Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

Asid Peptik Hastalıklar

Selen Yayıncılık

50,00

30 Soruda Demir Çinko Birlikteliği

Selen Yayıncılık

60,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Pediatri Dergisi Eylül - Ekim 2017

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0453
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 9 Sayı 5
Yayın Periyodu :2 ayda 1 - Yılda 6 sayı
Yayın Türü :Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Öz

Grip, influenza virusuna bağlı bir solunum yolu enfeksiyonudur. Hafif bir u¨st solunum yolu enfeksiyonundan, ölu¨me neden olan ağır bir alt solunum yolu enfeksiyonuna kadar değişen klinik gösterir. Grip, tipik olarak ani başlayan ateş, titreme, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı ve öksu¨ru¨k ile karakterize solunum yolu enfeksiyonudur. İnfluenza virusları, Orthomyxoviridae ailesi içerisinde yer alan influenza A, influenza B ve influenza C ve son yıllarda tanımlanan influenza D’dir. İnsanlarda en sık hastalık yapan tipler influenza A ve B’dir. İnfluenza pandemiler ile seyredebilir. En son influenza pandemisi 2009 yılında H1N1 ile göru¨lmu¨ştu¨r. İnfluenza enfeksiyonu, kişiden kişiye primer olarak öksu¨ru¨k veya hapşırma ile solunum yolu damlacıkları yoluyla bulaşır. İnfluenza tedavisi; destek tedavisi ve antiviral tedaviden oluşmaktadır. Komplike ve ağır hastalık varlığında, yu¨ksek risk grubu hastalarda, hastanede yatan hastalarda erken (özellikle ilk 48 saat içinde) antiviral tedavi başlanması prognozda çok önemlidir. Esas korunma yolu aşılanmadır. Yaşı 6 aydan bu¨yu¨k tu¨m yaş gruplarına yıllık influenza aşısı önerilmektedir.


Öz

Çocukluk çağı enfeksiyonlarının en sık nedenlerinden biri idrar yolu enfeksiyonudur (İYE). Kalıcı böbrek hasarı hastaların %15’inde göru¨lu¨r ve hipertansiyon, proteinu¨ri veya kronik böbrek hastalığı uzun dönem sekelleridir. Escherichia coli İYE’nin en önemli bakteriyel sebebi olup, enfeksiyonların %70-80’inden sorumludur. İYE gelişiminde ve hastalığın şiddetinde bakteriyel virulans faktörleri, konağın bağışıklık sistemi, u¨riner obstru¨ksiyon varlığı, mesane ve barsak disfonksiyonları, vezikou¨retral reflu¨ ve mesane kateterizasyonları etkilidir. İdrar yolu enfeksiyonunda tanı, hastanın fizik muayene bulguları, tam idrar tahlili ve idrar ku¨ltu¨ru¨ ile konur. Renal hasarı önlemede erken ve etkili antibiyotik başlanması önemlidir. Antibiyotik seçimini, hasta yaşı, altta yatan medikal ve u¨rolojik problemler ve o bölgedeki antibiyotik direnci etkiler. İdrar yolu enfeksiyonu geçiren çocukta incelemenin amacı varsa obstru¨ksiyonu, reflu¨yu¨ ve hasarı ortaya koymaktır. Üst ve alt u¨riner sistemdeki anomalileri göstermede ultrasonografi, renal parankim hasarını saptamada renal sintigrafi, vezikou¨reteral reflu¨nu¨n ortaya konmasında voiding sistou¨reterografi kullanılır. İleri inceleme gerektiren çocukların izleminde pediatrist, pediatrik nefrolog ve u¨rolog iş birliği önemlidir.


Öz

Soğuk algınlığı; u¨st solunum yollarının akut, kendini sınırlayan enfeksiyonlarından biridir. İnsanlarda en sık göru¨len enfeksiyondur. Sık göru¨len semptomlar; burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırık, boğaz ağrısı, öksu¨ru¨k, baş ağrısı ve kırgınlıktır, ateşsiz olabilir ya da hafif ateş ile seyredebilir. Birçok viru¨se bağlı olabilmekle beraber %50’sinde etken rinoviru¨stu¨r. Bulaş esas olarak insandan insana olmakla beraber kontamine sekresyonların el ya da solunum yolu ile yayılımı ile de olabilir. Yılın her döneminde olabilmektedir fakat en sık sonbahar ve ilkbaharda göru¨lu¨r. Kuluçka su¨resi 1-3 gu¨ndu¨r, 7 gu¨ne kadar uzayabilir. Tedavide esas olan destek tedavisidir.


Öz

Gu¨nu¨mu¨zde önemli bir sağlık sorunu haline gelen besin alerjisi ile ilişkili gastrointestinal sistem hastalıkların sıklığı her geçen gu¨n artış göstermektedir. Genellikle erken çocukluk döneminde sık göru¨lmelerine karşın tu¨m yaş gruplarında ortaya çıkabilirler. Besin alerjisi ile ilişkili gastrointestinal hastalıklar ağızdan anu¨se kadar her yerde semptom ve bulgulara neden olabilirken, bunların hiçbirisi kendileri için spesifik değildir. Bu hastalıkların ortak noktası immu¨n sistemin özgu¨n bir besin proteinine cevap vermesi sonucunda GİS’de patolojik inflamatuvar değişikliklerin oluşmasıdır. Klinik bazılarında iyi seyirli olabilirken, bazıların da hayat boyu devam edebilir ve hayatı tehdit edebilecek önemli komplikasyonlar gelişebilir. Altta yatan immu¨n mekanizmaya göre klinik ile ilişki besin(ler)in tespitinde deri prick testi, spesifik IgE ölçu¨mu¨ ve/veya yama (patch) testi yardımcı olur. Şu¨phelenilen hastalığa ve klinik özelliklere göre tanısal değerlendirme için endoskopik inceleme ve histopatolojik değerlendirme gerekebilir. Diyet eliminasyonu bu hastalıkların tedavisinin esasını oluşturur. Bu tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda anti-inflamatuvar tedavilerin kullanılması gerekebilir. Diyet eliminasyonu hastalarda beslenme yetersizliklerine yol açabilir. Özellikle çoklu besin eliminasyonu yapılan her hastanın kalori, protein, mineral ve vitamin ihtiyacını karşılayacak şekilde beslenme içeriğinin du¨zenlenmesi gereklidir. Bu hastalıkların yönetiminde çocuk alerji, gastroenteroloji ve beslenme uzmanlarının mu¨ltidisipliner yaklaşımları oldukça önemlidir.


Öz

Demir eksikliği (DE)/demir eksikliği anemisi (DEA), du¨nyadaki en yaygın hematolojik bozukluktur. Bebeklik ve çocukluk çağında DE kalıcı bilişsel bozukluğa yol açabilir. Bu nedenle, tu¨m hastalıklarda olduğu gibi, DE’nde de “hastalığın önlenmesi” en iyi tedavi seçeneğidir. Bu önlemler, u¨lkemizdeki gibi demir desteği programları yanı sıra beslenmenin du¨zenlenmesi, ergen ve doğurganlık çağındaki kadınlarda demir eksikliğinin önlenmesi, toplumda obezite, helikobakter enfeksiyonu ve paraziter hastalıkların azaltılması, doğumda kordun geç klemplenmesi gibi uygulamaları da içermelidir. Oral demir desteğinin sadece yaşamın ilk yılındaki çocuklara değil, tu¨m risk gruplarına verilmesi uygun olacaktır.


Öz

Ju¨venil Dermatomiyozit (JDM), spesifik deri lezyonları olan inflamatuvar bir miyopatidir. Erişkindeki göru¨lme sıklığı 10/10,000,000 iken, çocuklardaki göru¨lme sıklığı ise 3.2/10,000,000’dur. Etiyolojisi tam olarak bilinmemekle birlikte çoğu kez doku uyumluluk antijenleri, çevresel faktörler (virus, ilaç, vb.) ve otoimmu¨nite sorumlu tutulmaktadır. Erişkinlerde ortalama tanı konulma yaşı 40 yaş iken, çocuklarda sıklıkla 5–14 yaşları arasında başlamaktadır. Çocuklarda klinik başlangıçlar çoğunlukla sinsidir ve çoğu kez proksimal kasların tutulumlarıyla başlamaktadır. JDM’in tanı konulmasında en yardımcı özelliği tipik tutulumlarla giden cilt bulgularıdır. Bu vaka, sık göru¨lmeyen ju¨venil dermatomiyozitin iki yaşında başlamasının oldukça nadir olması, özellikle cilt lezyonları ile birlikte gelen pediatrik hastaların da tu¨m sistemik muayenesinin özellikle de kas sistem muayenesinin detaylı yapılarak hastalığın atlanmayıp erken tanısının konulabilmesi için literatu¨r eşliğinde gözden geçirilmesi ve hatırlatılması amacıyla sunulmuştur.

Kitaplarımız

TUS VE YDUS İÇİN YENİDOĞAN SORU BANKASI

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

Asid Peptik Hastalıklar

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

30 SORUDA ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ Besin Alerjisi Nedir Ne Değildir?

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

ÇOCUKLARDA ENFEKSİYON HASTALIKLARI

Selen Yayıncılık

250,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.