Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

Pediatri Uzmanı Nasıl Olurum

Selen Yayıncılık

120,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Bilimleri Dergisi Nisan 2019

25.00 TL - 25,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 300,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 2147-494x
Online ISSN :
Dil : Türkçe - İngilizce
Cilt : 7
Yayın Periyodu :1 Ayda 1 - Yılda 12 sayı
Yayın Türü :Yerel-Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2013 / Kargo karşı ödemelidir.

Öz

Bugün ülkemizde ve tüm dünya’ da salgın hastalık tanımıyla ele alınan, heterojen bir hastalık olan diyabetin en bilinen ve en sık görülen formu tip 2 diyabettir (1). Uluslararası Diyabet Vakfı (IDF) verilerine göre; 2017 yılında tüm dünya’ da 425 milyon diyabetli birey bulunurken 2045 yılında bu sayının 629 milyon kişiye ulaşacağı öngörülmektedir (2). Etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olduğu düşünülen tip 2 diyabetin tedavisinin birinci basamağında sağlıklı beslenme ve/veya yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi ve egzersiz önerilerinin devamlılığı ön plana çıkmaktadır. Tip 2 diyabetli bireylerin beslenme ilkelerine ilişkin pek çok dernek ve otorite tarafından kabul görmüş bazı standartlar bulunmakta fakat fazla kilolu diyabetik bireylerin diyetlerindeki besin örüntüsü ya da oranları konusu hala tartışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı obez diyabetik bireylerin diyetlerindeki makro besin ögelerden olan protein ve yağ oranlarının güncel çalışmalar ışığında sağlığa olan etkilerini derlemektir.


Öz

Diyabetik ayak, diyabet komplikasyonları içinde en ciddi sorun yaratanlardan bir tanesidir. Diyabetik nöropati ve iskemi zemininde gelişebilen bu süreç yeni tedavi yöntemlerine karşın halen tüm diyabet hastalarının %10 yakın bir kısmını riske atmaktadır. Bu süreçte hastaların eğitimi ile diyabetik ayak oluşumunu önlemek en önemli yaklaşımdır.


Öz

Bariyatrik ve metabolik cerrahiler, ağır obezitede, mantıklı bir kilo yönetimi programının parçası olarak, ömür boyu süren bir yaşam tarzı desteği ve medikal monitorizasyon ile etkili kilo kaybı tedavileri olabilirler. Bariyatrik cerrahi VKİ 35 kg/m2 ve tip 2 diyabetli, özellikle diyabet ilişkili komorbiditeleri olan ve yaşam tarzı değişikliği ve farmakolojik tedavi ile kontrolü güç olan hastalarda uygulanabilir. Bariyatrik cerrahinin mortalite, erken ve geç komplikasyon riskleri bulunmasına rağmen, direkt cerrahiye bağlı morbidite ve mortalite ciddi şekilde düşmüştür. Ancak uygun hasta, doğru cerrah ve doğru merkez ile uygun teknik seçimi çok önemlidir. Rutin tedavi kılavuzlarında yeralması içinise; uzun vadedeki sonuçların görülmesi, endikasyonların kesinleştirilmesi ve cerrahinin diyabet tedavisindeki yerinin medikal tedaviler kadar netleştirilmesine, dolayısıyla zamana ihtiyaçvardır.


Öz

Diyabetik nefropati gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde olduğu gibi ülkemizde de böbrek yetmezliğinin en önemli nedenidir. Klasik tedavi yaklaşımı sıkı glisemik kontrol sağlanması ve  özellikle renin anjiotensin sistemini bloke eden ilaçlar ile iyi kan basıncı regülasyonunun sağlanması şeklinde özetlenebilir. Ancak bu tedaviler optimize edilse bile bazı hastalarda diyabetik nefropatinin ilerlemesi engellenememektedir. Son yıllarda d-yabetik nefropatinin  patogenezinde yeni mekanizmaların ortaya konulması, yeni tedavi yaklaşımlarının da geliştirilmesini sağlamıştır. Bu makalede güncel tedavi yaklaşılmalı gözden geçirilmiştir. 


Öz

Tip 2 diabetes mellitus özellikle insülin direnci ile karakterize kronik bir hastalıktır. Tip 2 diyabetin prevalansındaki artış ve bundan dolayı oryata çıkan yüksek maliyet birlikte akut ya da kronik dönemde oluşturduğu komplikasyonları nedeniyle iyi tedavi edilmelidir. Tedavide amaç glisemik kontrolün sağlanması ve  komplikasyonların önlenmesidir. Bu makalede tip 2 diyabetin tedavisinde oral antidiyabetik ajanların yeri ve tedavi ilkeleri ilgili yaklaşımlar güncel bilgiler ışığında özetlenecektir.


ÖzGestasyonel diyabet (GD) ilk kez gebelikte saptanan glukoz tolerans bozukluğudur. Türk toplumunda -riski olsun olmasın- tüm gebelerde 24-28. haftalarda GD araştırması yapılmalıdır. Tarama için 50 gram glukoz ile OGTT yapılmalıdır. 1.saat plazma glukozu (PG) 180 üzeriyse ilave tanı testine gerek yoktur. GDM tanısı konulmuştur ve tedaviye başlanmalıdır. Tarama testinde 50 g glukoz içirildikten sonra 1.st PG 140-180 mg/dl bulunan kadınlara GD yönünden kesin tanı konulmak üzere 100 g glukozlu 3 saatlik OGTT yapılmalıdır.  100 g glukozlu 3 saatlik OGTT’de 4 kesim noktasından 2’sinin aşılması GDM tanısı koydurur. Alternatif olarak TEMD özellikle GD kuşkusu yüksek kadınlarda  veya hekim tercihi ile ön tarama testi olmaksızın doğrudan 75 gr glukoz ile OGTT yapılabileceğini önermektedir. Diyet ve egzersize rağmen kan şekerleri yüksek seyredan hastaya medikal tedavi başlanmalı. Medikal tedavide insülin tercih edilmelidir.


ÖzKarbonhidrat sayımı, diyabet tedavisinde tercih edilebilecek pek çok öğün planlama yönteminden biridir. Hedef; diyabetli bireylerde kan glukozunu primer etkileyen besin öğesi olan karbonhidratın miktarının hesaplanması, buna uygun insülin dozunun belirlenmesi ve bunun bireyin fiziksel aktivite programı ile uyumlu olmasıdır. Optimal insülin dozunu belirlemek için karbonhidrat miktarına odaklanırken,  karbonhidratın ve bolusun türünü, öğünün protein-yağ içeriğini de göz ardı etmemek gerekir. Tüm bu faktörlerin kan glukozu ile ilişkisini değerlendirecek daha pek çok çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.  


Özİnsülin tedavisinin etkinliği sadece kullanılan ilaçtan değil kalemler, enjektörler ve iğne uçları gibi uygulama araçlarından da etkilenmektedir. Doğru dozun doğru teknikle uygulanması gereklidir. Konvansiyonel insülin enjektörlerinden kalemlere geçilmesi ile birlikte tedavi başarısı artmışsa da son yıllarda iğne uçlarının da tedavi etkinliğini değiştirebildiği bildirilmektedir. İğne uçlarının kalınlığı, uzunluğu, iç çapının genişliği ve kullanılan teknoloji doğru dozun enjeksiyonunu etkilemektedir. İğne uçlarının uzunlukları ve iç çapı enjeksiyon etkinliğini değiştirebilmektedir. İğne uçları uzunluklarının karşılaştırıldığı çalışmalarda çelişkili sonuçlar vardır. Bazı çalışmalarda uzunluk anlamlı fark yaratmışken bazılarında ise değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Yine çalışmalarda farklı iç çapa sahip iğne uçlarının hasta konforu ve tercihi üzerinde önemli olduğu, çok ince duvarlı iğne uçlarının subkutan dokuya ideal insülini enjekte ettiği, ağrı ve acının daha az olduğu belirtilmiştir. Çocuk ve adolesanlar bazı yönlerden insülin iğne kullanımı açısından farklılık göstermektedir. Çocuklarda insülin iğneleri ile yapılan çalışmalarda kısa insülin iğnelerinin yeterli enjeksiyon derinliğine ulaşmayı sağladığını göstermektedir. Bunun yanında geniş iç çapa sahip iğnelerinde enjeksiyonun daha hızlı ol-masını sağladığı da gösterilmiştir.


Öz

Obezite ve tip 2 diyabet (T2DM) du¨nya çapında tepkilere neden sağlık etkileri ve ekonomik maliyeti ile halk sağlığı sorunudur. Diyabet prevalansı artışı obezite ile paralel artmaktadır. Artmış beden kütle indeksi (BKİ) ve bel çevresi (BÇ) ile tip 2 diyabet arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Obezitenin artması Tip2 2DM gelişme riskini artırır. Prenatal, erken çocukluk ve ergenlik dönemleri obezite gelişiminde kritik olduğuna dair kanıtlar vardır (1).

Kitaplarımız

ÇOCUK ENFEKSİYONLARINA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

ÇOCUKLARDA ENFEKSİYON HASTALIKLARI

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

Çocukluk Çağında Meningokok Hastalıkları

Selen Yayıncılık

100,00
İncele

Pratik Neonatoloji

Tıbbi Yayınlar Merkezi

162,00
İncele

Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler

Selen Yayıncılık

60,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.