Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

30 SORUDA AŞI

Selen Yayıncılık

100,00

Pediatri Uzmanı Nasıl Olurum

Selen Yayıncılık

80,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Temmuz - Ağustos 2017

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 150,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0461
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 9 Sayı 4
Yayın Periyodu :2 Ayda 1 - Yılda 6 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Öz

Giriş: Akut apandisit(AA) acil servise karın ağrısı şikayeti ile başvuran hastalarda

en sık karşılaşılan acil cerrahi patolojilerden biridir. AA tanısı konulan hastalarda morbidite

ve mortaliteyi en aza indirmek icin hızlı ve doğru tanı koymak gereklidir. Hemogram

parametreleri akut apandisit tanısında oÅNnemlidir. Biz bu calışmada akut apandisit

tanısı konulup ameliyat edilen hastaların acil serviste ilk bakılan hemogram parametrelerini

inceleyerek tanıdaki yerini araştırmayı amacladık.

Materyal ve Metod: Ocak 2016-Ocak 2107 tarihleri arasında Ordu UÅNniversitesi Tıp

Faku¨ltesi Acil Servisine karın ağrısı şikayetiyle başvuran ve apandisit tanıyla ameliyat

edilen 105 hastanın acil servise ilk başvurusunda ki hemogram parametreleri ve cerrahi

sonrası patoloji sonucları geriye doÅNnu¨k incelendi. Patoloji sonuclarına goÅNre hastalar

doÅNrt gruba ayrıldı ve hemogram parametreleri ile AA arasında bir ilişki olup olmadığı

sorgulandı.

Bulgular: Apendektomi yapılan 105 hastanın yaş ortalaması 36.2Å}15.1 olup

%62.9’u erkek ve %37.1’i kadın idi. Cerrahi oÅNncesi hastaların 36 (%34.3)' sına batın

ultrasonografisi, 76 (%72,4)' sına batın bilgisayarlı tomografisi ve 12 (%11.4)'sine de

hem batın USG hem de batın BT goÅNru¨ntu¨lemesi yapıldı. Cerrahi sonrası yapılan patolojik

inceleme sonrası hastaların %10.5'inde normal apendiks, %70.5'inde basit inflame

apendisit, %15.2'sinde perfore apendisit ve %3.8'inde gangrenoÅNz apendisit bulgularına

rastlandı. Patoloji sonucu AA olmayan ile AA olan hastaların hemogram parametreleri

karşılaştırıldı. WBC, noÅNtrofil sayıları, NLO ile aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark

bulundu, p<0.05. Lenfosit sayısı, RDW ve PLO ile aralarında istatistiksel olarak anlamlı

fark bulunmadı, p>0.05.

Sonuç: AA tanısında kullanılabilen WBC, noÅNtrofil sayısı, NLO kolay ulaşılabilen ve

hızlı değerlendirilen hemogram parametrelerindendir. Fakat bu parametreler tek başına

AA tanısını koymakta yeterli değildir. Zamanında ve doğru tanı koyabilmek icin iyi bir

anamnez, fizik muayene ve uygun radyolojik goÅNru¨ntu¨leme tetkiklerinin yapılması gerekmektedir.


Öz

Osteoartrit (OA), eklemlerde en sık rastlanan, destruksiyonla sonuclanan kronik bir

hastalıktır. Eklemlerdeki ağrı ve fonksiyon kaybının toplumdaki en sık nedenidir. Genel

olarak toplumda 65 yaş u¨zeri bireylerde semptomatik OA %40’a varan oranlarda goÅNru¨lebilir.

OA’da tedavinin amacları eklem ağrısı ve tutukluğunu azaltmak, eklem mobilitesini

korumak ve iyileştirmek, fiziksel kısıtlılıkları ve engelliliği azaltmak, yaşam kalitesini

arttırmak, eklem hasarının ilerlemesini oÅNnlemek ve hastalığın seyri ve sonucları

konusunda hastayı eğitmektir. OÅNnerilen farmakolojik modaliteler ise asetaminofen, nonsteroid

antiinflamatuvar ilaclar, topikal antiinflamatuvar ilaclar ve kapsaisin, intraartiku¨ler

kortikosteroid ve hiyalu¨ronatlar, semptomatik yavaş etkili OA ilacları ve opioid analjezikleri

icerir. Bu derlemede OA li hastalarda topikal NSAİ ilacların etkinliği u¨zerinde

duracağız

 

Abstract

Osteoarthritis, the most common chronic disease in the joints, resulting destruction.

It is the most common cause of pain and loss of function in society. Overall, as many

as 40% of those aged over 65 in the community may have symptomatic OA. The aims

of the treatment in OA are reducing joint pain and stiffness, maintaining and improving

joint mobility, reducing physical disability and handicap, improving health related quality

of life, limiting the progression of joint damage and educating patients about the nature

of the disorder and its progression. The recommended pharmacological modalities

include acetaminophen, non-steroidal anti-inflammatory drugs, drugs and capsaicin,

intraarticular injections of corticosteroids and hyaluronates, symptomatic slow acting drugs

for osteoarthritis and opioid analgesics. In this review, current effectivneess of topical

NSAİDs’ will be discussed in osteoarthritis.


Öz

Amaç: Bu calışmanın amacı; bal intoksikasyonunda; oÅNzellikle kardiyak ileti sistemindeki

etkilerini değerlendirmek; etki mekanizmasının aydınlatılmasına katkıda bulunmak

ve bu boÅNlgede nisbeten sık goÅNru¨len bal intoksikayon vakalarının klinik dermografik

verilerini paylaşabilmektir.

Materyal and Metod: Bu calışmada; Temmuz 2012 ve temmuz 2014 tarihleri arasında

merkezimiz acil servisine deli bal zehirlenmesi tanılı 28 hastanın klinik, demografik

oÅNzellikleri, alınan kan oÅNrnekleri incelenmiştir.

Bulgular: Calışmaya retrospektif olarak bal intoksikasyonuyla acile başvuran 28 hastanın

11 tanesi kadındı. Hasta popu¨lasyonun ortalama yaşı 46Å}12 olarak saptandı. Kalp

Hızı, ortalama 45Å} 7/dk olarak idi. Hastaların başvuru anında saptanan ritmler değerlendirildiğinde

sinu¨sal bradikardi 19(%67. 8), II. Derece AV blok 1(%3.5), III. Derece

AV blok 3(%10.7) olarak saptandı. Başvuru anında bu 28 hastadan hicbirinde atrial fibrilasyon

yoktu.

Sonuç: Bal intoksikasyonuyla acile başvuran hasta serimizde atrial fibrilasyon saptanmaması

Atrial fibrilasyonun bal intoksikasyonundan koruyucu olabileceğini du¨şu¨ndu¨rmektedir.

 

Abstract

Objective: The aim of this study is; In honey intoxication; Especially the effects on

the cardiac electrical activity system; Contributing to clarification of the mechanism of

action and sharing clinical dermographic data of relatively common honey intoxication

cases in this region.

Material and Method: In this study; Between July 2012 and July 2014 clinical, demographic

characteristics and blood samples of 28 patients diagnosed with mad honey

poisoning in our emergency department were examined.

Findings: Eleven of 28 patients who were referred to our clinic retrospectively for

honey intoxication were women. The mean age of the patient population was 46 Å} 12.

The Heart Rate was 45 Å} 7 / min. When the rhythms determined at the time of application

of the patients were evaluated, sinus bradycardia was found in 19 (67.8%), II. Degree

AV block 1 (3.5%), III. Degree AV block 3 (10.7%) was detected. At the time of admission,

none of the 28 patients had atrial fibrillation.

Conclusion: The absence of atrial fibrillation in our patients suggests that atrial fibrillation

may be protective against honey intoxication.


Öz

Giriş: Birleşmiş Milletler Cocuk Haklarına Dair SoÅNzleşmesi'ne goÅNre "kanunca goÅNre

daha erken yaşta reşit olma durumu haric, on sekiz yaşına kadar her insan” olarak tanımlanır.

Ceza yasalarımızda 12 yaşını doldurmuş ve 15 yaşını doldurmamış cocukların

ceza sorumluluğunu belirlemede “fiilin hukuki^ anlam ve sonuclarını algılayıp algılayamadığı

veya davranışlarını yoÅNnlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği”

hususunda değerlendirme yapılması oÅNnem arz etmektedir.

Gereç ve Yöntem: Calışmamız; hastanemiz Adli Tıp Anabilim Dalı'na TCK 31. Madde

acısından ceza ehliyeti değerlendirmesi icin 01/01/2016 - 31/12/2016 tarihleri arasında

goÅNnderilen 50 cocuğa ait du¨zenlenen raporların geriye doÅNnu¨k incelenmesi ile gercekleştirilmiştir.

Bulgular: Calışmamızda rapor du¨zenlenen cocuklardan 30'nun (%60) ceza ehliyetinin

tam olduğu, 20'sinin (%40) ise soÅNz konusu fiiller yoÅNnu¨nden ceza ehliyetinin olmadığı

sonucuna varılmıştır.

Tartışma ve Sonuç: Suca su¨ru¨klenen cocuk bireysel olarak değil toplumsal ve cevresel

etmenlerle beraber değerlendirilmelidir. Cocuğu merkeze koyan ama sosyal cevresi,

ekonomik durumu gibi tu¨m etmenleri icine alan programlar geliştirilmelidir. Cocuk

merkezli suc oÅNnleme calışmaları icin kamu desteği sağlanmalı ve sivil toplum oÅNrgu¨tleri

ile ortak projeler yu¨ru¨tu¨lmelidir.


Öz

Bireyin istemli olarak yaşamına son vermesi olarak adlandırılan intihar oÅNzellikle u¨retken

cağdaki insanlarda goÅNru¨lmektedir. Calışmamızda intihar girişiminde bulunan vakaların

yaş, cinsiyet, yoÅNntem ve neden acısından değerlendirilmesi amaclandı. Calışmamızda

2013-2015 yılları arasında Niğde ilinde goÅNru¨len intihar olguları Tu¨rkiye İstatistik Kurumu

verilerine goÅNre değerlendirildi. Olgular en cok 15-19, 25-29 ve 40-44 yaş gruplarında

goÅNru¨lmu¨ştu¨r. Vakalarının % 75.92 oran ile en cok erkek popu¨lasyonda goÅNru¨ldu¨ğu¨

ve en sık intihar yoÅNnteminin % 38.88 oranla ası olduğu tespit edilmiştir.

 

Abstract

Suicide is defined as the wilful termination of one’s own life by an individual and is

seen particularly in the reproductive years. The aim of this study was to evaluate cases

of suicide in respect of age, gender, method and reasons. Evaluation was made according

to the data of the Turkish Statistics Institute for cases of suicide in the province of

Niğde for the period 2013-2015. Most cases were seen to be in the 15-19 years, 25-29

years and 40-44 years age groups. The majority of cases were male at the rate of 75.92%

and the most common method of suicide, at 38.88%, was hanging.


Öz

Obezite, vu¨cutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya cıkan bir hastalıktır ve

mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Obezite tedavisinde; diyet uygulaması, egzersiz, psikoterapi,

ilac tedavisi, cerrahi girişim ve akupunktur gibi bircok yoÅNntem kullanılmaktadır.

Akupunktur, vu¨cuttaki belli noktalara iğne batırarak gercekleşen bir tedavi yoÅNntemidir.

Gu¨n gectikce de obezite tedavisinde akupunktur tu¨m Du¨nya’da oÅNnemli bir yer

almaya başlamıştır. Akupunktur geleneksel Cin tıbbının bilinen en eski tedavi şeklidir.

Vu¨cutta dengenin sağlanması prensibine dayanır. Endojen opioid du¨zeylerini arttırarak

ağrıyı giderici etki sağlamaktadır. Obezite u¨zerine olan etkisi ceşitli mekanizmalarla gercekleşmektedir.

İştahı azaltması, gastrik asit du¨zeyini azaltması, yu¨kselen Beta Endorfin

du¨zeylerinin metabolik etkileri ve artış goÅNsteren serotonin du¨zeylerinin sempatik aktiviteyi

arttırması gibi mekanizmalar belirtilmektedir. Obezite tedavisinde bircok yoÅNntem

uygulanmaktadır (diet,egzersiz ,psikoterapi,cerrahi metotlar v.s). Tek başına bir yoÅNntemin

obezite tedavisinde belirli bir oÅNlcu¨de etkili olduğu bilinmektedir. Bu tedavi yaklaşımlarında

akupunkturun da yer alabileceği du¨şu¨nu¨lebilir.


Öz

Amaç: Toplum koÅNkenli pnoÅNmoni tanısı ile hastanede yatan hastalarda u¨rik asit du¨zeyi

ile hastanede yatış su¨resi ve mortalite arasında ilişki olup olmadığını goÅNstermeyi amacladık.

Materyal Metod: Toplum koÅNkenli pnoÅNmoni tanısı ile serviste ve yoğun bakımda takip

edilen 82 hastanın verileri retrospektif olarak tarandı. Hastane koÅNkenli pnoÅNmoni, ventilatoÅNr

bağımlı pnoÅNmoni, eşlik eden akut koroner sendrom, malignensi, serebro vasku¨ler

hastalık tanısı olanlar ve ikinci bir enfeksiyon odağı olan hastalar calışma dışı bırakıldı.

Hastaların yaş, cinsiyet, yatış su¨releri, exitus olup olmadıkları, hemogram ve biyokimyasal

parametreleri kaydedildi.

Bulgular: Calışmamıza alınan 82 hastanın yaş ortalamasını 70.57Å}11.32 yıl, ortalama

hastanede yatış su¨resini 10.98Å}9.44 gu¨n, ortalama u¨rik asit du¨zeyini 6.74Å}5.54 mg/dl

olarak bulduk. Hastaların % 65.9 u¨ erkek (n=54), % 34.1i kadın (n= 28) idi. Takip ettiğimiz

hastalardaki mortalıte oranı ise % 9.8 idi. Calışmaya dahil edilen hastalardan exitus

olanlar ile şifa ile taburcu olanlar karşılaştırıldığında exitus olan grupta yaş ortalaması

daha yu¨ksek, ortalama hemoglobin ve u¨rik asit du¨zeyi anlamlı olarak daha du¨şu¨k

bulundu (sırasıyla p= 0.4, p=0.4, p=000). Yatış su¨resinin medianı 9 olarak hesaplandı.

Dokuz gu¨nden az ve fazla yatan hastalar karşılaştırıldığında hemogram ve biyokimyasal

parametreler acısından gruplar arasında bir fark bulunmadı.

Sonuç: Toplum koÅNkenli pnoÅNmoni tanısı ile takip edilen hastalarda serum u¨rik asit du¨zeyi

mortaliteyi oÅNngoÅNrmede klinik bir belirtec olarak kullanılabilir.


Öz

Otizm spektrum bozukluğu (OSB) bulunan cocuklarda belirgin yiyecek seciciliği ve

bazı davranış oÅNzellikleri bulunmaktadır. Bunun sonucunda bu cocuklarda besin oÅNğeleri

eksiklikleri gelişebilmektedir. Ayrıca tek karbon metabolizması ve vitamin D,

OSB’nun patogenezinde rol oynayabilmektedir. Bu amacla yapılan incelemede OSB bulunan

cocuklarda Vitamin B12 ve Vitamin D eksikliği belirgin şekilde saptanmıştır (her

iki değer icin de p<0.001). Folat du¨zeylerinde ise anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir

(p:0.487). Ayrıca soÅNzel iletişim yetersizliği ile vitamin B12 ve vitamin D değerleri arasında

anlamlı olarak negatif korelasyonlar bulunmuştur (r:-0.234; p:0.042 ve r:-0297;

p:0.009 sırasıyla). Bununla birlikte OSB şiddetini goÅNsteren Cocukluk cağı otizm derecelendirme

oÅNlceği (CARS, Childhood autism rating scale) skoru ile vitamin B12 ve vitamin

D arasında anlamlı olarak negatif korelasyon bulunmuştur (r:-0.293; p:0.001 ve

r:-0.320; p<0.001, sırasıyla) . Buna goÅNre vitamin B12 ve vitamin D, OSB’nin patogenezinde

rol oynayabilir ve OSB belirtilerinin şiddetlenmesine neden olabilir. Ayrıca OSB

bulunan cocuklar sıklıkla vitamin eksiklikleri geliştirebilirler.


Öz

Aile Hekimliği uygulamaları, gu¨nu¨mu¨zde birinci basamak sağlık hizmetlerinin temelini

oluşturmaktadır. Dolayısı ile buralardaki iş gu¨venlik uygulamaları, direkt toplum

sağlığını etkileyecek du¨zeyde, cok oÅNnemlidir. Bu merkezlerde oÅNzellikle meslek hastalıkları

yoÅNnu¨nden dikkatli olunmalıdır. Risk değerlendirmesi ve risk yoÅNnetimi bilincli bir

şekilde gercekleştirilmelidir.

 

Abstact

Family medicine practices are now the basis of primary care services. Therefore, the

occupational safety practices in these areas are very important, directly affecting the health

of the community. Care should be taken in these centers especially for occupational

diseases. Risk assessment and risk management should be carried out consciously.


Öz

Aile Hekimlerinin goÅNrev aldığı birimler olan ASM’lerdeki (Aile Sağlığı Merkezi) ofis

yoÅNnetimi; aile hekimleri, aile sağlığı elemanları (ASE), sekreterler, temizlik goÅNrevlileri

dahil tu¨m personelin yoÅNnetimi, finansman yoÅNnetimi, denetim, hizmetlerin planlaması,

pazarlama, hasta ve calışan gu¨venliği, diğer ASM, TSM, sağlık mu¨du¨rlu¨ğu¨ ve sevk

edilen hastaneler ile işbirliği, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yerinde ve zamanında

verilmesi gibi, yoğun ve kalabalık bir ofisin yaptığı işleri kapsamaktadır.

Ofis, bir işletmeyi veya bir hizmeti yoÅNnetmek u¨zere organizasyonal faaliyetlerin yapıldıgı

alandır. Ergonomi, maksimum is gu¨venligi ve verimlilik saglamak amacıyla, insanların

anatomik ve bilissel oÅNzelliklerinin, calıstıkları cevre ve sistemlerin incelenmesine

ve bu oÅNğeler arasında maksimum uyumun sağlanmasına yoÅNnelik calısmaların bu¨tu¨nu¨du¨r.

Calışma ortamı ve alışkanlıkları ile basit ayarlamalar yapmayı oÅNğrenmek kişinin

rahatını ve verimliligini bu¨yu¨k oÅNlcu¨de arttıracaktır. Aile hekimleri ve diğer sağlık personellerinin

hizmet verdiği ASM’ler de birer ofis olup, ergonomi kurallarının uygulanması,

aile hekimlerinin iş sağlığı ve verimliliklerini arttıracaktır.

 

Abstract

The office management of the FHSs (Family Health Center), the units where the Family

Physicians works, includes; management of all staff including family physicians,

family health personnel (FHM), secretaries, cleaning staff, finance management, supervision,

planning of services, marketing, patient and employee safety, health directorate

and cooperation with dispatched hospitals. This represents an intense and crowded office

with a heavy workload.

The office carries out organizational activities to manage a business or a service. Ergonomics

is the study of the anatomical and cognitive properties of people, the study of

the environments and systems in which they work, and the maximum harmony between

these objects in order to provide maximum safety and productivity. Learning to make

simple adjustments with the working environment and habits will greatly increase the

comfort and efficiency of a worker. The FHCs, which are provided by family physicians

and other health personnel, are also offices and the implementation of ergonomic rules

will increase the health and productivity of family physicians.

Kitaplarımız

Dermatolojik Hastalıklarda Çinko`nun Önemi

Selen Yayıncılık

20,00
İncele

Kalp Hastalıklarında Sizin Sorularınıza Cevaplar

Selen Yayıncılık

12,00
İncele

30 SORUDA ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ Besin Alerjisi Nedir Ne Değildir?

Selen Yayıncılık

100,00
İncele

30 Soruda Grip

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Kardiyoloji Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Selen Yayıncılık

80,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.