Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Ocak - Şubat 2016

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : ISSN: 1309-0461
Online ISSN : .................
Dil : Türkçe - İngilizce
Cilt : Cilt: 8 Sayı: 1
Yayın Periyodu :2 Ayda 1 - Yılda 6 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

 
Yrd. Doç. Dr. Eyyüp KARAHAN 1 ,
Doç. Dr. Arzu TAŞKIRAN ÇÖMEZ2
 
Özet
Kırmızı göz oküler inflamasyonun en sık görülen belirtisidir. Kırımızı göz hastalığı,
sıklıkla iyi huylu seyreder ve çoğu hasta birinci basamak hekimleri tarafından tedavi
edilebilir. Konjnktivit en sık kırmızı göz hastalığı sebebidir. Daha sonraki sık nedenler
arasında blefarit (kirpik dibi iltihabı), korneal abrazyon, yabancı cisim, subkonjunktival
hemoraji, keratit, üveit, glokom, episklerit ve sklerit gibi sebepler sayılabilir. Kırmızı
göz hastalığının en sık belirti ve bulguları akıntı, kızarıklık, ağrı, ışık hassasiyeti,
kaşıntı ve görme keskinliğindeki değişiklikleridir. Viral ve bakteriyel konjunktivitler genellikle
kendi kendine düzelir ve ciddi komplikasyonlar nadirdir. Hastalığın tanısında
ayrıntılı tanı ve dikkatli oftalmolojik muayene çok önemlidir. Tedavi altta yatan etiyolojiye
bağlı olarak değişir. Aile hekimleri için oftalmolojik acillerin ayırıcı tanısını yapmak
ve bu hastaları hızlı bir şekilde göz hekimine yönlendirmek çok önemlidir. Şiddetli
ağrı, yoğun pürülan akıntı, korneal tutulum, görme kaybı, travma ve oküler cerrahi öyküsü
ve pupil anomalisi olan hastaların mutlaka göz hekimine yönlendirilmesi gerekir..
Abstract
Red eye is the cardinal sign of ocular inflammation. The condition is usually benign
and can be managed by primary care physicians. Conjunctivitis is the most common cause
of red eye. Other common causes include blepharitis, corneal abrasion, foreign body,
subconjunctival hemorrhage, keratitis, iritis, glaucoma, episcleritis and scleritis. Signs
and symptoms of red eye include eye discharge, redness, pain, photophobia, itching, and
visual acuity changes. Generally, viral and bacterial conjunctivitis are self-limiting conditions,
and serious complications are rare. The cause of red eye can be diagnosed through
a detailed patient history and careful eye examination, and treatment is based on the
underlying etiology. Recognizing the need for emergent referral to an ophthalmologist
is key in the primary care management of red eye. Referral to an ophthalmologist is necessary
when signs as severe pain ,vision loss, copious purulent discharge, corneal involvement,
traumatic eye injury, recent ocular surgery, distorted pupil are present.


Dr. Bahar DERNEK
Dr. Tuğba AYDIN
Doç. Dr. Fatma Nur KESİKTAŞ
Prof. Dr. Cihan AKSOY
 
Özet
Fibromiyalji Sendromu (FMS) kronik yaygın ağrı ile karakterize bir klinik sendromdur.
FMS semptomlarının altında yatan esas mekanizma bilinmediğinden tedavisi de semptomların
kontrol altına alınmasına odaklanmıştır. Bu yazıda fibromiyalji sendromu ve
güncel tedavisi anlatılmıştır.
Abstract
Fibromyalgia Syndrome (FMS) is a clinical syndrome characterized by chronic widespread
pain. As the precise mechanisms that underlie fibromyalgia symptoms were not
known, treatment is focused on controlling symptoms. In this article fibromyalgia syndrome
and current treatment are discussed.

 


Uzm. Dr. Vehbi ERÇOLAK

 
Özet
Kolorektal kanser, Türkiye’nin 3. en sık görülen tümörüdür. Kolon kanserinin riskini
arttıran majör faktörler, kolorektal kanserlerin herediter formları, yaş, sporadik kolorektal
kanserin kişisel ve aile öyküsü, inflamatuar barsak hastalığı, abdominal radyasyon
öyküsüdür. Obezite, diabet, sigara kullanımı, alkolun aşırı tüketimi, işlenmiş etin aşırı tüketimi
ve fiziksel aktivitenin yokluğunun dahil olduğu birçok değiştirilebilir potansiyel
faktör risk faktörü olarak tanımlanmaktadır. Diğer risk faktörleri, siyah ırk, cinsiyet, akromegali,
renal transplantasyon veya öyküsünün dahil olduğu faktörler tanımlanmıştır.
Abstract
Colorectal cancer is the third most common tumor in Turkey. The major factors that
increase the risk of colon cancer are hereditary forms of colorectal cancer, age, a personal
or family history of sporadic colorectal cancer, inflammatory bowel disease, and a
history of abdominal irradiation. Several potentially modifiable factors, including obesity,
diabetes, tobacco use, excess consumption of alcohol, excess consumption of processed
meat, and lack of physical activity, have been consistently identified as risk factors.
Other risk factors have been identified, including black race, sex, acromegaly, and
a history or renal transplantation.

 


Uzm. Dr. Mustafa Kürşat ŞAHİN

 
Özet
Kafa travmaları morbidite ve mortalitenin en yaygın nedenlerindendir. 0-4 yaş, 15-
24 yaş ve > 75 yaş olmak üzere üç dönemde pik yaptığı görülmektedir. Erkeklerde kadınlardan
iki kat daha sık görülmektedir. Kafa travmasının ciddiyetini Glasgow Koma
Skalası ile sınıflanır. Travmanın sınıflaması ciddi (GKS 3-8), orta (GKS 9-13) ve hafif
(GKS 14-15) dereceli olarak ayrılır. Hastane öncesi en önemli müdahale havayolu
ve kan basıncının doğru yönetilmesidir. İkincil beyin yaralanması hipoksemi, hiperkapni,
hiperglisemi, hiperterminin, anemi ve hipotansiyonun önlenmesiyle olur.
Abstract
Head traumas are the most common causes of morbidity and mortality. Distribution
of age at injury is trimodal, with peaks at 0 to 4 years, 15 to 24 years, and >75 years
of age. The prevalence of head trauma is twice as high in males as in females. Head trauma
severity is classified using the Glasgow Coma Scale. Classify the injury as severe
(GCS score of 3 to 8), moderate (GCS score of 9 to 13), or mild (GCS score of 14 or
15). The most important prehospital interventions are airway and blood pressure management.
prevent secondary injury by correcting hypoxia, hypercapnia, hyperglycemia,
hyperthermia, anemia, or hypoperfusion.

 


Uzm. Dr. Uzay ERDOĞAN
Uzm. Dr. Ömür GÜNALDI
 
Özet
Siyatalji siyatik, sinir dağılımı içerisinde kalça ve bacağın posterior yüzünün aşağısına
doğru yayılan bir ağrıdır. Siyatalji genellikle lomber sinir köklerinden L4,5,S1,2,3
basısına bağlı yada siyatik sinirin kendisinin bası altında kalmasına bağlı oluşur. Sıklıkla
40-50 yaşlar arasında ve erkekleri kadınlarda daha sık etkiler. İnflamatuar, immünolojik
ve basınçla ilgili süreçlerin karmaşık etkileşiminin siyatalji gelişiminde etkili olabileceği
üzerine kanıtlar mevcuttur. Siyataljinin tek nedeninin herniye nükleus pulposus
olmadığı mutlaka akla getirilmelidir. Neyse ki siyatalji vakalarının büyük kısmı kendini
sınırlar ve birkaç ay içerisinde düzelme eğilimi gösterir. Bazı durumlarda kronikleşir
ve tedavisi zor olabilir.
Abstract
Sciatic neuralgia is defined as ‘pain in the distribution of the sciatic nerve due to pathology
of the nerve itself. Sciatica is generally caused by the compression of lumbar
nerves L4, or L5 or sacral nerves S1, S2, or S3, or by compression of the sciatic nerve
itself. It is most common during peoples 40s and 50s and men are more frequently affected
than women. The evidence suggests that a complex interplay of inflammatory, immunological,
and pressure related processes may be involved. However, herniation of
the nucleus pulposus is not the only cause of sciatica and other causes should not be forgotten.
Fortunately, most cases of sciatica are selflimiting and pain tends to resolve within
a matter of months. However, some cases progress to become chronic, and unfortunately,
these can be difficult to treat.

 


Arş. Gör. Dr. Mehmet Nedim TIRAŞ
Arş. Gör. Dr. Ezgi ÖZEN
Uzm. Dr. Murat YILDIZ
Arş. Gör. Fatih YILDIZ
Arş. Gör. Özge SAK AYDIN
Arş. Gör. Asuman DOLĞUN
Arş. Gör. Mustafa DÜLDÜL
Prof. Dr. Ersin AKPINAR
 
Özet
Vulvar Vestibulit Sendromu (VVS) vestibuler yapıların kronik ve ağrılı enflamasyonu
ile karakterize vulvodini nedenlerinden biridir. Yeteri kadar epidemiyolojik çalışma
yapılmadığı için toplumda hastalığın prevelansı tam bilinmemektedir. Genel jinekoloji
polikliniğine başvuran hastalarda yapılan sınırlı sayıda çalışmada prevalansı yaklaşık
%15-20 saptanmıştır. VVS’nin etyolojisi tam olarak bilinmese de biyolojik, psikoseksüel
ve diğer faktörleri içeren heterojen, multifaktöriyel ve multisistemik bir hastalıktır.
Bu bağlamda düşünüldüğünde tedavisi multidisipliner bir yaklaşımı gerektirmektedir.
Aile hekimi sahip olduğu çekirdek yeterlilikler sayesinde VVS yönetiminde jinekolog,
psikolog ve gerekli durumlarda fizik tedavi uzmanı ile birlikte etkin rol alır. Ayrıca
hastanın eğitim, yönlendirme, psikolojik destek gibi konularda güçlendirilmesi aile
hekiminin yetkinliklerindendir.
Abstract
Vulvar vestibulitis syndrome (VVS) is a perplexing disease involving pain limited
to the vulvar vestibule without objective clinical findings to explain the symptoms. The
condition impairs sexual function and creates significant psychological distress. Its cause
is unknown, and few randomized studies exist on the efficacy of interventions. The
prevalence of VVS in the general population is also unknown. The prevalence of women
diagnosed with VVS was 15-20% according women presenting to a referral center
for vulvo-vaginal disorders. Although the etiology of VVS is not established, a perplexing
array of variables has been associated with the condition, suggesting a multi-factorial
pathogenesis. In this context management of VVS needs multidisciplinary team
approach. Family Physician has a major role in management of VVS with the gynecologist,
phycologist and physiotherapist if necessary. Family Physician also has the ability
of patient empowerment with patient education and referrals.
 


 
Arş. Gör. Dr. Mehmet Nedim TIRAŞ
Arş. Gör. Dr. Ezgi ÖZEN
Uzm. Dr. Murat YILDIZ
Arş. Gör. Fatih YILDIZ
Arş. Gör. Özge SAK AYDIN
Arş. Gör. Asuman DOLĞUN
Arş. Gör. Mustafa DÜLDÜL
Prof. Dr. Ersin AKPINAR
 
 
Özet
Vulvar Vestibulit Sendromu (VVS) vestibuler yapıların kronik ve ağrılı enflamasyonu
ile karakterize vulvodini nedenlerinden biridir. Yeteri kadar epidemiyolojik çalışma
yapılmadığı için toplumda hastalığın prevelansı tam bilinmemektedir. Genel jinekoloji
polikliniğine başvuran hastalarda yapılan sınırlı sayıda çalışmada prevalansı yaklaşık
%15-20 saptanmıştır. VVS’nin etyolojisi tam olarak bilinmese de biyolojik, psikoseksüel
ve diğer faktörleri içeren heterojen, multifaktöriyel ve multisistemik bir hastalıktır.
Bu bağlamda düşünüldüğünde tedavisi multidisipliner bir yaklaşımı gerektirmektedir.
Aile hekimi sahip olduğu çekirdek yeterlilikler sayesinde VVS yönetiminde jinekolog,
psikolog ve gerekli durumlarda fizik tedavi uzmanı ile birlikte etkin rol alır. Ayrıca
hastanın eğitim, yönlendirme, psikolojik destek gibi konularda güçlendirilmesi aile
hekiminin yetkinliklerindendir.
Abstract
Vulvar vestibulitis syndrome (VVS) is a perplexing disease involving pain limited
to the vulvar vestibule without objective clinical findings to explain the symptoms. The
condition impairs sexual function and creates significant psychological distress. Its cause
is unknown, and few randomized studies exist on the efficacy of interventions. The
prevalence of VVS in the general population is also unknown. The prevalence of women
diagnosed with VVS was 15-20% according women presenting to a referral center
for vulvo-vaginal disorders. Although the etiology of VVS is not established, a perplexing
array of variables has been associated with the condition, suggesting a multi-factorial
pathogenesis. In this context management of VVS needs multidisciplinary team
approach. Family Physician has a major role in management of VVS with the gynecologist,
phycologist and physiotherapist if necessary. Family Physician also has the ability
of patient empowerment with patient education and referrals.


 
Uzm. Dr. Türkan ÖZTÜRK TOPÇU
Özet
Meme kanseri hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kadınlar arasında görülen
en yaygın kanserdir ve dünya çapında sıklığı artmaktadır. Dünya Kanser Araştırma
Fonu [World Cancer Research Fund (WCRF)] ve Amerikan Kanser Derneği’nin kanser
önleme klavuzları; sağlıklı bir kilo, haftada 150 dakika egzersiz, alkol tüketiminin
kısıtlanması, bitkisel beslenme önerilerinde bulunmaktadır. Gözlemsel datalar, fiziksel
aktivitenin artırılması ve alkol tüketiminin kısıtlanmasıyla pre ve postmenapozal meme
kanseri gelişim riskinin azaldığını göstermiştir. Yeni ortaya çıkan datalar adelosan dönemde
sigara tüketiminin daha sonra meme kanseri gelişimine neden olabileceğini göstermiştir.
Yaşam tarzı değişikliği, BRCA mutasyonu olan bireylerde etkisi tam olarak
bilinememekle beraber , aile öyküsü olan yüksek riskli bireylerde ve genel toplumda modifiye
edilebilen bir risk faktörüdür. Yakın zamandaki uzman raporlarında başarılı bir şekilde
yapılabilen yaşam tarzı değişikliğinin erken erişkin ve adelosan dönemdeki tarama
yapılan normal popülasyondaki kadınlar ve yüksek riskli kadınlarda meme kanseri
gelişimini %25-30 oranında azaltığı gösterilmiştir.
Abstract
Breast cancer is the most common cancer among women in both developed and developing
countries. The World Cancer Research Fund (WCRF) and American Cancer
Society (ACS) cancer prevention guidelines suggest maintaining a healthy weight, taking
on 150 minutes exercise per week, limiting alcohol consumption and eating a plantbased
diet. Observational datas incate that physical activity and limiting alcohol consumption
reduce risk of developing pre and postmenopausal breast cancer. Emerging data indicate
that smoking during adolescence or early adulthood increases later risk of breast
cancer. lifestyle factors take the role to modify risk among high risk women with a family
history and those with typical risk of the general population. The effect of lifestyle
factors on breast cancer with BRCA mutation are not well known. Recent expert reports
show that successful lifestyl changes prevent 25%-30% of cases of breast cancer
for high-risk women and women in population-based breast screening programs during
adolescence and early adulthood.


Doç. Dr. Melahat AKDENİZ 1
Yrd. Doç. Dr. Ethem KAVUKCU2
 
Özet
Aşılar, infeksiyon hastalıklarından mortalite ve morbiditeyi dramatik olarak azaltan,
20 yüzyılın en büyük halk sağlığı başarılarından biridir. Ancak, bu başarıya rağmen, tüm
dünyada, hala her yıl rutin aşılama ile önlenebilir hastalıklardan 1.4 milyondan fazla çocuk
ölmektedir. Bu nedenle mevcut aşıları iyileştirme üzerine yeni çalışmalar ve pek çok
infeksiyon hastalığı için yeni aşı geliştirme çabaları devam etmektedir. Son yıllarda onaylanan
bazı yeni aşılar ya aynı aşının farklı tiplerini basitleştiren ya da eski aşıların daha
yeni versiyonlarıdır. Yeni aşılarda bir başka eğilim bir çok aşıyı aynı enjektörle yapabilmek
için kombinasyon aşıları geliştirmedir. DSÖ ve ACIP önerilen aşılama çizelgelerini
yeni gelişmelere göre her yıl güncellemektedir. Son güncelleme 2016 Ocak ayında
yapılmıştır.
Abstract
Vaccines were one of the greatest public health achievementsof the 20th century, dramatically
reducing morbidity and mortality from many infectious diseases. However, despite
this success, Worlwide, over 1.4 million young children continue to die each year
from diseases that can already be prevented by routine vaccination. Therefore, recent studies
on improvement of existing vaccines and new vaccine development efforts for several
infections diseases. In addition to developing new vaccines, Some new vaccines
that have been approved in recent years are either newer versions of older vaccines simply
a different type of the same vaccine. Another trend in new vaccines is developing combination
vaccines, which group multiple vaccines into a single shot. WHO and ACIP update
their recommended immunization schedules according to new development in every
year. The last update was made in January 2016.


Perspective of People Admidtted to Primary Care
Clinic on Health Tourism
 
Kerime KOÇ1
Levent HEKİMOĞLU2
Özet
Dünyada ve Türkiye'de en hızlı gelişen endüstri olarak dikkatleri çeken sağlık turizmi,
ülkelere sağladığı ekonomik-sosyal-siyasal getiri bakımından da önemli sektörlerin
başında gelmektedir. Türkiye’de ise sağlık turizmi, son yıllarda popüler bir alan haline
gelmiştir. Türkiye, gerek coğrafi yapısı, iklimi, doğal zenginlikleri ve gerekse de göreceli
olarak ucuz ve kaliteli sağlık hizmetleri ile pek çok ülke vatandaşının dikkatini çekmektedir.
Araştırma, Bursa il merkezindeki Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğüne bağlı İhsaniye Aile
Sağlığı Merkezi bölgesinde yaşayan ve hizmet almak için kuruma gelen kişilerin sağlık
turizmi ile ilgili bakış açılarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Dünyada hızla ilerleyen
ve Türkiye‘de yeni gelişmekte olan bu sektör hakkında kişilerin bilgi seviyesini
ölçerek, ne şekilde yaralanabileceklerini anlamak, kişiler üzerinde olumlu ve olumsuz
yönlerinin neler olduğunu saptayarak durum değerlendirmesi yapmaktır.
24 sorudan oluşan anket, Bursa il merkezindeki Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğüne bağlı
İhsaniye Aile Sağlığı Merkezi bölgesinde yaşayan 18 yaş üstü 100 kişiye uygulanmıştır.
Ankete katılanların %51’I kadın, %49’u erkek, %27’ sini 51 yaş ve üzeri oluşturmakta
, %38’i lise mezunu, %45 ini çalışanlar oluşturmuştur. %42’si sağlık turizminin ne olduğunu
tam olarak bilmemekte, % 40’ı ekonomik getirisinin yüksek olduğunu bilmekte,
%41’i sağlık turizminin termal turizim olarak bilmektedir. Öğrenim durumu yükseldikçe
sağlık turizmi çeşitlerini bilenlerin oranları artmaktadır.
Tanımlayıcı – kesitsel bir araştırma yapılmış, örneklem seçiminde tesadüfi örnekleme
yöntemi kullanılmış, %95 güvenilirlikle ve 0,05 hata oranı ile örnekleme yapılmıştır.
Yapılan analizde kategorik değişkenler n ve % değerleri ile gösterilmiştir. Kategorik
değişkenlerin karşılaştırılmasında Pearson ki-kare ve Fisher-Freeman-Halton testi kullanılmıştır.
Anlamlılık düzeyi α=0.05 olarak kabul edilmiştir. İstatistiksel analizler IBM
SPSS Statistics 21 istatistiksel analiz paket programı kullanılarak yapılmıştır.
 
 
 
Abstract
Medical tourism attracts attention as the fastest growing industry in the world and
in Turkey, it is among one of the important sectors in terms of economical, social and
political incomes. Medical tourism has become popular in recent years in Turkey due
to its geographic structure, climate, natural resources and as well as relatively cheap and
high quality health services is drawing the attention of many nationalities.
This study, which is conducted to determine the perspective of the people who are
living in the district of Bursa Nilüfer İhsaniye Family Health Center linked to the Di-
Birinci Basamak Sağlık Merkezine
Başvuranların Sağlık Turizimine
Bakış Açıları
Geliş Tarihi - Received
15.01.2016
Kabul Tarihi - Accepted
01.02.2016
www.kliniktipdergisi.com 43
44 www.kliniktipdergisi.com
rectorate of Public Health of city of Bursa in Turkey who
applied for medical service. The aim of the study is to measure
the level of knowledge of patients, to understand at what
level they can make benefit of medical tourism, and by pinpointing
the positive and negative aspects of medical tourism
from the people's eyes for assessing the situation.
A survey consisted of 24 questions is conducted on the
100 people over age 18. The correspondents were 51% female,
49% male, 27% were over age 51, 38% were high
school graduates, 42% didn't know exactly what health tourism
is, 40% knew the economicbenefit of medical tourism
is high, 41% named medical tourism as thermal tourism. The
higher the level of education of the the higher the level of
knowledge of medical tourism.
In this descriptive cross-sectional study, random sampling
is made with 95% confidence level and 0.05 error rate.
In the analysis categoric variables n and % values were
shown. Pearson chi-square and Fisher-Freeman-Halton
test was used to compare categoric variables. The significance
level α=0.05 is accepted. Statistical analyzes were performed
using IBM SPSS Statistics 21 software package.
 


Uzm. Dr. Türkan ÖZTÜRK TOPÇU

 
Özet
Pankreas kanseri çok iyi bilindiği gibi prognozu kötü ve sağkalım süresi kısa olan
bir kanser türüdür. Bu kanser türünün erken evrede tanı almasının zor olması, kemoterapi
ve radyoterapi tedavilerine dirençli olmasından dolayı agresif bir hastalıktır. Bu nedenlerden
dolayı pankreas kanserinin nedeninin ve etkili bir tedavi yönteminin bulunması
önemlidir. Fazla kilolu olma, diyabet, sigara ve diyet tanımlanan bazı risk faktörlerindendir.
Sağlıklı yaşama, düzenli egzersiz, sigara içmeme, ideal kiloyu koruma, düşük
yağ ve şeker içeren diyetler pankreas kanseri ve daha birçok kanseri önleme de etkili
olduğu gösterilmiştir. Taze meyve ve sebze tüketimi pankreas kanseri gelişim riskini
azaltmaktadır. Son çalışmalarda kabuklu yemişlerin tüketiminin koruyucu etki gösterdiği
saptanmıştır. Diyetin pankreas kanserine karşı etkili olduğunu gösteren çalışmalara
rağmen bu alanda çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu çalışmada diyet alışkanlığı
ve pankreas kanseri arasındaki ilişkiyi tartıştık.
Abstract
Pankreatic cancer is well known that is has poor prognosis and low survival. Withoout
any doubt the malignancy with the poorest and the lowest survival rate. It is difficult
to diagnose at an early stage and treat due to its resistance to radiotherapy and chemotherapy.
Therefore, there is an urgent need to clarify the causes for pancreatic cancer
and effective treatment methods. Being overweight, smoking, diet have been identified
some risk factors. A diet low in fat and sugars, together with a healthy lifestyle,
regular exercise, weight reduction and not smoking, may contribute to prevent pancreatic
cancer and many other cancer types. Dietary intake of freash fruit, vegetables and
nut has beeb shown to reduce the risk of developing pancreatic cancer . therefore, diet
could have an impact on the development of pancreatic cancer and also further investigations
are needed. We summarizas the key evidence for the role of dietary habits and
their effect on pancreatic cancer.

 

Kitaplarımız

Çocuklarda Ateş

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

Pediatrik Gastroentroloji ve Beslenme

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Pediatri Uzmanı Nasıl Olurum

Selen Yayıncılık

120,00
İncele

Kalp Hastalıklarında Sizin Sorularınıza Cevaplar

Selen Yayıncılık

25,00
İncele

30 SORUDA AŞI

Selen Yayıncılık

150,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.