Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

Pediatri Uzmanı Nasıl Olurum

Selen Yayıncılık

120,00

HİPERTANSİYON TANI VE TEDAVİSİ

Selen Yayıncılık

80,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Temmuz - Ağustos 2016

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0461
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 8 Sayı: 4
Yayın Periyodu :2 Ayda 1 - Yılda 6 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Özet

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında sıkça karşılaşılan şikayetler arasında boğaz ağrısı, öksürük ve gıcık hissi yer almaktadır. Bu şikayetlerin semptomatik tedavisinde 4572 hasta üzerinde çok merkezli olarak imumax spreyin (gliserol, bal, üzüm asması, avrupa mürver ağacı ve su karışım)lokal etkinliği araştırılmıştır. Hasta şikayetlerinin zamana bağlı olarak ne kadar gerilediği yönünde klinik gözlem yapıldı. Sonuçlarda bu şikayetlerin şiddeti 3.günde %50 civarında geriledi 7.günde ise bu oran %90lara varmışdı.

Abstract

Frequently encountered complaints are sore throat, cough, and tickling in upper respiratory tract infections. The local effectiveness of imumax spray (Glycerol , honey, vine, European elderberry and water) as much based on 4572 patients in the symptomatic treatment of these complaints were investigated. Clinical observations were made towards decreased depending on the time of patient complaints. in Conclusion the severity of these complaints fell 50% in 3rd day; on the 7th day, this ratio has been 90%.

Prof. Dr. Murat TOPRAK

İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı


Özet

Pankreas kanseri çok iyi bilindiği gibi prognozu kötü ve sağkalım süresi kısa olan bir kanser türüdür. Bu kanser türünün erken evrede tanı almasının zor olması, kemoterapi ve radyoterapi tedavilerine dirençli olmasından dolayı agresif bir hastalıktır. Bu nedenlerden dolayı pankreas kanserinin nedeninin ve etkili bir tedavi yönteminin bulunması önemlidir. Fazla kilolu olma, diyabet, sigara ve diyet tanımlanan bazı risk faktörlerindendir. Sağlıklı yaşama, düzenli egzersiz, sigara içmeme, ideal kiloyu koruma, düşük yağ ve şeker içeren diyetler pankreas kanseri ve daha birçok kanseri önleme de etkili olduğu gösterilmiştir. Taze meyve ve sebze tüketimi pankreas kanseri gelişim riskini azaltmaktadır. Son çalışmalarda kabuklu yemişlerin tüketiminin koruyucu etki gösterdiği saptanmıştır. Diyetin pankreas kanserine karşı etkili olduğunu gösteren çalışmalara rağmen bu alanda çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu çalışmada diyet alışkanlığı ve pankreas kanseri arasındaki ilişkiyi tartıştık.

Abstract

Pankreatic cancer is well known that is has poor prognosis and low survival. Withoout any doubt the malignancy with the poorest and the lowest survival rate. It is difficult to diagnose at an early stage and treat due to its resistance to radiotherapy and chemotherapy. Therefore, there is an urgent need to clarify the causes for pancreatic cancer and effective treatment methods. Being overweight, smoking, diet have been identified some risk factors. A diet low in fat and sugars, together with a healthy lifestyle, regular exercise, weight reduction and not smoking, may contribute to prevent pancreatic cancer and many other cancer types. Dietary intake of freash fruit, vegetables and nut has beeb shown to reduce the risk of developing pancreatic cancer. Therefore, diet could have an impact on the development of pancreatic cancer and also further investigations are needed. We summarizas the key evidence for the role of dietary habits and their effect on pancreatic cancer.

Dr. Türkan ÖZTÜRK?TOPCU
 
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji


Özet

Hipertansiyon, genç, erişkin tüm toplumu etkileyen çok önemli bir sağlık sorunudur. Her ne kadar epidemiyolojik veriler hipertansiyonun orta ve ileri yaşlılık problemi olarak daha sık gösterse de, genç yaşlarda da artan oranda saptanmaktadır. Genç yaş genel olarak 18-39 yaşları arası olarak kabul edilmektedir. Sekonder hipertansiyon, genelde düzeltilebilir bir sebebe bağlı olan bir hipertansiyon tipidir. Sekonder hipertansiyon prevalansı ve sebepleri yaş grubuna göre değişir. Yaklaşık olarak tüm hipertansiyon hastalarının %5-10 u sekonder hipertansiyondur.

Abstarct

Hypertension is a very important health problem which affects, young or adult all the population. Although the epidemiological data shows that the hypertension prevalance increases with age, its also a health problem of the young ages. Age group between 18-39 years ar accepted as young. Secondary hypertension is a type of hypertension with an underlying, potentially correctable cause. The prevalence of secondary hypertension and the most common etiologies vary by age group. Approximately 5 to 10 percent of adults with hypertension have a secondary cause.

Uzm. Dr. Zülfikar DANAOĞLU
 
Kent Hastanesi, Kardiyoloji Uzmanı


Özet

Amaç; Mulltibl Skleroz (MS) hastalığı nörodejenerasyonla seyreden yavaş ilerleyen nöroloji biliminin önemli bir hastalığıdır. Güncel tedavilerin amacı hastalığın semptomlarını kontrol altına almaktır. Özellikle hasta uyumu, ilaç etkileşimleri, farmakovijilans ve farmakoekonomi gibi farmakolojiye ait tüm alt disiplinlerle entegre edildiğinde hastalığın tedavisi doğru yapılabilir. Akılcı ilaç kullanımının ilkeleri kapsamında, MS hastalarında tedaviye bağlı yan etkileri, ilaç uyuncunu, ilaç ilaç etkileşimlerini araştırmak amacıyla çalışmamız planladık.

Abstract

Objective: Multiple Sclerosis disease is a important disease in neuroscience that progresses slowly with neurodegeneration. Current treatments mostly goal to have the symptoms under control. The treatment of the disease can be done accurately when it is integrated with especially patient compliance and all sub-disciplines of pharmacology like drug interactions, pharmacovigilance and pharmacoeconomy. It is aimed in our study to analyse the age when the disease was determined, comorbid diseases, drug use and adverse effects in patients who were diagnosed Multiple Sclerosis disease and whose treatment already started and to research the Vitamin B12, TSH, Triglyceride, Folic Acid levels that are related with the disease in the literature.


Özet

Pulmoner arter güdük trombozu pnömonektomi sonrası nadir görülen bir komplikasyondur (1). Akciğer malignitesi nedeniyle kemoterapi almakta olan ve 2 yıl önce sağ pnömonektomi yapılan 64 yaşında erkek hasta göğüs ağrısı, öksürük şikayetiyle başvurdu. Toraks BT anjiografisinde pulmoner arter güdük trombozu saptandı. Antikoagulan tedavi başlanan hasta, postoperatif dönemde tromboemboli proflaksinin önemini vurgulamak amacıyla literatür eşliğinde sunulmaktadır. 


Özet

Cushing hastalığı, hipofizden aşırı ACTH salgılanmasına bağlı gelişen bir hiperkortizolemi tablosudur. Cushing hastalığının sistemik komplikasyonlarına bağlı 5 yıl içinde ölüm riski %50’lere kadar çıkmaktadır. Bu nedenle cushing hastalığının erken teşhis ve tedavisi hayati derecede öneme haizdir. Bu aşamada, hiperkortizoleminin neden olduğu klinik tablonun birinci basamak sağlık hizmetlerinde erkenden tanınarak, hastaların doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Bu makalede, kliniğimizde hipofiz adenomuna bağlı cushing hastalığı nedeniyle opere edilen 10 hasta sunulmuştur. Bu hastalardan tamamında cushing hastalığının tipik bulguları mevcuttu. Hastaların 9 tanesi ilk tanı olup, biri nüks hastalıktı. Hastaların tamamında mikro adenom saptanıp, tamamına endoskopik endonazal transsfenoidal yöntemle cerrahi uygulanmış ve tamamında cerrahi remisyon sağlanmıştır. Cushing hastalığının cerrahi tedavisinde başarıya etki eden en önemli faktör adenomun boyutudur. Bu nedenle, cushing hastalığının bulgularını iyi bilip, hastaları doğru yönlendirmek, hastalığın tedavisini büyük oranda kolaylaştırmaktadır.

Abstract

Cushing's Disease is caused by increased blood corticol levels caused by an increase in ACTH secretion from the pituitary gland. Mortality of this disease is reported as high as 50% due to Cushing related complications. This is why it is vital for an early diagnosis and treatment of the disease. At this stage, it is important that the clinic caused by the inreased cortisol levels should be recognized by the first stage medical center as fast as possible and the patients should be diverted to an advanced medical center. In this study, we report the 10 patients operated for pituitary gland adenoma at our clinic. All of the patients had the distinctive clinical presentation of the Cushing's Disease. 9 of the patients were newly diagnosed, and one of the patient had previous diagnosis. Imaging studies showed microadenoma on all of the patients. All patients underwent endoscopical endonasal transsphenoidal adenoma resection and all patients went into remission. The success chances on surgical treatment of Cushing's Disease is highly dependent on the size of the lesion. Concordently, knowing the features of the Cushing's Disease and guiding the patient accordingly greatly facilitates the disease's treatment.


Özet

Baş dönmesi, dengesizlik, sersemlik hissi gibi, dengenin sağlanamaması ve sürdürülememesine yönelik kavramlar vertigo olarak tanımlanmaktadır. Vertigo bir hastalık olmaktan ziyade bir semptomdur .Vertigonun tanı ve tedavisi multidisipliner yaklaşım gerektirmektedir.Vertigo günlük pratikte hekimlere başvuran hastaların yaygın şikayetlerindendir ve acil servise başvuruda en sık sebepler arasında yer almaktadır.Vertigo periferik ya da santral kaynaklı olabilir. Vertigo semptomu olan hastalarda anamnez, fizik muayene, vestibüler sistem muayenesi ve radyolojik tetkikler hekime tanı koyma ve tedaviyi planlamada yol göstericidir. Bu derlemede periferik vertigonun patofizyolojisi, vertigolu bir hastaya klinik yaklaşımın nasıl olması gerektiği, sık görülen periferik vertigo sebepleri ve tedavileri tartışılmıştır.

Abstract

Notions for failure to provide and maintane balance such as imbalance, disequilibrium, lightheadedness are defined as vertigo. Vertigo is a symptom rather than a disease. Diagnosis and treatment of vertigo require a multidisciplinary approach. Vertigo is one of the most common complaints of patients admitted to daily practice of physicians and is among the most common causes of emergency department admittances.Vertigo can be sourced peripheral or central. History, physical examination, vestibular system examination and imaging studies are guidance to diagnose and treate for the physician in patients with vertigo symptom. In this review pathophysiology of peripheral vertigo, clinical approach to a patient with vertigo, common causes of peripheral vertigo and treatment are discussed.


Özet

Meme kanseri hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kadınlar arasında görülen en yaygın kanserdir ve dünya çapında sıklığı artmaktadır. Dünya Kanser Araştırma Fonu [World Cancer Research Fund (WCRF)] ve Amerikan Kanser Derneği’nin kanser önleme klavuzları; sağlıklı bir kilo, haftada 150 dakika egzersiz, alkol tüketiminin kısıtlanması, bitkisel beslenme önerilerinde bulunmaktadır. Gözlemsel datalar, fiziksel aktivitenin artırılması ve alkol tüketiminin kısıtlanmasıyla pre ve postmenapozal meme kanseri gelişim riskinin azaldığını göstermiştir. Yeni ortaya çıkan datalar adelosan dönemde sigara tüketiminin daha sonra meme kanseri gelişimine neden olabileceğini göstermiştir. Yaşam tarzı değişikliği, BRCA mutasyonu olan bireylerde etkisi tam olarak bilinememekle beraber , aile öyküsü olan yüksek riskli bireylerde ve genel toplumda modifiye edilebilen bir risk faktörüdür. Yakın zamandaki uzman raporlarında başarılı bir şekilde yapılabilen yaşam tarzı değişikliğinin erken erişkin ve adelosan dönemdeki tarama yapılan normal popülasyondaki kadınlar ve yüksek riskli kadınlarda meme kanseri gelişimini %25-30 oranında azaltığı gösterilmiştir.

Abstract

Breast cancer is the most common cancer among women in both developed and developing countries. The World Cancer Research Fund (WCRF) and American Cancer Society (ACS) cancer prevention guidelines suggest maintaining a healthy weight, taking on 150 minutes exercise per week, limiting alcohol consumption and eating a plant-based diet. Observational datas incate that physical activity and limiting alcohol consumption reduce risk of developing pre and postmenopausal breast cancer. Emerging data indicate that smoking during adolescence or early adulthood increases later risk of breast cancer. lifestyle factors take the role to modify risk among high risk women with a family history and those with typical risk of the general population. The effect of lifestyle factors on breast cancer with BRCA mutation are not well known. Recent expert reports show that successful lifestyl changes prevent 25%-30% of cases of breast cancer for high-risk women and women in population-based breast screening programs during adolescence and early adulthood.


Özet

Üst solunum yolu denildiğinde burun, paranazal sinüsler, nazofarenks, orofarenks ve larenks başta olmak üzere baş ve boyunda yer alan ve toraksın üzerinde bulunan anatomik oluşumlar akla gelir. Üst solunum yolunun viral enfeksiyonları ya da diğer adlarıyla soğuk algınlığı (akut koriza, nezle, common cold) insanlarda en fazla görülen solunum yolu hastalıklarıdır. Erişkinlerde yılda ortalama 2-4 kez kadar görülebilen üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) genellikle kendi kendini sınırlar ve nadiren de komplikasyonlara yol açarlar.

Abstract

When the upper airway is mentioned, the anatomical structures which are located in upper positions than thorax such as nose, paranasal sinus, oropharynx, and larynx were reminded. The most common upper airway infectious diseases in human are viral infections, that is acute coryza and common cold with their names. Upper airway infections in adults, which are seen 2 or 4 times meanly in a year are generally self-limited and they rarely cause complications.

Kitaplarımız

30 SORUDA AŞI

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

Çocuklarda Ateş

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

NÖROŞİRÜRJİDE ŞANT CERRAHİSİ

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

Pediatrik Gastroentroloji ve Beslenme

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Kalp Hastalıklarında Sizin Sorularınıza Cevaplar

Selen Yayıncılık

25,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.