Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

Çocukluk Çağında Akut İshalleri

Selen Yayıncılık

200,00

Asid Peptik Hastalıklar

Selen Yayıncılık

50,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Mayıs - Haziran 2017

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0461
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 9 Sayı 3
Yayın Periyodu :2 Ayda 1 - Yılda 6 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009 / Kargo karşı ödemelidir.

Öz

Antibiyotikler u¨lkemizde kullanılan ilaclar arasında ilk sırada yer alır. Enfeksiyonla

mu¨cadelede en oÅNnemli silahımız olan antibiyotiklerin, gereksiz recete edilmesi, insanların

recetesiz antibiyotik alabilmeleri ve tıp dışı kullanılmaları direnci arttırmaktadır.

Direnc gelişmesi tedaviyi gu¨cleştirmekte ve ekonomik kayba neden olmaktadır. Akılcı

ilac kullanımını yaygınlaştırmada yasal oÅNnlemler, doğru bilgiye erişim ve eğitim başta

gelen araclardır.

 

Abstract

Antibiotics are among the first drugs used in our country. Antibiotics that our most

important weapon in the struggle against infectious diseases increase resistance unnecessary

prescription, people taking antibiotics without prescription, and in non-medical

use. The development of resistance makes treatment difficult and causes economic

loss. Widespread use of rational drugs is also the primary means of legal measures, right

wisdom access and education.


Öz

Akut bronşiolit bebek ve cocukları etkileyen en sık alt solunum yolu infeksiyonudur.

Respiratuvar sinsityal viru¨s bronşiolite en sık neden olan viru¨stu¨r. Tipik olarak yaşamın

ilk yılındaki bebekleri etkiler. UÅNc-6 aylıkta pik yapar. Bebeklerde 1-3 gu¨n su¨ren korizal

prodromdan sonra solunum cabaları, hışıltı ve yaygın ince rallerin izlediği inatcı oÅNksu¨ru¨kle

seyreder. Hekimler bronşiolite oÅNyku¨ ve fizik muayene bulgularına dayanarak tanı

koymalı ve hastalığın ağırlığını değerlendirmelidirler. Tanı icin rutin laboratuvar ve radyolojik

testler yapılmamalıdır. Coğu cocukta enfeksiyon hafif seyreder ve evde ve birinci

basamakta destekleyici bakımla tedavi edilebilir. Apne, uygun olmayan sıvı alımı

ve ağır solunum yetersizliği varsa cocuk ikinci basamağa sevk edilmelidir.

 

Abstract

Acute bronchiolitis is the most common lower respiratory tract infection to affect infants

and toddlers. Respiratory syncytial virus is the most common viral cause of bronchiolitis.

It typically affects children in the first year of life peaking between three and

six months of age. Infants will have a coryzal prodrome lasting one to three days before

developing a persistent cough followed by increased respiratory effort, wheezing and

diffuse bilateral crackles. Clinicians should diagnose bronchiolitis and assess disease severity

on the basis of history and physical examination. They should not routinely order

laboratory and radiologic studies for diagnosis. Most children have mild disease and

can be managed with supportive care at home or primary care setting. Treatment is merely

supportive. If the children have apnoea, inadequate oral fluid intake and persisting

severe respiratory distress, they should be referred the secondary care setting.


Öz

Hastaneye en sık başvuru sebeplerinden biri olan ağrıyı, her hasta yaşamının bir doÅNneminde

mutlaka yaşar. Ağrı her yaşlıda, farklı şiddette ve farklı ağrı paternlerinde goÅNru¨lse

de her yaşlının hayat kalitesini ve fiziksel fonksiyonlarını olumsuz yoÅNnde etkilemektedir.

OÅNzellikle kronik ağrısı sık tekrarlayan yaşlı hastalarda fizyolojik, psikolojik

ve sosyolojik etkilenmenin daha sık olduğu goÅNru¨lmu¨ştu¨r. Yaşlılığın getirdiği fizyolojik

değişiklikler, eşlik eden kronik hastalıklar ve coklu ilac kullanımı yaşlıları genclere goÅNre

hastalıklara daha yatkın kılar. Atipik semptom ve bulgular yaşlılarda daha sık karşımıza

cıkar. Yaşlılarda ilacların advers etki goÅNru¨lme ve birbiriyle etkileşme riski daha fazladır.

Hastayı değerlendirirken tedavi ve takibini du¨zenlerken yaşlıya oÅNzgu¨ yaklaşımda

bulunmak gerekir. Yaşlılarda coklu ilac kullanımı tedaviyi zorlaştırmakta, maliyet ve sağlık-

sosyal gu¨venlik sistemleri acısından problem meydana getirmektedir. Ağrı, gebelerde

de karşımıza en cok cıkan semptomlardan biridir. Gebelik sırasında da analjezik kullanılması

gereken durumlarla karşı karşıya kalınabilir. Parasetamol tu¨m yaş grubunda

kullanılabilen, yaşlılarda şiddetli olmayan ağrıda ve gebede tercih edilebilecek en gu¨venilir

ve yan etkisi en az olan ilactır.

 

Abstract

Pain is one of the most frequent causes of admission to the hospital , which is an experience

that every individual has experienced throughout in their life. Although pain

is seen in different severe and different pain patterns, it affects the quality of life and physical

functions of elderly patients in the negative direction. Especially in elderly patients

with chronic pain, physiological, psychological and sociological influences are seen to

be more frequent. The physiological changes caused by the elderly, accompanying chronic

diseases and the use of multiple medicines make elderly people more susceptible to

diseases than young people. Atypical symptoms and signs are more common in the elderly.

In the elderly, the adverse effects of drugs and the risk of interacting with each other

are more common. While evaluating the patient, it is necessary to take a special approach

to the elderly while arranging treatment and follow-up. The use of multiple medicines

in the elderly makes treatment difficult and causes problems in terms of cost and

health-social security systems. Pain is one of the most common symptoms in pregnancy.

During pregnancy, analgesics may also be used. Paracetamol is the most safe and least

side effect medication that can be used in the whole age group also in pregnancy and elderly

in less severe pain.


Öz

Otitis externa (OE) dış kulak yolunun, aurikulanın ya da her ikisinin inflamasyonu

ya da infeksiyonudur. Tu¨m yaş gruplarında bulunabilen yaygın bir hastalıktır. Pek cok

etmen OE gelişimine katkı yapar. Akut ya da kronik formda goÅNru¨lebilir. Akut hastalık

sıklıkla bakteriyel ya da fungal enfeksiyonlara bağlıdır. Kronik hastalık sıklıkla yaygın

dermatolojik ya da alerjik sorunun bir parcasıdır. OE tanısı oÅNyku¨ ve otoskopiyi iceren

fizik muayene ile konulur. Coğu olguda goÅNru¨ntu¨leme calışmaları gerekmemektedir. OE’lı

kişilerin coğu ampirik olarak tedavi edilir. Primer tedavi ağrı yoÅNnetimi, debrisin cıkarılması,

oÅNdem ve enfeksiyonu kontrol etmek icin topikal ilacların kullanılması ve katkı

yapan faktoÅNrlerden kacınmayı icerir. AOE hastalarının coğu antibiyotiğin başlanmasından

sonraki 48-72 saat icinde iyileşmeye başlar. Kulak kanalındaki nemliliği en aza indirme,

travma ya da lokal irritasyona neden olan materyallere maruziyetten kacınma gibi

koruyucu oÅNnlemler reku¨rrensi azaltır.

 

Abstract

Otitis externa (OE) is an inflammation or infection of the external auditory canal, the

auricle, or both. It is a common disease that can be found in all age groups. Several factors

can contribute to the development of OE. OE can be seen acute or chronic form. Acute

OE commonly results from bacterial or fungal infections. Chronic OE often is part

of a more generalized dermatologic or allergic problem. Diagnosis of OE is made with the

patient’s history and physical examination, including otoscopy. Imaging studies are not required

for most cases of OE. Most persons with OE are treated empirically. Primary treatment

involves the pain management, removal of debris, administration of topical medications

to control edema and infection, and avoidance of contributing factors. The majority

of patients start to improve within 48-72 hours of antibiotic administration. Preventive

measures reduce recurrences and typically involve minimizing ear canal moisture, trauma,

or exposure to materials that incite local irritation or contact dermatitis.


Öz

Menkes hastalığı X’e bağlı resesif gecişli, nadir goÅNru¨len noÅNrodejeneratif bir hastalıktır.

Klinik bulgular bakır metabolizmasındaki bozukluktan ortaya cıkmaktadır. Hastaların

kliniğinde spesifik sac bulguları olan pili torti ve trikoreksisnodoza oÅNnemli yer tutar.

Buna ek olarak hipotoni, noÅNbet gibi noÅNrolojik bulgular saptanabilir. Serum bakırı ve

seruloplazmin seviyeleri du¨şu¨ktu¨r. Tanı aşamasında P-tipi ATPasegeninde mutasyon saptanması

oldukca spesifiktir. Gu¨nu¨mu¨zde etkin bir tedavisinin bulunmayışı prenatal tanıyı

ve genetik danışmayı oldukca oÅNnemli kılmıştır. Bu makalede hipotoni ile tetkik edilirken

sac bulguları ve genetik calışma sayesinde Menkes hastalığı tanısı alan iki hasta

sunulmaktadır. BoÅNylece tanıda sac bulgularının oÅNnemi vurgulanmak istenmiştir. Ayrıca

hastaların birinde yeni bir mutasyon saptanmıştır.

 

Abstract

Menkesdisease is a rareneurodegenerativedisorderwhich is inherited X-linkedrecessive.

Clinicalfindingsoccursduetodefect in coopermetabolism. In the physical examination,

the pili deposits and trikoreksisnodosa, which have specific hair findings.In addition,

neurological findings such as hypotonia and seizures could be detected. Blood copper

and ceruloplasmin levels are decreased. Mutation on P-type ATPase gene is very spesific.

In Menkes Disease there is no effective treatmentthus prenatal diagnosis and genetic counseling

become very important.Two patients who were being examined with a history of

hypotoni, then he was diagnosed with Menkes disease by the hair findings and genetic studies.

And a new mutation was detected in one of the patients. Wepre sent his cases to emphasize

that Menkes disease typical hair findings to support the diagnosis.


Öz

Boğaz ağrısı ve u¨st solunum yolları enfeksiyonu olanların coğunda etken viruslardır.

Bu enfeksiyonlardan en sık izole edilen enfeksiyon etkeni ise rinovirustur. Bununla

beraber, halen bircok hasta bu enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmaktadır. Gereksiz

yere antibiyotik kullanımı ve bunun sonucunda antibiyotik direnci gelişiminin oÅNnlenmesi

icin oÅNnlem alınmalıdır.

 

Abstract

Most of the infectious agents in sore throat and upper respiratory infections are viruses.

Rhinovirus is the most common infectious agent isolated from these infections.

However, there are still many patients using antibiotics for these infections. Measures

must be taken to prevent this unnecessary use of antibiotics and increase in antibiotic

resistance.


Öz

Amaç: Bu calışmanın amacı 2000-2010 yılları arasında Akdeniz UÅNniversitesi Hastanesine

başvuran 65 yaş u¨stu¨ kişilerin ve du¨şme oÅNzelliklerinin tanımlanmasıdır.

Yöntem: Retrospektif tipte olan bu calışma 2000-2010 yılları arasında Akdeniz UÅNniversitesi

Hastanesine du¨şme nedeniyle başvuran 65 yaş u¨stu¨ kişilerin dosyaları incelenerek

yapılmıştır. Du¨şme nedeniyle başvuran olgularda yaş, cinsiyet, başvuru tarihi, eşlik

eden hastalıkları, kullandığı ilaclar, du¨şmenin oluş şekli, yeri, mevsimlerle ilişkisi,

kazanın ciddiyeti, yaralanma tipi, kırığın hangi vu¨cut boÅNlgesinde oluştuğu, hastanede yatış

su¨resi, tedavi şekli değerlendirilmiştir.

Bulgular: Akdeniz UÅNniversitesi Hastanesine 2000-2010 yılında 555 yaşlı du¨şme nedeniyle

başvurmuştur. Du¨şme nedeniyle başvuran olgular daha cok 75-85 yaş arasındadır.

Olguların, %32,1’ini erkekler, %67,9’unu kadınlar oluşturmaktadır. Du¨şmelerin oluş

şekli olarak ilk sırada aynı seviyeden du¨şme, ikinci sırada yu¨ksekten du¨şme ve u¨cu¨ncu¨

sırada merdiven ve basamaktan du¨şme goÅNru¨lmektedir. Kadınlarda du¨şme oranı erkeklerden

fazladır. Du¨şme genellikle 75-85 yaş arasında daha fazladır. Tu¨m olguların 377’si

(%67,9) 1 kere, 52’si (%9,36) 2 kere, 13’u¨ (%2,34) 3 kere, 6’sı (%1,08) 4 kere, 2’si (%0,36)

ise 5 kere du¨şme nedeniyle hastanemize başvurmuştur.

Sonuç: Yaşlılarda du¨şme oÅNnemli bir sağlık sorunudur. Retrospektif olarak yapılan bu

calışmada yaşlılarda du¨şmenin yaşla birlikte arttığı ve kadınların erkeklere goÅNre daha fazla

du¨ştu¨ğu¨ saptanmıştır. Kronik hastalık varlığı ve ilac kullanımı du¨şmeyi artırmaktadır.

Du¨şmeler en cok ev icinde olmuştur. Yaş arttıkca ev dışı du¨şmeler azalırken evici

du¨şmeler artmıştır. Du¨şme sonrası en cok goÅNru¨len yaralanma tipi kırıklardır. Kırık ve oÅNzellikle

kalca kırığı goÅNru¨lme oranı 75 yaş u¨zerinde artmaktadır. Bu calışmanın retrospektif

tipte olması ve du¨şmelerin belirlenen ICD koddaki dosyaların taranmasıyla yapılması,

daha sonra istenilen bazı bilgilere erişimi imkansız kılmıştır.


Öz

Giriş ve Amaç: Son doÅNnem boÅNbrek yetmezliği olan hastalara multidisipliner yaklaşım

oldukca oÅNnemlidir. Bu multidisipliner yaklaşımda nefroloji uzmanı, kalp ve damar

cerrahisi uzmanı koÅNşe taşlarını oluşturmaktadır. Bu calışmada amacımız renal replasman

tedavisi olarak hemodializ uygulanan hastaların demografik oÅNzelliklerini, KBH etyolojilerini,

eşlik eden hastalıkları, hemodiyaliz icin kullanılan damar giriş yollarının değerlendirilmesi,

hemodiyalize acil veya planlı başlama yaklaşımı, AVF acılma zamanı,

diyaliz erişim yolu tipinin değerlendirilmesi amaclanmıştır.

Materyal ve Metod: Calışmamıza Ocak 1996- Aralık 2016 yılları arasında Ordu

UÅNniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ordu Devlet Hastanesi Nefroloji kliniğine

başvuran kronik boÅNbrek yetmezliği tanısı almış hemodializ uygulanan 347 olgunun

dosyaları geriye doÅNnu¨k olarak incelenmiştir. Olguların hemodialize başlama şekli, nefrolog

takip su¨releri, olguların yaş aralıkları, KBY ye eşlik eden komorbid durumlar, hemodialize

girme su¨releri, hemodializ icin vasku¨ler erişim yolları her olgu icin ayrı ayrı

kaydedilmiştir.

Bulgular: Calışmamıza dahil edilen 347 olgunun yaş gruplarına goÅNre dağılımı; 31’i

18-40 yaş arası, 179‘u 41-65 yaş arası, 130‘ u 66-85 yaş arası, 7‘si 86 yaş ve u¨zeri idi.

Olguların 141’i bayan, 206 ‘sı erkekti. KBYetyolojisi acısından dağılımlar ise; 137‘si

diabetik nefropati, 100 olgu hipertansiyon, 17‘si u¨rolitiazis, 31 ‘i polikistik boÅNbrek hastalığı,

15’i glomerulonefrit, 3’u¨ amiloidoz, 2‘si nefrotoksisite, 16‘sı travma, boÅNbrek agenezisi

v.s diğer nedenler, 26 ‘sı ise sebebi bilinmeyen etyolojiye sahipti. Tu¨m yaş grupları

ayrı ayrı analiz edildiğinde diabet yine en yu¨ksek ortalamaya sahipti. Olgular ilk hemodializ

acil mi? planlı mı? acısından değerlendirildiğinde; %66.2‘sine planlı, %33.8‘ine acil

olarak hemodializ uygulanmıştı. Planlı hemodializlerin %72.3‘u¨ nefroloji yan dal uzmanları

tarafından, %27,7’si ise ic hastalıkları uzmanları tarafından planlanmıştı.

Sonuç: Sonuc olarak, son doÅNnem boÅNbrek yetmezliği olup hemodializ programına

alınan hastaların hemodializ giriş yolu oluşturulması ve bu vasku¨ler giriş yolunun takibi

ve devamlılığının sağlanması nefroloji uzmanı, kalp damar cerrahisi uzmanı ve radyoloji

uzmanının birlikte işbirliği icinde calışmasına bağlıdır.


Öz

NoÅNbetler en sık pediatrik noÅNrolojik hastalıktır. Yaşamın ilk 16 yılında cocukların %4-

10’u en az noÅNbet gecirmektedir. En yu¨ksek insidans 3 yaşından ku¨cu¨k cocuklardadır. Aktif

noÅNbet geciren cocuklarda havayolunun acık tutulması ve noÅNbetin durdurulması ilk oÅNnceliktir.

Aktif noÅNbet geciren cocuklarla karşılaşan aile hekimlerinin ilk acil tedavilerini yapması

gerekebilmektedir. Doğru tedavi ve uygun şekilde sevk cocuğun yaşamını koruyabilir.

 

Abstract

Seizures are the most common pediatric neurologic disorder with 4% to 10% of children

suffering at least one seizure in the first 16 years of life. The incidence is highest in

children younger than 3 years of age, with a decreasing frequency in older children. Airway

management and termination of the seizure are the initial priorities in patients who

are actively seizing. Family physicians encountering children with seizures may need

to perform the first emergency treatment. Proper treatment and appropriate referral can

protect the child's life.

Kitaplarımız

ÇOCUK ENFEKSİYONLARINA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

Kanıta Dayalı Dermatolojik Tedavi

Selen Yayıncılık

225,00
İncele

Çocuklarda Ateş

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

30 SORUDA AŞI

Selen Yayıncılık

150,00
İncele

30 Soruda Grip

Selen Yayıncılık

100,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.