Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Pediatri Dergisi Mart-Nisan 2018

25.00 TL - 25,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0453
Online ISSN :
Dil : türkçe İngilizce
Cilt : cilt 10
Yayın Periyodu :2 ayda 1 - Yılda 6 sayı
Yayın Türü :Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Akut ürtiker (AÜ), ürtiker plaklarının 6 haftadan daha kısa sürmesi olarak tanımlanmaktadır.
Kabaca, hastaların yarısında bu duruma anjiyoödem de eşlik eder. Hastalık
tüm yaş gruplarında yaygın olmasına karşın, genellikle kendini sınırlayan ve iyi
huylu bir seyre sahiptir. Bazı hastalarda; enfeksiyon, ilaç, gıda, böcek sokması gibi
olası bir tetikleyici neden tanımlanabilir. Fakat, bir çok hastada altta yatan neden saptanamaz.
Bu yazıda, bu konudaki güncel bilgileri özetlemeyi amaçladık.


1869’da Nettleship ve Tay tarafından ilk defa kutanöz mast hücre hastalığı olarak
tarif edilmiş olan mastositoz, başta deri ve kemik iliği olmak üzere karaciğer, dalak
ve lenf düğümleri gibi çeşitli dokularda mast hücrelerinin proliferasyonu ve birikmesi
ile karakterize bir hastalıktır. Mast hu¨crelerinin farklı dokulardaki anormal
artışı ve etkinliği farklı klinik tablolara yol açar. Sıklık konusunda net veriler olmamakla
beraber, bir çalışmada çocuk dermatoloji kliniklerine başvuran çocuklarda yaygınlığı
1/500 olarak bildirilmiştir. Çocukluk mastositozunun en yaygın tipi deri hastalığı
ile karakterize olan u¨rtikerya pigmentoza’dır. Sistemik mastositoz çocukluk döneminde
çok nadirdir. Deri mastositozunda çoğu zaman tanı klinik tecrübe ile konulur,
ancak hastalık pratik hayatta çoğu hekim tarafından bilinmediğinden ayırıcı
tanıda akla genellikle gelmemektedir ve bu da tanının çoğunlukla gecikmesine neden
olmaktadır. Bu derlemede çocukluk çağı mastositozunun tanı ve tedavisini gu¨ncel
literatür bilgileri eşliğinde sunulması amaçlanmıştır.


Anafilaksi, yaşamı tehdit eden ve ölümle sonuçlanabilen ani başlangıçlı sistemik
aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Anafilaksi sıklığı son yirmi yılda tüm dünya genelinde
önemli oranda artmıştır. Anafilaksi klinik bir tanı olmasına rağmen ortaya çıkan
hiçbir belirti ve bulgu anafilaksiye özgün değildir. Aynı zamanda akut dönemde tanıyı
doğrulayabilecek ve rutin pratikte kullanılabilecek altın standart bir laboratuvar
testte yoktur. Geliştirilmiş klinik tanı kriterleri tanısal sorunların çözümüne önemli
oranda katkıda bulunmuş olsa da halen klinik pratikte birçok olgunun tanısı atlanabilmektedir.
Anafilaksi tedavisi acil bir durumdur ve tek hayat kurtarıcı tedavi adrenalindir.
Anafilaksiye bağlı ölümler için bilinen en önemli neden adrenalinin uygulanmaması
ya da geç uygulanmasıdır. Bu nedenle anafilaksi tanı kriterlerini karşılayan
her hastada adrenalin vakit kaybedilmeden uygulanmalıdır. Antihistaminler
ve kortikosteroidler hiçbir zaman adrenalin yerine kullanılmamalıdır. Mutlaka her
hastanın bir izlem süresi olmalıdır. Taburcu edilmeden önce hasta ve/veya ebeveynlere
tetikleyicilerden kaçınma/korunma yöntemleri anlatılmalı, acil durum hazırlığı
tamamlanmalı ve uzun süreli izlem için allerji kliniklerine konsülte edilmelidir.


Astım, tekrarlayan öksürük, hışıltı, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi ataklarıyla
seyreden alt havayollarında çeşitli uyaranların etkisiyle gelişen havayolu inflamasyonuyla
ve hava akımı kısıtlanmasıyla karakterize çocukluk çağının en sık görülen kronik
rahatsızlığıdır. Alerjen duyarlılığı astım gelişiminde en önemli etkendir. Alerjenlerin
yanı sıra genetik ve süregelen epigenetik etki, solunum yolu enfeksiyonları, çevresel
hava kirliliği, sigara dumanı gibi faktörler astımın gelişimini ve seyrini etkilemekte,
atakları alevlendirmektedir. Çocukluk çağında astım tanısı, zorluklarıyla beraber, özellikle
iyi bir anamnez ve fizik muayeneyle, klinik takip, tedavi yanıtı ve tanısal testlerinin
değerlendirilmesiyle konulur. Astım fenotiplerinin tanımlanması, astımın takip ve
tedavi planlamalarının şekillendirilmesinde yol göstericidir. Semptomların kontrolü ve
kontrolün devamının sağlanması, atakların önüne geçilmesi, yaşam kalitesinin bozulmasının
engellenmesi çocukluk çağı astımında tedavinin ana hedefidir. Günümüzde tedavi
kılavuzlarında önerilen tedavi basamaklarına ek olarak hasta eğitimi, yazılı eylem
planlarının oluşturulması, değiştirilebilir risk faktörlerinin ve komorbiditelerin önüne geçilmesi,
fiziksel aktivite, kilo kısıtlanması ve ilaç kullanım tekniklerinin kontrol edilmesi
ayrıca önem taşımaktadır.


Astım, havayolu aşırı duyarlılığı ve kronik solunum yolu inflamasyonu ile karakterize
olan çocukluk çağının en sık kronik hastalıklarından biridir. Beş yaş ve altı çocuklarda
astım tanısı çoğunlukla semptomlar, astım için risk faktörlerinin varlığı ve, astım
tedavisine verilen yanıta dayanır. Astım tedavisinde amaç hastalığı kontrol altında tutmak,
yakınmaları ve kurtarıcı ilaç gereksinimini en aza indirmek, yaşam kalitesini artırmak,
solunum fonksiyonlarını normal düzeyde tutmaktır. Astım rehberlerine göre tanı
konulan tüm hastalarda koruyucu tedavide ilk önerilen düşük doz inhale kortikosteroid
(İKS) tedavisidir ve tedaviye mümkün olduğunca erken başlanması akciğer fonksiyonunda
daha belirgin iyileşme sağlamaktadır.


Ülkemizde rutin aşı programında olan KKK (kızamık-kızamıkçık-kabakulak) aşısının
yumurta alerjisi olan çocuklarda uygulanması, ailelerde ve sağlık personelinde,
olası meydana gelebilecek alerjik reaksiyonlar nedeniyle gereksiz kaygı oluşturmaktadır.
Bu hastalar KKK aşıları yapılması için alerji kliniklerine yönlendirilmektedirler.
Ayrıca daha önce uygulanan aşı sonrasında, alerjik reaksiyon gelişen hastalar
da tanısal testlerin (spesifik immünglobulin E (spIgE), deri prik ve intradermal
test) yapılması için yine alerji kliniklerine başvurmaktadırlar. Sağlık Bakanlığı 2008
‘Genişletilmiş Bağışıklama Programı Genelgesi’nde KKK aşısı için, jelatin ve neomisin
ile anafilaksi, yumurta ile anafilaksi veya anafilaktoid reaksiyon kesin kontrendikasyon
olarak bildirilmekte, ‘anafilaksi dışındaki yumurta alerjileri engel değildir’
ibaresi bulunmaktadır. Red Book (Kırmızı Kitap)’ta yumurta alerjisi olan hastalarda
(ciddi hipersensitivite öyküsü olsa bile) anafilaktik reaksiyon için riskin düşük
olduğu, oluşan reaksiyonların daha çok jelatin gibi aşı komponentlerine bağlı olduğu
bildirilmiştir. Fakat daha önce yapılan aşı sonrasında alerjik reaksiyon gelişen
hastaların bir alerjist tarafından sonraki doz uygulamaları için değerlendirilmesi gerektiği
belirtilmiştir.


Bir ilacın kullanımı sırasında oluşan reaksiyonlara istenmeyen ilaç reaksiyonları
(IIR) denir. Beyana dayalı ebeveyn çalışmalarında çocukların yaklaşık % 10’u en
aza bir ilaca karşı İİR’u gösterirler. IIR’nın yaklaşık % 85-90’lik kısmını ilaç kesildiğinde
geri dönüşümlü, doz bağımlı ve farmakolojik özellikleri ile bağlantılı Tip A
reaksiyonlar oluşturur. Tip A reaksiyonlar beklenen ve öngörülebilen reaksiyonlardır.
IIR’nın yaklaşık % 10-15’lik kısmını oluşturan Tip B reaksiyonlar ise ilaç aşırı
duyarlılık reaksiyonları olup öngörülemezler, daha az doz bağımlıdırlar ve beklenmedik
bulgular şeklinde ortaya çıkabilirler. IIR’u ile gelen bir hastada, tüm hastalıklarda
olduğu gibi iyi bir anamnez tanıda oldukça önemlidir. Öncelikle şüpheli ilaç
veya ilaçlar belirlenmeli sonrasında ortaya çıkan reaksiyonun sınıflaması yapılmalı
ve kesin teşhis için tanısal testlerden yararlanılmalıdır. Akut dönem tedavide şüpheli
ilaç tedaviden çıkarılmalı ve diğer destek tedavilerinden yararlanılarak mevcut akut
tablo yönetilmelidir. Bu hastalar için gelecekteki olası reaksiyonlar açısından uzun
dönem hasta yönetimi planı yapılması son derece önemlidir. Bu derlemede çocuklarda
ilaç alerjilerine pratik yaklaşımlar güncel rehber¬ler doğrultusunda değerlendirilecektir.


Lateks Hevea brasiliensis (Hev b) olarak adlandırılan kauçuk ağacından elde edilir.
Hem ucuz hem de esnek olması sağlıkla ilgili alanlarda ve gündelik hayatta yaygın
olarak kullanılmasını sağlamıştır. Doğal lateksin içerdiği proteinlerle ürtiker, anjiyoödem,
astım, anafilaksi ve kontak dermatit gibi reaksiyonlara yol açmasının yanında
bazı yiyeceklerle çapraz reaksiyona neden olması da konuya ilgiyi arttırmıştır.
Hatta lateks alerjisi sağlık çalışanlarında ayrı bir sorun olarak dikkat çekmeye başlamış
ve bir meslek hastalığı haline gelmiştir (1,2,3).


Periferik kan eozinofili nedenleri benign eozinofiliden hipereozinofilik sendrom
(HES) ve malignitelere kadar değişmektedir. Dikkatli bir öykü ve fizik muayene ile
birlikte yapılan klinik değerlendirme, altta yatan nedeni belirlemeye yardımcı olabilir.
HES bir dışlama tanısıdır. İlaç alerjisi ve paraziter hastalıklar hipereozinofilinin
bilinen sık nedenleri olmasına rağmen, alerjik hastalıklar ve çeşitli immün yetmezliklerde
de hipereozinofili görülebilmektedir. Tedavi altta yatan hastalığa göre
yapılmaktadır. Orta-ağır eozinofilisi olan hastalarda HES mutlaka düşünülmelidir çünkü
gecikmiş tanı ve tedavi organ hasarı ile sonuçlanabilir.


Kontak dermatit deriye temas eden maddeler nedeniyle gelişen bir inflamatuar
dermatozdur ve çeşitli formları bulunmaktadır. Günümüzde erken yaşlarda kulak delinmesi,
piercing, geçici ve kalıcı dövme yaptırma, kozmetik ürün kullanımı sonucu
çocukluk çağında sıklığı giderek artmakta olup, geç tanı alınması nedeni ile hastalar
uzun süre topikal steroid tedavisi almak zorunda kalmaktadırlar. Burada alerjik
ve irritan kontak dermatitten bahsedilerek bu konudaki farkındalığın artırılması
amaçlanmıştır.

Kitaplarımız

Diyet & Dermatolojik Hastalıklar

Selen Yayıncılık

80,00
İncele

Asid Peptik Hastalıklar

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Alerjik Hastalıklara Pratik Yaklaşım

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

30 SORUDA AŞI

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

Kalp Hastalıklarında Sizin Sorularınıza Cevaplar

Selen Yayıncılık

25,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.