Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

30 SORUDA AŞI

Selen Yayıncılık

150,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Pediatri Dergisi Ocak - Şubat 2018

25,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 150,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0453
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 10 Sayı: 1
Yayın Periyodu :2 ayda 1 - Yılda 6 sayı
Yayın Türü :Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Öz

Bebeklerin doğumdan sonraki ilk 6 ayda mutlaka anne su¨tu¨ ile beslenmeleri önemlidir. Daha sonra da 12. aya kadar anne su¨tu¨ ile birlikte tamamlayıcı besinler başlanır. Bebeğin ve annenin durumuna göre anne su¨tu¨ne daha sonra da devam edilebilir. Anne su¨tu¨, miadında doğan bir bebeğin enerji, protein, lipid, karbonhidrat, vitamin, mineral ve eser elementler dahil tu¨m ihtiyaçlarını karşılar. Ancak K vitamini eksikliğine bağlı kanamaları önlemek için doğumdan hemen sonra K vitamini verilir. Tu¨m bebeklere ayrıca 400 u¨nite/gu¨n D vitamini desteği yapılması gerekir. Prematu¨re bebeklerin optimal bu¨yu¨melerinin sağlanabilmesi için daha fazla ve farklı besin ihtiyaçları vardır. Anne su¨tu¨ prematu¨re bebekler için de optimal besin kaynağıdır ancak yeterli bu¨yu¨menin sağlanabilmesi için anne su¨tu¨nu¨n gu¨çlendirilmesi gerekir. Ayrıca vitaminler ile kalsiyum, fosfor, demir, çinko ve bakır gibi eser elementlerin de verilmesi gerekir.


Öz

Tamamlayıcı beslenme tek başına anne su¨tu¨nu¨n yetmediği dönemde besinsel gereksinimleri karşılamak için anne su¨tu¨ ile birlikte anne su¨tu¨ veya formu¨l mama dışında gıdaların verilmesidir. Bir başka deyişle, emzirilen bebeğin yaşına ve gelişim basamaklarına uygun yeni besin maddelerini alması, besin madde çeşitliliği, dengeli ve yeterli beslenmenin sağlanması, kendi kendini besleyebilir hale gelmesi demektir. Ek besin olarak da adlandırılır. İki grupta incelenir; su¨tçocuğu için özel hazırlanmış geçiş besinleri ve birlikte tu¨kettiği aile yemekleri. Uygun zamanda başlatılan ve uygun şekilde verilen tamamlayıcı beslenme bebeğin bir yaşında aile sofrasında yiyecekleri tu¨ketebilecek olgunluğa ulaşmasını sağlamaktadır. Doğumdan itibaren ilk 6 ay anne su¨tu¨ tek başına bebeğin enerji ve besin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ancak 6 aydan sonra anne su¨tu¨ bebeğin gereksinimlerini karşılayamamaktadır. Bu nedenle 6.aydan sonra anne su¨tu¨ne ek olarak tamamlayıcı beslenmeye başlanmalıdır. Tamamlayıcı beslenmeye başlarken önemli olan uygun zamanda başlanmalı, miktarı ve verilme şekli bebeğin yaşına uygun seçilmeli, besin içeriği enerji, protein, yağ ve mikrobesin gereksinimini karşılayabilmeli, gu¨venilir olmalı, temiz ve hijyenik koşullarda hazırlanmalı ve bebeğin keyif alacağı bir öğu¨nu¨ olarak du¨zenlenmelidir. Sadece anne su¨tu¨ alanlar bebeklerde en erken 4 ay (17 hafta, 5.ayın başlangıcı) ve 6 ay (26.hafta, 7.ayın başlangıcı) olarak önerilmektedir. Tamamlayıcı gıdanın (anne su¨tu¨ veya formu¨l mama hariç tu¨m katı veya sıvı gıda) 4.aydan önce veya 6.aydan sonra başlanmaması gerekmektedir. Besin seçiminin ise çeşitli tat ve şekillerde hazırlanmalı, acımtırak tatlar dahil tu¨m yeşil sebzeler kullanılarak sebze pu¨resi şeklinde başlanması bebeğin katı gıdaya geçişinde ara basamak olarak denenebilir. Tamamlayıcı gıdalar 4 ile 6 ay arasında ise tanıştırma amaçlı kullanılmalı, asla ana öğu¨n olmamalıdır. Tamamlayıcı gıda miktarının artması anne su¨tu¨ verilme miktarını azaltabilir. Bal ve inek su¨tu¨ 1 yaşından önce önerilmemektedir. Alerjen gıdalar ise 4 aydan önce tattırılmamalıdır. Yu¨ksek alerji riski olan gıdaların özellikle fıstığın, yumurtanın alerji uzmanlarının kontrolu¨ altında 4 ile 11 ay arasında verilmesi önerilmektedir. Gluten içeren gıdalar 4 ve 12.ay arasında başlanabilir, ancak ilk haftalarında gluten içeriğinin fazla miktarda verilmemesi önerilmektedir.


Öz

Anemi, hemoglobin konsantrasyonu, hematokrit ya da eritrosit sayısının azalması olarak tanımlanır. Tu¨m yaş gruplarında özellikle 6-24 aylar arasındaki bebek ve çocuklarda aneminin en yaygın nedeni demir eksikliğidir. Hastalıktan korunma, tedaviden çok daha etkili ve önemlidir. Tu¨m du¨nyada özellikle gelişmekte olan u¨lkelerde uygulanan profilaktik tedaviler gelecek yıllarda demir eksikliği anemisi sıklığını bu¨yu¨k ölçu¨de azaltacaktır. Bu derlemenin amacı çocuklarda anemi nedenleri, tanı, tedavi ve korunma yollarını hatırlatmaktır.


Öz

Çocuk doktorlarına başvuru nedenlerinin en bu¨yu¨k kısmını akut tonsillofarenjit oluşturmaktadır. Yu¨zyıllardır bilinen bir hastalık olmasına rağmen gu¨nu¨mu¨zde halen tanı ve tedaviyle ilgili ciddi yanlışlar yapılmaktadır. Bu yanlışlar uygunsuz ve fazla miktarda antibiyotik kullanımına neden olurken, beraberinde yu¨ksek maliyet ve antibiyotik direnci gibi önemli sorunları doğurmaktadır. Birçok solunum yolu enfeksiyonlarının etiyolojisinde olduğu gibi, tonsillofarenjitin etiyolojisinde de virusler birinci sırada yer almaktadır. Çocuklarda A grubu beta hemolitik streptokoklar (AGBHS) bakteriyel tonsillofarenjitin en sık nedenidir. AGBHS tedavi edilmediğinde su¨pu¨ratif ve nonsu¨pu¨ratif komplikasyonlara neden olabildiğinden klinik ve laboratuvar olarak tanısını koymak önemlidir. Tanıda ku¨ltu¨r altın standart olup, kısa su¨rede sonuçlanan destekleyici tanısal yöntemler de vardır. Tedavide penisilinler direncin gösterilmemiş olması ve dar spektrumları nedeniyle birinci seçenek olup, özel durumlarda farklı ajanlar tercih edilebilmektedir.


Öz

Gastroösofageal reflu¨ (GÖR); sağlıklı bireylerde mide içeriğinin regu¨rjitasyon ya da kusma olmaksızın istemsiz olarak ösofagusa geçişi olarak tanımlanır. GÖR, sağlıklı infantlarda gu¨nde birkaç kez olabilen fizyolojik bir durumdur. Gastroösofageal reflu¨ hastalığı (GÖRH) ise; hayat kalitesini etkileyen ya da bu¨yu¨me-gelişme geriliği, beslenme/uyku problemleri, kronik solunum yolu hastalıkları, ösofajit, hematemez, apne ve akut hayat tehdit edici olay (ALTE) gibi komplikasyonlara neden olabilen patolojik bir tablodur. Erişkinlerden farklı olarak çocuklarda reflu¨ semptomları yaş gruplarına göre değişiklik gösterir. Detaylı öyku¨ ve dikkatli fizik muayene tanıda ve GÖRH'na bağlı olası komplikasyonları değerlendirmede en önemli basamaklardır. GÖR ya da GÖRH tanısında gereksiz incelemelerden ve tedavilerden kaçınmaya dikkat edilirken, sekonder reflu¨ nedenleri ve olası komplikasyonlar göz ardı edilmeden hasta değerlendirilmelidir. GÖRH yönetiminde aile eğitimi, pozisyonel tedavi, diyetin du¨zenlenmesi, medikal ya da cerrahi tedavi yaklaşımları şeklinde tedavi basamakları uygulanır. Atipik klinik tablo, komplike olmuş GÖRH varlığında ya da ampirik tedaviye yeterli cevap alınamazsa ileri inceleme yapılması gereklidir.


Öz

Osteoporoz kemik mineral yoğunluğunda azalma ve vu¨cutta çeşitli kemiklerde kırık ile seyreden metabolik hastalıktır. Özellikle kronik hastalığı olan çocuklarda osteoporoza riski artmıştır. Çocuk hastalarda tanı ve tedavi izlemi yetişkinlerden farklılık göstermektedir.

Kitaplarımız

Dermatolojik Hastalıklarda Çinko`nun Önemi

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Karotis Arter Darlıkları: Cerrahi Tedavi

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Çocukluk Çağında Meningokok Hastalıkları

Selen Yayıncılık

80,00
İncele

ÇOCUKLARDA ENFEKSİYON HASTALIKLARI

Selen Yayıncılık

100,00
İncele

30 Soruda Demir Çinko Birlikteliği

Selen Yayıncılık

60,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.