktadır. Her kas-iskelet sistemi
ağrısı artrit olmayabileceği gibi, ağrının var olmaması da artriti
ekarte ettirmez. Bu nedenle çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları
nın detaylı kas-iskelet sistemi muayenesi yapabilir düzeyde
olması ve bunu pratik uygulamalarında da gerçekleştirmeleri erken
tanı için çok önemlidir.

Kitaplarımız

ÇOCUK ENFEKSİYONLARINA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

Karotis Arter Darlıkları: Cerrahi Tedavi

Selen Yayıncılık

100,00
İncele

NÖROŞİRÜRJİDE ŞANT CERRAHİSİ

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

Çocuklarda Alerji Tanıdan Tedaviye

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

30 SORUDA AŞI

Selen Yayıncılık

150,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.