Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Pediatri Dergisi Mart - Nisan 2014 TÜKENDİ

0,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : SSN: 1309-0453
Online ISSN : .................
Dil : Türkçe - İngilizce
Cilt : Cilt: 6 Sayı: 2
Yayın Periyodu :2 ayda 1 - Yılda 6 sayı
Yayın Türü :Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Özet
Astım çocuklarda sık rastlanan ve büyük ölçüde öksürük, hışıltı ve ekspiratuar solunum
güçlüğü atakları ile seyreden bir hastalıktır. Tanısı büyük oranda iyi bir anamnez
ve muayene ile konur. Tanı koyduracak semptomlar çocukluk çağlarında çok sık
görüldüğü için ayırıcı tanı önemlidir.
Summary
Asthma is a very common disease in children associated with wheezing, cough
and expiratory dispnoea. Its diagnosis is based chiefly on a physical examination
and history. In many other diseases, these symptomes are also frequent; because of
this, in diagnosing asthma we must exclude all conditions mimicking asthma.


Özet
Astım en sık görülen kronik enflamatuar akciğer hastalıktır. Kontrol altına alınamayan
astım artan morbidite, önemli mortalite ve yüksek tedavi masrafları ile ilişkilidir.
Tekrarlayan astım alevlenmeleri akciğer fonksiyonlarında düşmeye neden olurken
persistan astım ile de yakından ilişkilidir. Günümüzdeki tedaviler astımın immunopatolojik
seyrini değiştiremese de astım semptomlarının kontrol edilmesini sağlamaktadır.
İnhale kortikosteroidler astım tedavisinin temel taşıdır. Siklesonid ve hidrofloroalken
içeren inhalerler gibi yeni geliştirilen steroidler küçük havayollarında
daha etkili görünmekte ve daha az yan etki göstermektedirler. Bronkodilatörler astımlı
çocuklarda semptomların azaltılmasında etkilidir. Uzun etkili bronkodilatörlerin
güvenliliği inhale kortikosteroidler ile kombine edilseler dahi tartışmalıdır. Montelukast,
özellikle beş yaş altı çocuklarda ve egzersizle indüklenen astım gibi bazı
astım altgruplarında yararlı olabilir. Bu derleme, astım ağırlığının ve astım kontrol
seviyelerinin belirlenmesi ve astım basamak tedavisine standardize yaklaşım açısından
güncel bir değerlendirme amacı ile yazılmıştır.
Summary
Asthma is the most common chronic pulmonary inflammatory disease. Uncontrolled
asthma is linked with increasing morbidity, significant mortality and high treatment
costs. Recurrent asthma exacerbations cause a decline in lung function and
closely related with persistent asthma.Therapies are able to control asthma symptoms
although they can not modulate immunopathological course of asthma. Inhaled corticosteroids
represent the milestone of asthma treatment. Newly developed steroids
like ciclesonide and inhalers containing hydrofluoroalkane seems to be more effective
in small airways and have lower side effects. Bronchodilators are effective in
reducing symptoms in children with asthma. Safety of long acting bronchodilators
is matter of debate even though they are combined with inhaled corticosteroids. Montelukast
may be particularly beneficial for treatment of asthma in certain populations
such as children younger than 5 years old and exercise induced asthma. The current
review is written with the aim to provide an current overview of possible stan-
 
dardized approach to assess asthma severity, asthma control
levels and step-up therapy.


Özet
Tekrarlıyan hışıltı atakları okul öncesi çocuklarda sık karşılaşılan bir problemdir.bu
yaş grubu çocukların ortalama %40 ı yaşamlarının ilk bir yılında hışıltı atağı geçirirler
ve bunların %30 u 6 yaşta astım tanısı alır. Okul öncesi tekrarlıyan hışıltı atağı
geçiren çocukların ileri dönemde astım olma ve solunum fonksionlarında bozulma
riski yüksektir.Çocukluk çağında başlayıp erişkin yaşlara kadar devam eden astımın
başlangıcının infantil dönemde tekrarlıyan hışıltı ataklarından kaynaklandığı bilinmektedir.
Bu makalede hışıltılı çocuğun ayırıcı tanısı dolayısı ile tanısı tedavisi ve prognozu
incelenecektir.
Summary
Recurrent wheezing is a common problem in young children: approximately 40%
of children wheeze in their first year of life. However, only 30% of preschoolers with
recurrent wheezing still have asthma at the age of 6 years. Early childhood wheezing
increases the risk for asthma and lung function abnormalities in young adulthood.
Not only chronic childhood asthma continuing until adulthood but also asthma
beginning in early adulthood seems to have its origin in early childhood The aims
of the present article is to examine the differential diagnosis and also diagnosis, menagement
and prognosis of wheezy child.


Özet
Çocukluk çağının en sık kronik hastalığı olan astım, hava yolu obstrüksiyonu, bronş
aşırı cevaplılığı ve bronş mukozasında kronik inflamasyon ile karakterizedir. Astımlı
çocuğun yönetiminde mümkün olduğunca az ilaç uygulanarak astım kontrolünün
sağlanması amaçlanır. Bu amaca ulaşılabilmesi için sadece uygun tedavinin başlanması
ve ilaca uyum yeterli olmayıp, aynı zamanda hastalığın düzenli izlenmesi (monitorizasyonu)
da gereklidir. Bu yazıda astımlı çocuğun izlenmesi güncel rehberler
doğrultusunda değerlendirilecektir.
Summary
Asthma is the most frequent chronic disease of childhood characterized by variable
degrees airway obstruction, airway hyper-responsiveness and chronic airway
inflammation. The goal of childhood asthma management is to achieve and maintain
asthma control with the lowest possible amount of medication. Achieving this
goal not only requires the institution of proper medical treatment and providing adherence
to treatment, but also monitoring the disease status regularly. In this article,
monitoring asthma in children is reviewed according to the current guidelines


Özet
Alerjik rinit (AR) hapşırma, burun kaşınması, nezle ve burun tıkanması gibi belirtilerle
karakterizedir. Gözler, kulaklar, sinüsler ve boğaz da etkilenebilmektedir.
AR’nin tedavisi 3 ana kategoridir; alerjenden kaçınma, farmakolojik ve immunoterapidir.
İmmunoterapi seçilmiş hasta gruplarına saklanmalıdır. AR’den etkilenen çocukların
hem fiziksel hem mental olarak önemli problemlemlere neden olabilen çeşitli
komplikasyonları vardır. Allerjik rinit üzerine yazılan bu makale klinik gözlemlerimiz
ve literatürler temelinde yapılmıştır.
Summary
Allergic rhinitis (AR) is characterized by symptoms such as sneezing, nasal itching,
rhinorrhea, and congestion. The eyes, ears, sinuses, and throat can also be involved.
The treatment of AR involves 3 main categories; avoidance of the allergen,
pharmacological management, and immunotherapy. Immunotherapy is reserved for
a selected patients. There are numerous complications that can lead to significant problems
both physically and mentally in the child who suffers with AR. This review article
on AR is based on a review of our clinical experience and literatures.
Alerjenlere burun mukazasının spesifik alerjik reaksiyonu sonucu gelişen ve diğer
aile bireylerinde benzer bulguların olmaması şartıyla en az 3 hafta süren nezle,
burun tıkanması, peşpeşe hapşırma, göz, burun, kulak ve boğazın kaşınmasıyla karakterize
olan duruma alerjik rinit denir (1).


Özet
Anjioödem lokalize olarak derinin veya üst hava ve gastrointestinal yolun müköz
membranlarının geçici şişmesi (ödemi ) olarak tanımlanır. Ödem çukurlaşmaz,
eritematözdür veya renk değişikliği yoktur. Vücudun herhangi bir yerinde görülebilir
ancak daha çok derinin esnek olduğu bölgeleri tutar.
Önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Prevelansı 1/4000-1/50000 arasında
bildirilmiştir ve farklı tipleri mevcuttur. Anjioödem tanısının atlanması tedavinin gecikmesine
ve üst hava yolunda görülmesi durumunda da fetal sonuçlara yol açabilir.
Summary
Angioedema is characterized by lokalized swelling of subcutaneous tissues or mucosa
of the upper respiratory or gastrointestinal tract. The swelling is nonpitting, erythrmatous
or skin- colored, and shows a predilection for areas where the skin is lax rather
than taut. Acute angioedema can cause significant morbidity and mortality. Several
different subtypes of angioedema have been described, and their prevalences
range between 1:4000 and 1:50000. Misdiagnosis of angioedema may lead to inappropriate
management, and delayed diagnosis and treatment can be fatal in patients
with swelling of the upper respiratory tract.


Özet
Allerjen immünoterapi, allerjik etyolojiye dayalı hastalıkların tedavi yöntemlerinden
biridir. Allerjen immünoterapide allerjik yakınmaları olan olgulara klinik bulguların
kontrol altına alınması amacıyla, duyarlı olduğu alerjenin belirli aralıklarla
ve giderek artan dozlarda verilmesiyle bu alerjene karşı tolerans gelişmesi amaçlanır.
Allerjen immünoterapi allerjik hastalıkların doğal seyrini değiştirmede etkili olabilen
bir tedavi şeklidir. Alerjik hastalıkların tedavisinde en önemli yaklaşım, alerjenden
korunma ve birlikte kullanılacak olan ilaç tedavisidir. Çalışmalarda allerjen
immünoterapi ile astım bulgularında anlamlı iyileşme sağlandığı, hastalarda ilaç kullanım
gereğinin azaldığı, ayrıca allerjenlerle ve nonspesifik uyarılarla ortaya çıkan
bronş duyarlılığının azaldığı ortaya konmuştur. Allerjen immünoterapi astım ve allerjik
rinitte etkili bir tedavi yöntemidir.
Summary
Allergen immunotherapy is one of the methods in the treatment of allergic diseases.
It is aimed in the allergen immunotherapy that tolerance is achieved by giving
allergen extracts they are sensitized to the patients with allergic complaintsin gradually
increased doses in certain times intervals to abolish their clinical symptoms.
Allergen immunotherapy can be an effective mode of treatment in changing the natural
history of diseases with allergic etiology. The basic approach in the treatment
of allergic diseases is to avoid allergens and medications simultaneously. It has been
proven in a number of studies that significant improvements were achieved in asthma
symptoms scores, the need to use medications was decreased and bronchial hyperreactivity
provoked by allergens or nonspecific stimulants was reduced with allergen
immunotherapy. Allergen immunotherapy is effective treatment for both allergic
rhinitis and allergic asthma.


 
Özet
Ürtiker dermisin üst tabakalarını tutan deriden kabarık, çeşitli şekil ve büyüklükte
olabilen, sınırları belirgin, basmakla solan, ertemli, kaşıntılı ödematöz lezyonlardır.
Lezyonların 1-24 saat içinde herhangi bir iz bırakmadan düzelmesi önemli bir
ayırıcı özelliğidir. Ürtiker lezyonları vücudun her yerinde görülebilir. Ürtiker çok
yaygın bir hastalık olup, toplumun %15-%25’i yaşamları süresince en az 1 kez ürtiker
ve/veya anjiyoödem atağı geçirmektedir. Bu olguların %50’sinde ürtiker ile anjiyoödem
birlikteliği, %40’ında sadece ürtiker,%10’unda ise sadece anjiyoödem bulunmaktadır.
Ürtiker, dermal mast hücrelerinin aktive edilmeleri sonucu gelişen vasküler
bir yanıt olup bu hücrelerden salınan başta histamin olmak üzere, çeşitli medyatörlerin
etkisiyle oluşmaktadır. Ürtiker, birbirinden oldukça farklı klinik özellikler
gösterebilen alt grupların bulunduğu heterojen bir hastalıktır. 2006 yılından itibaren
Avrupa Allerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi (EAACI) klinik sınıflandırmanın
kullanımı önerilmektedir. Günümüzdeki rehberlerde önerilen ürtiker tedavi
algoritması esas olarak iki başlık altında toplanmaktadır. Bunlardan ilki altta yatan
sebeplerin ve tetikleyici faktörlerin belirlenmesi ve eliminasyonudur. İkincisi ise semptomatik
tedavidir. Bu tedavi yaklaşımlarıyla tüm hastaların semptomsuz kalmasını
sağlamak esas amaçtır.
Summary
Urticaria holding the upper dermis raised, in various shapes and sizes, which can
be demarcated, but fading bass, erteml, itchy edematous lesions. Lesions in 1-24 hours
without leaving any trace of improvement is an important distinguishing feature.
Urticaria lesions are seen anywhere in the body. Urticaria is a very common disease,
15%- 25% of the population of at least one time during the life of urticaria
and / or angioedema attacks is experiencing. In 50% of these cases the association
with urticaria, angioedema, urticaria in 40%, and 10% are only angioedema. Urticaria
of dermal mast cells activation is caused by a vascular response, notably histamine
release from these cells, is composed by the action of various mediators. Urticaria,
clinical features quite different sub-groups which can demonstrate a hetero-
geneous diseases . From 2006 European Academy of Allergology
and Clinical Immunology (EAACI) is recommended
for use in clinical classification. Urticaria treatment
algorithm proposed in the current directory headings
are mainly two. The first of these underlying causes and
the identification and elimination of trigger factors is. The
second is symptomatic treatment. Treatment of all patients
with this symptom is the main purpose to keep.


Doç. Dr. Emin ÖZKAYA

Özet

Çok yaygın kullanılmalarına rağmen, gıda katkı maddelerine karşı gerçek alerjik

reaksiyon sıklığı, genel toplumda nadir olmasına karşın atopik yapıya sahip bireylerde

yu¨ksek oranda goÅNru¨lebilir.Şu¨pheli gizli gıda katkı maddesine karşı, olası alerjik

reaksiyonlar tartışmalı olmakla birlikte yol açtığı klinik tablolar açısından

önemlidir. Bu klinik tablolar , u¨rtiker, anjio-ödem, astım, mide-barsak sorunları ve

anafilaksi şeklinde olabilir. Bu tablolara yol açan en sık gıda katkı maddeleri tartrazin,

monosodyum glutamat ve su¨lfitli bileşiklerdir.Tanıda en yol gösterici metod, dikkatli

bir sorgulamadır.Alerjik deri testleri gu¨venilir tanı aracı değildir.Şu¨pheli gıdanın

diyetten çıkarılması ve tekrar alımıyla klinik bulguların ortaya çıkması en iyi tanı

metodudur. Olası gıda katkı maddesine karşı alerji doğrulandığında en iyi tedavi metodu

ise, adı geçen gıda katkı maddesinin diyetten olabildiğince çıkarılmasıdır.

Summary

Despite the common use of food additives, their adverse reactions seem to be very

rare in the general population but higher in atopic individuals. Presumed allergic reactions

to hidden food additives are both controversial an important. Clinicalmanifestation

include asthma, urticaria, angioedema, gastrointestinal complaints and anaphylactic-

anaphylactioid events. Most adverse reactions are caused by just a few additives,

such as tartrazine, sulfites and monosodium glutamate. Apart from a careful

history taking, allergy skin testing or invitro testing rarely useful. Trials of elimination

and reinduction may be more helpful for diagnosis. Once the offending

additive(s) is confirmed, treatment is avoidance.


Doç. Dr. Zeynep TAMAY

Özet

Atopik dermatit (AD) çocukluk çağında derinin en sık goÅNru¨len kronik inflamatuar

hastalığıdır. Gelişmiş u¨lkelerde prevelansı çocuklarda %10-20’dir. Genetik, immunolojik,

metabolik, infeksiyöz, nöroendokrinolojik ve çevresel faktörler gibi bileşenleri

olan, multifaktöriyel kompleks bir hastalıktır. Temel tedavi cildin nemlendirilmesi,

alerjenlerden ve irritanlardan kaçınmadır. Ataklar sırasında topikalglukokortikosteroidler

ve topikalkalsinörin inhibitörleri kullanılır.

Atopik dermatit (AD) çocukluk çağında derinin en sık goÅNru¨len kronik inflamatuar

hastalığıdır. Gelişmiş u¨lkelerde prevelansı çocuklarda %10-20 erişkinlerde %1-

3 arasında değişmektedir. Diğer alerjik hastalıklar gibi atopik dermatitin de du¨nyada

goÅNru¨lme sıklığı giderek artış göstermektedir.

Summary

Atopic dermatitis is the most chronic inflammatory skin disorder of childhood affecting

up to 20% of children in developed countries. It’s a complex, multifactorial

disease with genetic, immune, metabolic, infectious, neuroendocrine and environmental

components. Basic therapy is topical skin hydrating and avoidance of irritants

and allergens. Anti-inflammatory treatment based on topical glucocorticosteroids

and topical calcineurin inhibitors is used for exacerbations.


Uzm. Dr. Tuğba TUNCEL, Prof. Dr. Nevin UZUNER

Özet

Anafilaksi, ciddi, hayatı tehdit eden, yaygın veya sistemik aşırı duyarlılık reaksiyonudur.

Hayat boyu prevalansı %0,05-2 olarak tahmin edilmekte ve goÅNru¨lme sıklığı

giderek artmaktadır. Mast hu¨crelerinin degranu¨le olması nedeniyle ortaya çıkan

bu reaksiyonun çocuklarda en sık nedeni gıdalardır. Bilinen veya olası bir allerjene

maruziyetten sonra, dakikalar veya saatler içinde. deri ve mu¨koz membranlar, solunum

sistemi, gastrointestinal sistem, kardiyovasku¨ler sistem ve santral sinir sisteminden

en az ikisinde karakteristik semptom ve bulguların ortaya çıkması ile tanı klinik

olarak konulmaktadır.

Anafilaksi şu¨phesinde, değerlendirme hızla yapılmalı ve tanı konulur konulmaz

tedavi başlanmalıdır. Adrenalin anafilaksi tedavisinde temel ilaçtır. İntramuskuler olarak

0,01mg/kg dozda uygulanmalıdır. Adrenalinin uygulanmasında gecikme mortalite

ile ilişkilidir. Hastaya adrenalin uygulanmasının hemen ardından intravenöz sıvı

ve O2 inhalasyonu başlanmalıdır. Kortikosteroidler ve antihistaminiklerin anafilaksi

tedavisinde yeri sınırlıdır ve ilk basamak tedaviler içinde yer almamaktadırlar.

Anafilaksinin du¨zelmesinden sonra hasta, anafilaksinin tetikleyicisinin doğrulanması

amacıyla tetkik edilmeli, saptanan tetikleyiciden uzak durularak anafilaksi tekrarı

engellenmelidir. Anafilaksi geçiren veya anafilaksi açısından yu¨ksek risk taşıyan

hastalara, acil durumda kullanmak u¨zere adrenalin otoenjektoÅNru¨ reçetelenmeli

ve gerektiğinde uygulanması sağlanmalıdır.

Summary

Anaphylaxis is a severe, life-threatening, generalized or systemic hypersensitivity

reaction. The lifetime prevalence is estimated to be 0.05 to 2%, and it’s incidence

is increasing. Foods are the most common causes of anaphylaxis in children that

is occurs by the degranulation of mast cells. Anaphylaxis can be diagnosed with the

appearance of characteristic signs and symptoms in two or more body systems involving

skin and mucous membranes, respiratory and gastrointestinal tract, cardiovascular

and central nervous systems in minutes or hours after exposure to a known

or potential allergen.If anaphylaxis is suspected, evaluation must be done

quickly and if the diagnosis of anaphylaxis confirmed, the

treatment should be initiated immediately. Adrenaline is

an essential drug for treatment of anaphylaxis. Adrenaline

should be injected by the intramuscular route in a dose

of 0.01 mg/kg. A delay in the administration of adrenaline

is associated with higher mortality. Intravenous fluids

and O2 inhalation should be initiated after adrenaline

injection. Corticosteroids and antihistamines have limited

effects in the treatment of anaphylaxis and are not

considered as a first-line treatment.

After recovery from anaphylaxis, the patients should

be investigated to confirm their specific anaphylaxis triggers

and recurrence of anaphylaxis should be prevented

by avoiding the identified triggers. Patients who have high

risk or history of anaphylaxis, self-injectable epinephrine

is prescribed for emergency and should be administrated

if necessary.


Prof. Dr. Figen GÜLEN

Özet

İstenmeyen ilaç reaksiyonları oldukça sık goÅNru¨ldu¨ğu¨ halde, sadece %15 kadarı immu¨nolojik

mekanizmalarla oluşur. IgE veya T hu¨cre aracılıklı hipersensitivite reaksiyonları

ile oluşan reaksiyonlar, ilaç alerjisi olarak tanımlamaktadır. Daha az goÅNru¨lmelerine

karşın, reaksiyon şiddetlerinin fazla olabilmesi ve hatta oÅNlu¨mle sonuçlanabilmesi

nedeni ile oldukça önemlidirler. Kliniği hafif bir u¨rtikerden anafilaksiye kadar

geniş bir aralıkta goÅNru¨lerek, diğer bu¨tu¨n alerjik hastalıkların bulgularını gösterebilir.

Kullanılan ilaç ve kişi ile ilgili faktörler, alerjik reaksiyon olasılığını etkileyebilir.

İlaçların tu¨mu¨ alerjik reaksiyona neden olabilirse de, en sık antibiyotiklere

karşı gelişmektedir. Çocuklarda alerjik reaksiyonlar, daha az goÅNru¨lmektedir. İlaç alerjilerinde

en sık klinik belirti, deri bulgularıdır. İlaç alerjilerinin tanısı klinik oÅNyku¨, deri

testleri ve onaylanmış birkaç in vitro teste dayanır. Ancak laboratuvar testlerinin ilaç

alerjisi yönetimindeki rolu¨ çok sınırlıdır. İlaç alerjilerinde tedavi prensipleri, şu¨phelenilen

ilacın hızlı bir şekilde kesilmesi, semptomatik tedavi uygulanması ve çapraz

reaksiyon olabilecek ilaçlardan sakınılmasıdır.

Sumary

Adverse drug reactions are common, but only 15% are immunologically mediated.

IgE or T-cell mediated hypersensitivity reactions caused by drugs are defined as drug

allergy. Even though they are less common than non-allergic drug reactions, it would

be severe and can even lead to death. In clinical practice, a wide range of symptoms

from mild urticaria to anaphylaxis can be seen so that it can mimic the symptoms of

all allergic disease. Drug and personal related factors may affect the likelihood of allergic

reactions. Although all of the drugs may cause allergic reactions, most often it

develops against antibiotics. Allergic reactions is much less common in children. The

most common clinical signs of drug allergies are skin findings. The diagnosis of drug

allergies relies on clinical histories, skin tests and a very few validated in-vitro tests.

But, laboratory testing has a very limited role in the management of drug allergy. Principles

of the treatment of drug allergy include immediately stopping of suspected drug,

symptomatic treatment and avoidance of drugs that may be cross-reactive.


Uzm. Dr. Fatih DİLEK

Özet

Hymenopteracinsi böceklerinısırığına bağlı reaksiyonlaryaygındır. Çoğu kendinisınırlayan

reaksiyonlar olsa dabazıları sistemikalerjik reaksiyonlaraveyaanafilaksiye

neden olabilir. Bu reaksiyonların hızla tanısı ve tedavisiönemlidir. Gelecektekireaksiyonriski

konusunda hastanın eğitimi , epinefrin oto-enjektoÅNru¨nu¨n reçete edilmesi

hayat kurtarıcı olabilir. Hastaların, venomimmu¨noterapisi gereksinimi açısından

bu konuda deneyimli bir alerji uzmanına yönlendirilmesi gelecekteki anafilaksi

ataklarını engelleyebilir. Bumakalenin amacıvenom alerjisine kısa bir genel bakış

yapmak, tanı ve immu¨noterapi konusundaki son gelişmeleri okuyucuya sunmaktır.

Summary

Reactions to Hymenoptera insectstings are common. While most are self-limited,

some induce systemic allergic reactions or anaphylaxis. Prompt recognition and treatment

of these reactions are important. Patient education about the risk of future sting

reactions, appropriate prescription of self-injectable epinephrine may be life-saving.

Referral of patients who have experienced venom allergy for possible venom immunotherapy

can prevent future severe episodes of anaphylaxis. The purpose of this article

is toprovide a brief overview of venom allergy, concisely update reader on progress

of venom allergy diagnosis, and advancements of venom immunotherapy.

Kitaplarımız

30 Soruda Demir Çinko Birlikteliği

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

ÇOCUKLARDA ENFEKSİYON HASTALIKLARI

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

HİPERTANSİYON TANI VE TEDAVİSİ

Selen Yayıncılık

80,00
İncele

Kalp Hastalıklarında Sizin Sorularınıza Cevaplar

Selen Yayıncılık

25,00
İncele

Karotis Arter Darlıkları: Cerrahi Tedavi

Selen Yayıncılık

100,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.