Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Ocak - Şubat 2017

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0461
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 9 Sayı 1
Yayın Periyodu :2 Ayda 1 - Yılda 6 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Öz

Amaç: Topluma örnek teşkil eden aile hekimlerinin, kendi sağlıkları ile ilgili davranışları bu¨yu¨k önem taşımaktadır. Bu çalışma da aile hekimlerinin kendi tıbbi gereksinimleri doğrultusunda izledikleri yolun incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Ordu ilinde görev yapan 170 aile hekimine anket uygulanmış ve bel ağrısı olan 45 kadın ve 95 erkek, toplam 140 aile hekimi çalışmaya dahil edilmiştir. 24 sorudan oluşan anket formu, bel ağrısı olan aile hekimlerinin bu konuda kendileri ve hastaları açısından tetkik ve tedavi yaklaşımlarını değerlendirir niteliktedir. Bulgular: Bel ağrısı olan aile hekimlerinde; uzman doktora başvurma oranı %46.4, ilaç kullanma oranı kendileri için %42.1, hastaları için %48.6’dır. Beyin cerrahisi %46.1 ile en sık başvurulan klinik ve MR göru¨ntu¨leme %64.7 ile en sık yapılan tetkik olarak bulunmuştur. Sonuç: Toplumun genelinde olduğu gibi aile hekimleri arasında da bel ağrısı varlığı oldukça yu¨ksek orandadır. Ancak birçoğunun vakit yetersizliği, bilgi eksikliği, ihmal etme veya erteleme sebebiyle mevcut durumları konusunda kendilerine, hastalarına gösterdikleri kadar yeterli hassasiyeti göstermediği göru¨lmektedir.


Öz

Ağrı her bireyin yaşamının herhangi bir doneminde deneyimlediği bir semptomdur.

Ağrı kişiye özeldir. Yaş ve cinsiyete göre ağrının çeşitleri ve derecesi değişiklik gösterir.

Sağlık profesyonellerinin ağrı ile karşılaşması oldukça sıktır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından

sonra, ağrı hastayı hekime goÅNtu¨ren ikinci en sık yakınmadır. Ağrı; akut

ve kronik olmak u¨zere ikiye ayrılır. Akut ağrı, uyarıcı, öğretici ve yaşam kurtarıcı bir belirti

olarak genellikle saptanabilir bir nedene bağlıdır. Kronik ağrı ise 3 aydan daha uzun

su¨rmekte.olan ağrılardır Makalemizde her iki ağrı çeşidinden birer vaka u¨zerinden tartışarak

ağrıya yaklaşım konusunu iredelemeyi amaçladık.

 

Abstract

Pain is a symptom experienced by everybody in some periods of life. Pain is personal.

Type and degree of pain change according to age and gender. Health care professionals

frequently faced this symptom. Pain is the most common symptom after upper

respiratory infections. Pain separate in to 2; Acute and chronic. Acute pain; Usually found

a reason and some times will be an alarm symptom which rescue lifes.Chronic pain

was a type of pain which stays more than 3 mounth. Our review describe both pain types

with cases.


Öz

Ağrı, birinci basamak sağlık kuruluşlarında hekimlerin çok sık karşılaştıkları sağlık

sorunlarından bir tanesidir. Ağrı sadece bir duyu değildir; çok kompleks bir su¨recin sonucunda

ortaya çıkan bir algıdır. Doğru tanımlanması; ağrı yönetimi aşamasında çok önemlidir.

Ağrının tipine göre mekanizmaları, dolayısıyla tedavileri birbirinden çok farklıdır. Ağrı

ilişkili durumlar goÅNzoÅNnu¨ne alınarak hasta değerlendirilmelidir. Kişisel algı farklılıkları gösterebileceğinden

standart bir kategorizasyon yapmak çok gu¨ctu¨r. Ağrı çok farklı şekillerde

sınıflandırılabilir. Bu derleme yazısında da ağrının tanımı ve sınıflaması açıklanmıştır.

Abstract

Pain is one of the commonly encountered health problems in primary health centers.

It is not just an emotion; at the same time it is a perception that resuts from a very complicated

process. Correct identification is very important in pain management. Mechanisms

according to the type of pain, therefore treatment of pain is very different. Patient

assessment must be done according to the pain related conditions. As it can show personel

percention differences; it is difficult to make standart categorization. Pain can be

classified in many different ways. In this review article; definition and classification of

pain is described.


Öz

Baş ağrısı, insanların yaşam kalitelerinin bozulmasına neden olan, birinci basamaktan

başlayarak, her hekimin sıklıkla karşılaştığı ve en sık yaşanan ağrı tu¨rlerinden birisidir.

Birinci basamağa başvuran hastalarda goÅNru¨lme sıklığı %25’dir.Hayatları boyunca

insanların % 90’ından fazlası en az bir kez baş ağrısına maruz kalmıştır. Tu¨rkiye’de

ise her beş kadından ve on erkekten birinde migren baş ağrıları vardır(1,2).

Baş ağrıları temel olarak primer ve sekonder başağrıları olarak iki ana grup olarak

incelenir. Baş ağrısına neden olan tu¨moÅNr,enfeksiyon,beyin damar hastalığı gibi ikincil

bir olay söz konusu ise bu‘sekonder baş ağrısı’ olarak değerlendirilir. Ancak ağrının nedeni

olarak yapısal bir değişiklik, sistemik bir hastalık ya da geçirilmiş kafa travması söz

konusu değil ise, tu¨m baş ağrılarının yaklaşık %90’ını oluşturan ‘primer baş ağrısı’ olarak

kabul edilir.

Multifaktöriyel bir yoÅNnu¨nu¨n de bulunması nedeniyle baş ağrısı tanısında, iyi bir oÅNyku¨

ve pratik tanısal yaklaşımlar ile öncelikle birinci basamakta görev yapan hekimler olmak

u¨zere hemen her branş hekimi ön değerlendirme yapabilmelidir.


Öz

Ağrı en eski tıbbi problemlerden biridir. Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği’ne

(IASP) göre ağrı vu¨cudun herhangi bir yerinden başlayan, organik bir nedene bağlı olan

veya olmayan, deneyimleri ile ilgili, sensoryal, emosyonel, hoş olmayan bir duygudur.

Derlememizde birinci basamak sağlık hizmetinde sık karşılaşılan bu duruma genel

yaklaşım prensiplerini derlemeyi amaçladık.

Derlememizde birinci basamak sağlık hizmetinde ağrının değerlendirilmesi, birinci

basamak sağlık hizmetinde ağrının klinik prezentasyon, birinci basamak sağlık hizmetinde

ağrı tedavi yaklaşımları, birinci basamak sağlık hizmetinde ağrı destek yaklaşımları,

birinci basamak sağlık hizmetinde ağrı yönetiminin faydaları, birinci basamak sağlık

hizmetinde ağrı yönetiminde “akılcı ilaç kullanımı” konuları ile ilgili gu¨ncel bilgileri

derleyerek aile hekimliği pratiğimize katkı sağlamayı amaçladık.

Aile hekimliği sisteminde birinci basamak sağlık hizmeti sunumunda akut ve kronik

ağrı ile verimli ve gu¨venli bir şekilde ilgilenilebilir. Ağrıya yönelik tıbbi beceriler

ile medikasyon bilgisi birleştirildiğinde ağrı ile gelen hastanın tu¨m su¨reci kontrol altına

alınabilir. Birinci basamakta ağrı yönetimi hem medikal hem de ekonomik yararları

ile sağlık hizmetinde fark yaratan konulardan biridir.


Öz

Boğaz ağrısı tıbbi bakım için yaygın bir başvuru nedenidir. Her yıl boğaz ağrısı nedeniyle

insanların yaklaşık %10’u birinci basamak sağlık hizmetlerine başvurmaktadır.

Enfeksiyona bağlı boğaz ağrısının çoğunluğuna viru¨sler neden olmaktadır. Viru¨slere bağlı

boğaz ağrısında semptomların rahatlatılması dışında spesifik bir tedavi yoktur. Bu nedenle

akılcı ilaç kullanımı önemlidir. Bu yazıda boğaz ağrısı olan hastaların birinci basamak

yönetimi u¨zerinde durulması amaçlanmıştır.

Abstract

Sore throat is a common cause of contact for medical care. Approximately 10% of

the people are admitted to primary health care because of a sore throat each year. The

majority of sore throats due to infections are caused by viruses. In this case, there is no

specific treatment other than relieving the symptoms. Therefore the rational use of drugs

is important. In this article, we aimed to focus on primary care management for patients

with sore throat.


Öz

Diz ağrısı gu¨nlu¨k klinik pratiğimizde sık karşılaştığımız bir durumdur. Gu¨nlu¨k yaşam

aktivitesini kısıtlayan nedenlerdendir. Travma sonrası goÅNru¨lebilen diz çevresi kırıklar

ve yumuşak doku yaralanmaları, travma dışı osteoartrit, tu¨moral oluşumlar ve kronik

koÅNtu¨ kullanım hasarları sık goÅNru¨len patolojilerdir. OÅNyku¨de hastanın yaşı, muayenede

ağrının lokalizasyonu tanıya giden yolda değerlidir. Dizin değerlendirilmesinde fizik

muayene önemlidir. Geleneksel radyografi ise istenmesi gereken ilk radyolojik goÅNru¨ntu¨leme

metodudur. Doğru tanıya hızlı bir biçimde ulaşılması hastaların tedavi ve erken

rehabilitasyon için önemlidir.

Abstract

Knee pain is a common complaint in our daily orthopaedic practice. Knee pain is one

of the main reason for daily activity restriction. Knee fractures and soft tissue injuries

after trauma, nontraumatic osteoarthritis, tumoral formations and chronic misuse damages

are frequent pathologies for knee pain. Patients age in anamnesis and localization

of pain in physical examination are very valuable for diagnosis. Physical examination

is very important in the assesment of knee. Initial imaging method must be traditional

x-ray view for these patients. Quickly diagnose is crucial for the treatment and early rehabilitation

of patients.


Öz

GoÅNğu¨s ağrısı yaşamı tehdit eden birçok hastalığın ortak bulgusu olan, ileri derecede

çeşitlilik gösteren, multidisipilner yaklaşım gerektiren bir semptomdur. Bu yazıda ana

hatları ile goÅNğu¨s ağrılı hastaya yaklaşım, olası tanılar, ayırıcı tanıda dikkat edilmesi gerekenler,

tanı sonrası adımlar ve işleyişte karşılaşılabilen sorunlar özetlenmiştir.

 

Abstract

Chest pain is a common symptom of many diseases that threaten life. It is a highly

diverse symptom that requires multidisciplinary approach. This article summarize main

approach to the patients with the chest pain, steps outlined for possible diagnosis, tricks

should be considered in the differential diagnosis and process issues that can be encountered

in management of chest pain.


Öz

Leiomyosarkom (LMS) en sık uterus, gastrointestinal traktus, abdomen, retroperitoneal

ve kan damarları olmak u¨zere herhangi lokalizasyonda ortaya çıkabilen du¨z kas

hu¨crelerinin kanserleridir. Uterus LMS’leri uterin sarkomların en yaygın goÅNru¨lenidir

ve tu¨m uterus kanserlerinin %1’ini oluştururlar. Uterin leiomyosarkomun klinik seyri

agresiftir ve prognozu koÅNtu¨du¨r. En yaygın yakınma vajinal kanama ve abdominal ağrıdır.

%28-32 ile en yaygın olarak akciğer(AC)e metastaz yapma eğilimindedir. Primer pulmoner

leiomyosarkomlar son derece nadirdirler ve tu¨m akciğer kanserlerinin sadece %0,5

den azını oluştururlar. Metastaz yaygın değildir. Diagnozu zordur ve sıklıkla rutin goÅNğu¨s

radiografi ile tanı konur. Hastalar asemptomatik olabilir veya dispne, hemoptizi, oÅNksu¨ru¨k

ve goÅNğu¨s ağrısı ile gelir. Bu semptomlar diğer primer AC tu¨moÅNrleri ile ortakdır.

Ağrı birçok leiomyosarkom çeşidinde ortak semptomdur. Bu çalışmada 30 yıl önce uterin

rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olan, oÅNksu¨ru¨k, balgam, nefes darlığı ve goÅNğu¨s ağrısı

yakınmaları olan daha sonra primer pulmoner leimyosarkom(PPL) tanısı konulan 88

yaşındaki kadın hasta raporlanmıştır.

 

Abstract

Leiomyosarcoma( LMS), are cancer of smooth muscle cells which can occur at any

location especially most often uterine , gastrointestinal tract , abdominal , retroperitoneal

region and blood vessels. Uterine LMS is the most common form of uterine sarcoma,

and 1% of all uterine cancers. Uterin Leiomyosarcom has an aggressive clinical

course and poor prognosis. The most common complaints are vaginal bleeding and abdominal

pain in uterine LMS. It has a tendency to metastasize most commonly to lung

by 28-32%. Primary leiomyosarcomas of the lung is extremely rare and accounting for

less than 0.5%of all malignant lung tumors.Metastasis is uncommon.Diagnosis is extremely

difficult and primary pulmoner leiomyosarcomas are often diagnosed by routine

chest radiography.Patients may be asymtomatic or present with dyspne ,hemoptysis,cough

and chest pain.These are common symptoms that are seen in other primary lung

tumors. Pain is a common symptom in many types of leiomyosarcomas. The present study

reports the case of a 88 -year-old female patient with cough , sputum, shortness of breath

and chest pain who has been operated on for uterin disease before 30 years ago was

subsequently diagnosed with PPL.


Öz

Amaç: Karın ağrısı nedeniyle acil polikliniklerine başvuran hastalara ilk yapılan tetkiklerden

biri tanısal değeri tartışmalı olsa da halen karın grafileridir. Yaptığımız çalışmada

karın ağrısı nedeniyle acil polikliniğine başvuran hastalarda karın grafisi çekilme

oranını ve karın grafilerinin tanıya yaptıkları katkıyı incelemeyi amaçladık

Metod: Ordu Üniversitesi Tıp Faku¨ltesi Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Polikliniğine

1 ay boyunca karın ağrısı nedeniyle başvuran 317 hastanın kayıtlarını geriye doÅNnu¨k

olarak inceledik. Karın ağrısı nedeniyle acile başvuran hastalarda karın grafisi çekilme

oranını ve karın grafisinin tanıya olan katkısını araştırdık.

Bulgular: Karın ağrısı şikayetiyle acile başvuran 317 hastanın 148’ine (%46.7) karın

grafisi çekildi. Karın grafisi bulgularına bakıldığında; hastaların %41.22 (n:61)’sinde

normal bulgular, %49.32 (n:73)’sinde non spesifik bulgular ve %9.46 (n:14)’sında anormal

bulgular tespit edildi. Karın grafisinde anormal bulgu tespit edilen 14 hastanın 8’in

de tanı ve tedavi için başka bir goÅNru¨ntu¨leme tekniğine gerek duyulmadı.

Sonuç: Karın ağrısı nedeniyle acil polikliniğine başvuran hastalarda doğru tanı koyabilmek

için, ilk ve yaygın olarak yapılan goÅNru¨ntu¨leme tetkiklerinden biri halen karın grafileridir.

Karın ağrısı olan hastalarda iyi bir anamnez ve fizik muayene sonrası hangi hastaya

karın grafisi çekilip çekilmeyeceği belirlenmeli ve gereksiz yere çekilmemelidir.


Öz

Analjezikler du¨nyada en çok ve sık kullanılan ilaç tu¨rlerindendir. Aynı zamanda en

çok koÅNtu¨ye kullanımı olan ilaçlardır. Birçok u¨lkede “tezgah u¨stu¨ olarak nitelendirilerek

“ ,reçetesiz de satıldığı için yaygın olarak yanlış ve koÅNtu¨ye kullanımı goÅNru¨ldu¨ğu¨nden

dolayı akılcı analjezik kullanımının ayrı bir önemi bulunmaktadır. Sık ve gereksiz

analjezik kullanımı, özellikle tezgah u¨stu¨ (OTC) u¨ru¨nler, tu¨m u¨lkelerde du¨nya çapında

bu¨yu¨k bir halk sağlığı problemi olmuştur. Bu derleme, analjezik ilaçların rasyonel kullanımını

iyileştirmek için uygun olmayan analjezik kullanımını, problemleri ve etkilerini

vurgulamaktadır.

 

Abstract

The management of pain requires the management of the whole patient, rather than

the irrational prescription of analgesic resulting to abuse of this important class of drugs

without providing adequate relief of pain. Analgesics have been identified as one of the

commonly prescribed drugs among prescribers in managing pain. Heavy use of analgesics,

particularly over-the-counter (OTC) products, have been a great public health problem

for all countries world wide. This review highlights the appropriate use, problems,

impact of inappropriate use of analgesics and suggets strategies to improve rational use

of analgesic drugs.

Kitaplarımız

Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

Aile Hekimliği Başucu Kitabı TÜKENDİ.

Selen Yayıncılık

0,00
İncele

ÇOCUK ENFEKSİYONLARINA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

30 Soruda Demir Çinko Birlikteliği

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

30 SORUDA ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ Besin Alerjisi Nedir Ne Değildir?

Selen Yayıncılık

150,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.