Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Pediatri Dergisi Kasım - Aralık 2013 / Özel Ek TÜKENDİ

0,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0453
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 5 Sayı:6
Yayın Periyodu :2 ayda 1 - Yılda 6 sayı
Yayın Türü :Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Kişi ve toplumların sağlığını korumak, hastalandıklarında tedavilerini yapmak, tam olarak iyileşmeyip sakat kalanların başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilmelerini sağlamak ve toplumların sağlık du¨zeyini yu¨kseltmek için yapılan planlı çalışmaların tu¨mu¨ sağlık hizmeti olarak tanımlanır. Ülkemizde sunulan sağlık hizmetleri, hu¨ku¨met politikası olarak belirlenen ve Sağlık Bakanlığı tarafından yu¨ru¨tu¨len “Sağlıkta Dönu¨şu¨m Programı” ile ciddi bir değişim geçirmiş ve 2011 yılında bu değişim su¨reci tamamlanarak, tu¨m sağlık sistemi yeniden organize edilmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın planlayıcı ve denetleyici olarak rol aldığı yeni sağlık hizmeti organizasyonunda çok önemli köklu¨ değişiklikler yapılmıştır. Temel Sağlık Hizmetleri yeni kurulan Halk Sağlığı Kurumu’na, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri Kamu Hastane Birliği’ne bağlanmıştır.

Yrd. Doç. Dr. Nazan KARAHAN


Giriş

İnsanlığın varoluşundan beri kadınlar ve erkekler kendi nörolojik,psikolojik fiziksel, genetik özellikleri doğrultusunda işlevler seçmişlerdir, erkeklerin avlanmayı ve silah yapımını u¨stlendiği ilk dönemlerde,kadınlar doğum sırasında hemcinslerine yardım etmeyi tercih ederek ebelik mesleğinin temellerini atmışlardır. Uzun yıllar kadının kadına desteğiyle yu¨ru¨yen doğum olayındaki yardım rolu¨, yaşam alanlarındaki farklılaşmalarında getirdiği toplumsal yönelimler, tıp bilimindeki gelişmeler ve uzmanlaşma alanlarının artmasıyla kadın doğum hekimliği tarafından (sadece ebelere ait olan bu roller) paylaşılmaya başlamıştır. 1922 yılına kadar Tıp faku¨ltelerine kız öğrenci alınması yasağı ve kadınların uzmanlaşma alanlarına geç girebilmesi nedeniyle kadın doğum hekimliği genellikle erkeklerin egemen olduğu bir alan olmuştur. 14-15.yy da ebeler tu¨m du¨nyada mesleki ve ekonomik yönden çok iyi konumda olmuşlar. Ülkemizde savaş yıllarından sonra hekim sayısının yeterli olmadığı özellikle kırsal alanda ana ve çocuk sağlığının sorumluluğu ebelere verilmiştir.

Prof. Dr. Hediye ARSLAN


Ateş vu¨cudun savunma araçlarından biridir. Toplumda bir hastalık gibi algılansa da, aslında bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Enfeksiyon, ödem, doku hasarı, aşı gibi nedenlerle vu¨cut ısısını du¨zenleyen termoregu¨latör merkezdeki dengenin bozulması ile oluşan, çocukluk döneminin çok yaygın göru¨len semptomlarından biridir. Neredeyse tu¨m çocuklar, çocuklukları boyunca 37,8 0C ile 40 0C arasında ateş deneyimlemektedir. Bu nedenle ateş, ailenin en sık sağlık bakımı aradığı sorundur. Yapılan çalışmaların sonuçlarına göre, du¨nyada acil servislere getirilen ateşli çocuk oranının %20-30 olduğu, u¨lkemizde ise bu oranın %71’e kadar yu¨kseldiği belirlenmiştir.

Öğr. Gör. Gu¨lşah HÜR

Yrd. Doç. Dr. Nazan KARAHAN


Özet

Yenidoğanda geçiş dönemi; doğum anından 6.saate kadar geçen su¨re olup, yenidoğanınuterus içi plesental destekten çıktıktan sonrauterus dışında kendi kaynakları ile yaşamaya uyum su¨recidir. Bu dönemin sorunsuz atlatılmasında bebeğin sağlıklı ve term olmasının yanısıra dış du¨nyanın ve bakım vericinin olumlu desteği de etkilidir. Anne-bebek etkileşiminin hemen sağlanması için doğumda “Leboyeryaklaşımı” nın ve invaziv girişimlerde non-farmakolojik ağrı kontrol yöntemlerinin kullanılması ile sağlıklı yenidoğandaatravmatik bakım ilkelerinin doğum odasında başlatılması sağlanabilir. Post-natal ilk gu¨nden başlanarak 6 hafta su¨resince annenin yeni rolu¨ne uyum su¨recinin desteklenmesiyle de atravmatik bakım ilkeleri tamamlanmış olacaktır.

Yrd. Doç. Dr. Ayşe KARAKOÇ

Yrd. Doç. Dr. Zerrin ÇİĞDEM


Giriş

Preterm yenidoğanlar, 37. gestasyon haftasını bitirmeden doğan bebekler olarak tanımlanmaktadır. Fiziksel olgunlaşmasını tamamlamadan doğan prematu¨re bebeğin ekstrauterin yaşama uyum du¨zeyi gebelik yaşına ve doğum ağırlığına göre değişebilir. Preterm yenidoğanlar, prematu¨relik apnesi, solunum sorunları, intraventriku¨ler kanama, hipokalsemi, hipoksi, bradikardi gibi birçok sağlık sorunu açısından risk altındadır (Töru¨ner ve Bu¨yu¨kgönenç 2012). Ayrıca prematu¨re doğan bebeklerde uzun vadede bazı sorunlar daha fazla göru¨lebilmektedir. Örneğin; akademik başarısızlık, konuşma bozukluğu, öğrenme gu¨çlu¨ğu¨, dikkat eksikliği, davranış problemleri, fonksiyon bozukluğu, nöbet bozuklukları gibi (Töru¨ner ve Bu¨yu¨kgönenç 2012, Smith 2012). Özellikle ileri prematu¨reler (≤30. gestasyon haftası) bilişsel sorunları (öğrenme gu¨çlu¨ğu¨, sosyal ve emosyonel zorluklar) daha yoğun yaşayabilmektedir. Risk altında olan bu prematu¨relerin yoğun bakım u¨nitelerinde aldığı yanlış bakım riski daha da arttırabilmektedir. Yenidoğanların stres yaşamasına neden olan en önemli faktörler çevresel faktörlerdir ve yaşanan her stres yenidoğanın beyin olgunlaşmasını ve nörodavranışsal gelişimini geciktirebilmektedir (Engle ve Graney 2000, Bouza 2009).

Yrd. Doç. Dr. Sema DERELİ YILMAZ

Yrd. Doç. Dr. Ayşe SONAY KURT


Özet

Kadınların doğum öncesi dönemde yetersiz bakım hizmeti almaları hem kendilerini, hem de fetu¨su¨ olumsuz etkilemektedir. Bu durum aynı zamanda gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde anne ile bebek mortalite ve morbidite oranını da artırmaktadır. Tu¨rkiye Ulusal Anne Ölu¨mleri Çalışması (2005) verilerine göre gebeliğe bağlı ölu¨mler için standart bakım yetersizliğine ilişkin faktörler arasında; aile planlaması yöntemi kullanılmadan gelişen istenmeyen gebelikler (%11.6), sorunun fark edilmesinde yaşanan gecikmeler (%44.3), sağlık bakımı veya tedavi için başvuruda gecikmeler (%40.7), doğum öncesi bakımın hiç alınmaması (%22.3) yer almaktadır. Bu durum özellikle gebelik öncesi ve sırasındaki bakım hizmetlerinin kalitesiyle ilgili sorunların varlığını du¨şu¨ndu¨rmektedir.

Yrd. Doç. Dr. Özlem DURAN


Kanguru bakımı, prematur ve matu¨r yenidoğanların annelerinin göğsu¨nde, yu¨zleri anneye dönu¨k bir şekilde, bebeğin hastaneden erken taburculuğunu ve anne su¨tu¨nden yararlanmasını sağlamak amacıyla uygulanan, anne ve bebek arasında ten temasının sağlandığı bir yöntemdir (Pattinson 2006). Kanguru bakımı ilk olarak, 1970’ lerin sonlarında, Martinez ve Rey tarafından Bogota- Colombia’ da uygulanmıştır ( Martinez 1992). Kanguru bakımı ile yu¨ksek mortalitenin göru¨ldu¨ğu¨ erken neonatal yaşamın zorluklarını aşmak hedeflenmiştir. Bu metoda du¨şu¨k doğum ağırlıklı bebeklerde kuvöz eksikliği, enfeksiyon, teknolojik kaynak yetersizliği, neonatal mortalite oranın yu¨ksek olması gibi problemler sebebiyle başvurulmaktadır. Bu konuda yapılan çalışmalar kanguru bakımının mortalite oranını azalttığı, fizyolojik yararlar sağladığı ve ekonomik bir yöntem olduğunu ortaya koymuş ve böylece 1984 yılında UNICEF (The United Nations Children's Fund) tarafından da desteklenmeye başlanmıştır (Charpak2005).

Ar. Gör. Emine Serap SARICAN

Prof. Dr. Mehmet YALAZ

Kitaplarımız

Çocuklarda Ateş

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

HİPERTANSİYON TANI VE TEDAVİSİ

Selen Yayıncılık

80,00
İncele

30 SORUDA ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ Besin Alerjisi Nedir Ne Değildir?

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

Alerjik Hastalıklara Pratik Yaklaşım

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

Kalp Hastalıklarında Sizin Sorularınıza Cevaplar

Selen Yayıncılık

25,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.