Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Bilimleri Dergisi Mart 2019

25.00 TL - 25,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 300,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 2147-494x
Online ISSN :
Dil : Türkçe - İngilizce
Cilt : 7
Yayın Periyodu :1 Ayda 1 - Yılda 12 sayı
Yayın Türü :Yerel-Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2013 / Kargo karşı ödemelidir.

Öz

Giriş:Psoriazis etiyolojisi tam olarak bilinmeyen, inflamasyon ve hiperproliferasyon ile karakterize kronik ve tekrarlayıcı bir deri hastalığıdır. Genel olarak; lokal tedaviler ile yeterli yanıt alınamayan veya vücut yüzey alanının %10’undan fazlasının etkilendiği durumlarda, sistemik tedavi ajanları uygulanmaktadır. Metotreksat psoriazis tedavisinde en yaygın kullanılan sistemik ajandır .

Amaç:Çalışmamızda simetrik yerleşimli psoriazis lezyonlarında SK uygulanan metotreksat etkinliğini, uygulama yapılan vücut tarafının ve altına uygulama yapılan lezyonun simetriğindeki tarafa ve lezyona göre yanıtını değerlendirmeği amaçladık.

Materyal-Metod: Çalışmaya simetrik yerleşimli plak tipi psoriazis lezyonları ile başvuran 22 psoriazis hastası (15 E,7 K) dahil edildi. Hastalara 20 mg/hafta dozunda, toplam 8 hafta lezyon altına subkutan metotreksat tedavisi uygulandı.Uygulama yapılan vücut tarafının ve diğer tarafın; tedavi öncesinde ve sonrasındaki ‘psoriazis alan şiddet indeksi’ (PASİ) skoru hesaplandı ve kaydedildi.

Sonuçlar: PASİ skorları incelendiğinde enjeksiyon yapılan vücut tarafında (PASİ 1) tedavi öncesi 10.98, tedavi sonrası 2.36 ve simetriğindeki vücut tarafında (PASİ 2) tedavi öncesi 10.66, tedavi sonrası 2.68 idi. Her iki grupta tedavi öncesi PASİ skoru yüksek iken tedavi sonrası istatistiksel olarak anlamlı bulunan azalma vardı (p<0.0001). PASİ1‘de ortalama azalma %71.79, PASİ 2‘de %66.90 olarak hesaplandı. Tedavi öncesi ve sonrası PASİ skorları açısından enjeksiyon yapılan vücut tarafı ve simetriğindeki taraf arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.0001).

Sonuç:Sonuç olarak sistemik tedavilere dirençli plakların varlığında, SK metotreksat uygulamasının tedavide öncelikli basamaklardan biri olabileceğini, uygulamanın dirençli lezyonların altına yapılmasının tedaviye yanıtı arttıracağını ve bu açıdan daha ileri çalışmalar yapılması gerektiğini düşünmekteyiz.


Öz

Giriş: El kontakt dermatitlerinin tedavisinde keratolitikler,topikal kortikosteroidler,katran gibi topikal tedavilerin yanı sıra sistemik kortikosteroidler,siklosporin ve retinoidler kullanılmaktadır.Bu tedavilere dirençli  hastalarda sistemik ve lokal PUVA tedavisinin etkili olduğu gösterilmiştir.

Amaç:Bu çalışmanın amacı  el kontakt dermatitlerinde lokal banyo PUVA tedavi-sinin etkinliğini belirlemektir.

Materyal ve Metod:Bu çalışmaya,klinik ve histopatolojik tetkikler sonucunda elkontakt dermatiti tanısı almış olan 19 bayan(%63,3),11 erkek(%36,7) toplam 30 olgu alındı.Hastalara 2 ay süreyle toplam 24 seans lokal banyo PUVA tedavisi uygulandı.

Sonuçlar:İrritan kontakt dermatitli 23 hastaya uygulanan lokal banyo PUVA teda-visi sonrası şiddet skorlarında istatistiksel olarak anlamlı azalma gözlenmistir(p<0.001).Alerjik  kontakt dermatitli 7 hastaya uygulanan lokal banyo PUVA tedavisi sonrasışiddet skorlarında istatistiksel olarak anlamlı azalma gözlenmistir(p<0.01).İrritan kontakt dermatitli 2(%8,7) ve alerjik  kontakt dermatitli 1(%14,3) olguda tedavi sırasında yan etki olarak hafif eritem,yanma hissi ve kaşıntı gözlenmiştir.

Sonuç:Tedaviye dirençli  irritan ve alerjik el kontakt dermatitlerin tedavisinde lokal banyo PUVA tedavisinin etkin bir alternatif tedavi yöntemi olabileceği düşünmek-teyiz.


Öz

Genital siğiller, özellikle friksiyonel, hiperhidrotik ve travmatize bölgeler olan subprepusyal, koronal sulkus, frenulum, prepus şaftı, inguinal kıvrım ve skrotumda gözlenmektedir.Sadece %20-30 kadarı kendiliğinden gerilemekte olup, tekrar oranı özelliklenemli yüzeylerde multifokal lezyonlar şeklinde %80' e ulaşabilmektedir. Gilbert ve arkadaşları son yıllarda intradermal Botulinum toksin uygulamasının herpes simpleks infeksiyonlarında yeni tedavi yöntemi olabileceğini göstermiştir. Hiperhidrotik alanlardaşiddetli ve sık HPV infeksiyon sıklığı olan hastalarda Botulinum toksin tedavisinin profilaktik etkili olabileceğini çalıştık.


Öz

Uyku boyunca deri rejuvenasyonunda uyku çizgileri ve nem kaybını önlemek kritik önemdedir. Biz balık kollajeni kaplı pürüzlü yüzeyli yastıkların yüz kırışıklıklarının tedavisi ve önlenmesinde potansiyelini çalıştık. Çalışmada 20 kadın hastaya kollajen kaplı yastıkla uyumasını sağlayıp, 0, 7., 14 ve 30. günlerde yüz derisi pH, sebum, hidrasyon, elektrik aktivitesi ve ısı değişikliklerini inceledik. Tüm ölçümler oda ısısında ve aynı nem düzeyinde yapıldı.


Öz

Müsinözler otozomal dominant kalıtımlı deride anormal müsin birikimi olan heterojen bir grup hastalıktır. Müsin kendi ağırlığının 1000 katı su bağlayabilir. Dermiste su ve tuz dengesinde rol oynayıp, dermal volümü sağlar. Müsün dermiste büyük miktarlarda birikip, kollajen demetleri arasında açık mavi granüller olarak tespit edilebilir ve dermiste boşluklar bırakması müsin depolanması için önemli bir ipucu taşımaktadır. Kesin tanıda, Alçiyan mavisi (pH 2.5 te mavi), kolloidal demir (mavi-yeşil), veya Toluidin mavisi (metakromatik) kullanılabilir. Müsün yanı zamanda PAS (-) ve sıklıkla hyaluronidaz sensitiftir. Müsini kolayca tespit etmek için biyopsi örneği formalin yerine safalkolle fikse edilmelidir. Son yıllarda monoklonal antikorlar heparin sülfat proteoglikanları tespit etmek için kullanılmaktadır.


Öz

Dermal dolgular estetik dermatolojide hacim eksikliği, skar, kırışıklık ve fasyal konturlamada popüler bir işlemdir. Biz burada pilates matı ve ultrason jeli kullanarak dermal dolgu injeksiyon tekniği ile ilgili yaratıcı bir eğitim modeli sunduk. Dermatolog veplastik cerrahların büyük bir kısmı günlük pratiklerini kozmetik işlemlere adamaktadır. Dermatoloji ve plastik cerrahi asistanlarının eğitimi, kozmetik alanda hasta güvenliği için önem taşımaktadır. Kozmetik işlem eğitimi sadece teorik eğitim içermemelidir. Klinik pratik yapmadan önce asistanların işlemleri zor anlamaları sürpriz değildir.


Öz

Edinsel fibrokeratom, genellikle orta yaşlı erişkinleri etkileyen, el veya ayak parmaklarında interfalangeal eklemlere bitişik bölgelerde yerleşen, erkeklerde daha sık görülen benign kutanöz bir tümördür. Tekrarlayan travmanın ana tetikleyici faktör olduğu öne sürülmekle birlikte etyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Sıklıkla yavaş büyüyen, asemptomatik bir lezyondur. Bazen “hendek” olarak adlandırılan, hiperkeratotik, deri renginden hafifçe koyu bir yakalıkla çevrilidir. Histopatolojik incelemede epidermiste belirgin hiperkeratoz, akantoz, dermiste dilate kapiller ile kalın kollajendemetler izlemektedir. Kollajen demetleri lezyonun vertikal aksı boyunca sıralanmaktadır. Burada nadir görülmesi ve atipik lokalizasyonu nedeniyle plantar bölgede sık görülen diğer hastalıklarla karışabilmesi nedeniyle bir edinsel dijital fibrokeratom vakası sunuldu.


Öz

Arka plan:Flexural liken planus,sıklıkla sıra dışı bölgelerde oluşan klasik papüler lezyonlarla ortaya çıktığı bildirilmektedir. Biz bu makalede, klinik  bulguları Dowling Degos hastalığına benzeyen; bununla birlikte, dermatopatolojik bulgularla liken planustanısı alan bir  olguyu sunuyoruz.

Olgu Sunumu: 64 yaşındaki kadın hasta, kasık ve meme altındaki kaşıntılı, simetrik, retiküler, kahverengi atrofik yamalar şikayetleriyle dermatoloji bölümümüze başvurdu. Dermatopatolojik incelemeler sonucunda fleksural liken planus tanısı konuldu.

Sonuç: Biz sadece nadir flexural tutulum ile değil aynı zamanda Dowling Degos benzeri klinik tip ile ortaya çıkması yönüyle olgumuzun ilk ve özgün olduğuna inanmaktayız.


Öz

Visseral tümörlerin deri metastazı nadir olup, tümörün orjinine göre kompleks bir süreçel bulgu verir.  Burada nadir gözlenen mesane adenokanserin cilt metastazı olanbir hastayı bildirdik. Literatürde mesane adenokanserine bağlı cilt metastazı olan 2. olgudur.  


Öz

Giriş: Atipik fibroksantom genellikle ileri yaş erkeklerde ortaya çıkan nadir görülen bir deri tümörüdür. En sık baş boyun bölgesinde, özellikle güneşe bağlı hasara uğramış alanlarda görülmektedir. Bu tümörlerde çok nadiren metastaz ortaya çıkmaktadır.

Olgu: 68 yaşında erkek hastada skalpte kanamalı lezyon nedeniyle başvurdu. Histopatolojik incelemede ülsere zeminde bir kısmı multinükleer, bir kısmı ise iri, irregülernükleer kontürlere sahip hiperkromatik nükleuslu, mitoz bulundurabilen atipik hücrelerden oluşan tümöral lezyon izlendi ve atipik fibroksantom tanısı konuldu. Takiplerinde 2 yıl sonra sağ servikal bölgede 4x3 cm boyutlarında sert fikse kitle saptandı ve metastaz ile uyumlu bulundu.

Sonuç:Atipik fibroksantomda histopatolojik ve immünohistokimyasal olarak tanısal net kriterler olmamakla birlikte diğer iğsi hücreli neoplazmların dışlanması tanıda önemlidir . Nüks oranları %2-20 arasında değişmekte olup, metastaz riski % 6'dan azdır. 

Kitaplarımız

TUS VE YDUS İÇİN YENİDOĞAN SORU BANKASI

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

Hipertansıyon Hakkında Bilinmesi Gerekenler TÜKENDİ

Selen Yayıncılık

0,00
İncele

Kardiyoloji Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

Alerjik Hastalıklara Pratik Yaklaşım

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

Pratik Neonatoloji

Tıbbi Yayınlar Merkezi

162,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.