Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Mayıs - Haziran 2016

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : ISSN: 1309-0461
Online ISSN : .................
Dil : Türkçe - İngilizce
Cilt : Cilt: 8 Sayı: 3
Yayın Periyodu :2 Ayda 1 - Yılda 6 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009 / Kargo karşı ödemelidir.

Özet
“Palyatif” sözcüğü, kısa bir tanım ile “rahatlatmak, dindirmek” anlamına gelmektedir.
Latince “Palliate”den köken alan “Palyatif” sözcüğü,aynı zamanda “pelerin ile
örtülü”olarak da tanımlanmaktadır.Yapılan tanımlamalara bakıldığında; palyatif bakım,
Hospis bakımı, terminal dönem hasta bakımı, yaşam sonu bakım gibi kavramlarınbirbirinin
yerine kullanıldığı görülür. Palyatif bakım gereksinimi, dünya nüfusunun giderek
yaşlanması, başta kanser olmak üzere, özellikle kardiyovasküler ve respiratuar sistemi
etkileyen, diğer bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların da çoğalmasıyla, küresel olarak
artmıştır. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Hospis Palyatif Bakım Birliği, ortaklaşa
oluşturduğu Küresel Palyatif Bakım Atlası’nda bu konuyu vurgulamıştır.Bu derleme, palyatif
bakımın çeşitli tanım ve özelliklerini gözden geçirmek, palyatif bakım kavramının
farklı boyutlarını ele almak ve palyatif bakım felsefesini, aile hekimliği disipliniyle örtüşen
yönlerini vurgulayarak açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.
Abstract
“Palliative” as a brief definition, means “relieve, alleviate”. “Palliative” origin of “Palliate”
in Latin, also means “cloaked”. Looking up the definitions; it is seen that some
concepts such as palliative care, hospice care, terminal stage patient care, end-of life care
are used instead of each other.The need for palliative care increases globally by aging
of world population, increasing the other non-communicable diseases mainly cancer, which
affects especially cardiovascular and respiratory systems. World Health Organization and
Worldwide Hospice Palliative Care Alliance emphasizes this issue in the Global Atlas
of Palliative Care which prepared together. This review is prepared on the purpose of
revise different definitions and features of palliative care, discussing the different dimensions
of palliative care and explaining the philosophy of palliative care through emphasizing
the aspects matched up with family medicine disciplinary.


Özet
Palyatif bakımda ayrıntılı ve iyi yapılmış bir değerlendirme kanser hastalarının genel
iyilik halinin değerlendirilmesi için çok önemlidir. Değerlendirmede detaylı bilgi toplayıp
hastaya verilecek palyatif bakımı yönlendirmek temel amaçtır. Bu amaçla hastaların
mevcut durumlarının ortaya konması, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve buna göre bir
öncelik sırası oluşturularak multidisipliner bir yaklaşım izlenmesi gerekmektedir.
Hastanın ilk değerlendirmesi hastayı takip eden hekim tarafından yapılmalı ve palyatif
bakım ihtiyacı olup olmadığını anlamak amacıyla tarama şeklinde olmalıdır. Tarama
kriterlerini karşılayan hastalara ayrıntılı bir palyatif bakım değerlendirmesi yapılmalıdır.
Bu hastaların belirti ve klinik bulguları çok kısa sürede değişebileceğinden hastaların
her muayenesinde palyatif bakım ihtiyacı için tarama yapılmalıdır. Yapılan değerlendirmeler
not edilmeli, ekibin diğer üyeleri tarafından anlaşılabilir ve kolay erişilebilir
olmalıdır. Hastalığın iyi yönetilebilmesi için hastanın semptomlarının, karşılaştığı
yan etkilerin, fonksiyonelliğinin, yaşam kalitesi ve tedaviye uyumunun çok dikkatli
değerlendirilmesi gerekir.
Palyatif bakım hastalarının değerlendirilmesinde pek çok ölçek kullanılmaktadır. En
sık kullanılan ölçekler örneğin Edmonton Semptom Tanılama Ölçeği, Karnofsky Performans
Skalası, Katz’ın Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi makalede tartışılacaktır.
Abstract
In palliative care, a detailed and careful evaluation is very important for general wellbeing
of cancer patients. The main purpose in the evaluation must be to plan the palliative
care according to the patients needs. Therefore a multidisciplinary approach should
be aimed to detect the present status, their needs and subsequently to institue a priority
care program. The initial evaluation of patient should be performed by the doctor
who follows the patient, and it must be in the form of screening to detect the presence
of palliative care needs. Afterwards, the patients who are in need of palliative care must
be evaluated for a detailed pallliative care assessment. Since the clical findings and
symptoms of the patients can be changed in the short time screening for palliative care
need should be done at every visits. Screening informations should be noted and easily
reachable and understandable for other team members. For the succesful management
of patients, the symptoms , adverse effects, quality of and compliance with medications
must be a evaluated carefully. Many questionnaires and scales are used palliative care.
Some of the frequently used scales like Edmonton Symptom Assessment Scale, Karnofsky
Performance Scala, Katz’ Daily Life Activities will be discussed in the text.


Özet
Palyatif bakım, tıp alanında kür sağlamaksızın semptomların giderilmesi ya da hafifletilmesi
anlamında kullanılan bir terimdir. Yaşamı tehdit eden hastalığa bağlı olarak
ortaya çıkan semptomların ve yandaş sorunların erken ve kapsamlı bir biçimde tanımlanarak
önlenmesi ve azaltılması fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi gereksinimlerin
karşılanmasına yönelik uygulamalar palyatif bakım kapsamında yer alır (1).
Malnutrisyon global bir toplum sağlığı sorunudur.Palyatif bakım hastaları nütrisyonel
yönden değerlendirilmeli, gerekli görülen hastalara beslenme desteği başlanmalı ve
düzenli aralıklarla izlenmelidir. Beslenme tedavisi planlanırken ağız yolu ile beslenme
öncelikli olmalıdır. Hasta için uygun gıdalarla diyet düzenlenip oral alım zorlanmalıdır.
Doğal beslenme en kolay ulaşılabilecek, en ucuz yöntemdir.
Tüm çabalara rağmen doğal beslenme yeterli olmuyorsa, malnutrisyon gelişmeden
sindirim sisteminin fonksiyonelliğine göre enteral ya da parenteral beslenme desteği başlanır.
Aksi takdirde malnütrisyon, yara iyileşmesinde bozulmaya, immun sistemin baskılanmasına,
çizgili kas kitlesinde azalmaya, barsak mukozasında atrofiye, yaygın ödem
gelişimine, kognitif fonksiyonlarda gerilemeye yol açar.
Abstract
Palliative care, in the medical field, is a term that is used for relieving and alleviating
the symptoms without curing. Prevention and reduction of life-threatening
symptoms resulting from the disease and related problems with early and comprehensive
diagnosis; and applications towards the physical, psychological, social and spiritual
needs of patients are all within the scope of Palliative care (1).
Malnutrition is a global public health problem. Palliative care patients should be evaluated,
if needed nutritional support should be started and they should be monitored at
regular intervals. While planning the Nutritional Therapy, feeding orally should be a priority.
Appropriate diet for the patient should be arranged and the patient should be forced
for oral intake first. Natural feeding is the easiest and cheapest method.
Despite all the efforts, if feeding in natural ways is not enough, before malnutrition
occurs enteral or parenteral nutritional support is initiated according to the functionality
of the digestive system. Otherwise, malnutrition causes impaired wound healing, suppression
of the immune system, a decrease in skeletal muscle mass, atrophy of the intestinal
mucosa, generalized edema development and decline in cognitive functions.


Özet
Amaç: Çalışmamızda palyatif bakım desteği verilen evde bakım hastalarında beslenme
durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma Hastanesi Evde
Bakım Biriminin takip ettiği palyatif bakım hastalarının beslenme durumu MNA (Mini
Nütrisyonel Asesment) testiyle değerlendirildi ve malnütrisyon oranı ortaya konuldu.
Bulgular: Yaş ortalaması 74.55±16.71 yıl olan 207 (%60.3)’si kadın ve 136
(%39.7)’sı erkek 343 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların MNA puan ortalaması
15.49±6.25 olarak hesaplandı. Hastaların %52.8 (n:181)’inde malnütrisyon, %39.4
(n:135)’ünde malnütrisyon riski ve % 7.9 (n:27)’unda normal nütrisyon durumu saptandı.
Normal nütrisyonlu hasta grubu ile malnütrisyonlu veya malnütrisyon riski taşıyan
grup arasında yaş yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmedi (sırasıyla
P:0.95 ve p:0.56). Malnütrisyon durumu, cinsiyete göre değerlendirildiğinde de
istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p:0.12).
Sonuç: Palyatif bakım hastalarında malnütrisyonun sık karşılaşılan bir durum olduğu
daima akılda tutulmalı ve hastalara nütrisyon taraması yapılmalıdır. Taramanın sonuçlarına
göre gerekirse besin desteği verilmelidir.
Abstract
Objective: This study aimed to evaluate the nutritional status of patients receiving
palliative care support by home health care service.
Materials and Methods: Nutritional status of the palliative care patients followed
by Ordu University Medical Faculty Training and Research Hospital Home Health Care
Unit was assessed with Mini Nutritional Asesment (MNA) test and revealed malnutrition
rates.
Results: A total of 343 patients included in the study.The mean age of the patients
was74.55 ± 16.71 years. There were 207 (%60.3) female and 136 (%39.7) male patients.
The mean MNA score was 15.49 ± 6:25 in the study. According to MNA test results, 52.8%
(n = 181) of patients in malnutrition, 39.4% (n = 135) of patients in malnutrition risk and
7.9% (n = 27) of patients in normal nutritional status were determined. We did not detect
a statistically sinificant differance between normal nutritional group and malnutriton
risk or malnutrition groups according to age (respectively P = 0.95 and p = 0.56).
There was no statistically significant differance betweeen the groups when malnutrition
status assesed according to gender (p: 0,12).
Conclusions: Malnutrition is a common condition in palliative care patients and this
condition should be kept in mind and nutritional screening should be done. According
to the results of screening should be given nutritional support if necessary.


Özet
Amaç: Çalışmamızda palyatif bakım desteği verilen evde bakım hastalarında beslenme
durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma Hastanesi Evde
Bakım Biriminin takip ettiği palyatif bakım hastalarının beslenme durumu MNA (Mini
Nütrisyonel Asesment) testiyle değerlendirildi ve malnütrisyon oranı ortaya konuldu.
Bulgular: Yaş ortalaması 74.55±16.71 yıl olan 207 (%60.3)’si kadın ve 136
(%39.7)’sı erkek 343 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların MNA puan ortalaması
15.49±6.25 olarak hesaplandı. Hastaların %52.8 (n:181)’inde malnütrisyon, %39.4
(n:135)’ünde malnütrisyon riski ve % 7.9 (n:27)’unda normal nütrisyon durumu saptandı.
Normal nütrisyonlu hasta grubu ile malnütrisyonlu veya malnütrisyon riski taşıyan
grup arasında yaş yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmedi (sırasıyla
P:0.95 ve p:0.56). Malnütrisyon durumu, cinsiyete göre değerlendirildiğinde de
istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p:0.12).
Sonuç: Palyatif bakım hastalarında malnütrisyonun sık karşılaşılan bir durum olduğu
daima akılda tutulmalı ve hastalara nütrisyon taraması yapılmalıdır. Taramanın sonuçlarına
göre gerekirse besin desteği verilmelidir.
Abstract
Objective: This study aimed to evaluate the nutritional status of patients receiving
palliative care support by home health care service.
Materials and Methods: Nutritional status of the palliative care patients followed
by Ordu University Medical Faculty Training and Research Hospital Home Health Care
Unit was assessed with Mini Nutritional Asesment (MNA) test and revealed malnutrition
rates.
Results: A total of 343 patients included in the study.The mean age of the patients
was74.55 ± 16.71 years. There were 207 (%60.3) female and 136 (%39.7) male patients.
The mean MNA score was 15.49 ± 6:25 in the study. According to MNA test results, 52.8%
(n = 181) of patients in malnutrition, 39.4% (n = 135) of patients in malnutrition risk and
7.9% (n = 27) of patients in normal nutritional status were determined. We did not detect
a statistically sinificant differance between normal nutritional group and malnutriton
risk or malnutrition groups according to age (respectively P = 0.95 and p = 0.56).
There was no statistically significant differance betweeen the groups when malnutrition
status assesed according to gender (p: 0,12).
Conclusions: Malnutrition is a common condition in palliative care patients and this
condition should be kept in mind and nutritional screening should be done. According
to the results of screening should be given nutritional support if necessary.


Özet
Yaşamı tehdit eden bir hastalığa sahip hastada semptomların erken tanılama ve değerlendirilmesi
sonrası acı çekmenin önlenmesi ve yaşam kalitesini artırmanın hedeflendiği
multidisipliner bir yaklaşım olan palyatif bakım günümüzde hızlı bir gelişme göstermektedir.
Palyatif sürecde hastalığın neden olduğu ağrı, bası ülseri gibi semptomların
önlenmesinde uygulanan farmakolojik ve non-farmakolojik yöntemler terminal dönemdeki
hastaya son ana kadar kaliteli bir yaşam sunmaktadır. Hastanede yatış süresini
morbidite ve mortalite oranlarını arttırarak yaşam kalitesini oldukça düşüren bası ülserlerinin
önlenmesi palyatif bakımda en öncül hedeflerdendir. Bu çalışmamızda terminal
dönemdeki hastalarda bası ülseri oluşumunu önleme, ağrı ve acısının azaltılmasında
sağlık sisteminde uygulanan güncel uygulamalar derlenmeye çalışılmıştır.
Abstract
Palliative care is an interdisciplinary approach in patients with a life-threatening disease,
after early diagnosis and post-evaluation; our goal is the prevention of pain to improve
the quality of life. Palliative care has been developing rapidly today. The pharmacological
and non-pharmacological methods to prevent pain and pressure ulcers due to
the disease offers a high quality life to the patient in the terminal stage of disease. The
pressure ulcers increase the length of hospital stay, morbidity and mortality rates so decrease
the quality of life. Our antecedent goal is to prevent pressure ulcers during palliative
care. In this study we tried to complie the current practice applied in the health care
system to reducing the pain and to preventing the formation of pressure ulcers in patient
in the terminal stage.


Özet
Yaşamı tehdit eden bir hastalığa sahip hastada semptomların erken tanılama ve değerlendirilmesi
sonrası acı çekmenin önlenmesi ve yaşam kalitesini artırmanın hedeflendiği
multidisipliner bir yaklaşım olan palyatif bakım günümüzde hızlı bir gelişme göstermektedir.
Palyatif sürecde hastalığın neden olduğu ağrı, bası ülseri gibi semptomların
önlenmesinde uygulanan farmakolojik ve non-farmakolojik yöntemler terminal dönemdeki
hastaya son ana kadar kaliteli bir yaşam sunmaktadır. Hastanede yatış süresini
morbidite ve mortalite oranlarını arttırarak yaşam kalitesini oldukça düşüren bası ülserlerinin
önlenmesi palyatif bakımda en öncül hedeflerdendir. Bu çalışmamızda terminal
dönemdeki hastalarda bası ülseri oluşumunu önleme, ağrı ve acısının azaltılmasında
sağlık sisteminde uygulanan güncel uygulamalar derlenmeye çalışılmıştır.
Abstract
Palliative care is an interdisciplinary approach in patients with a life-threatening disease,
after early diagnosis and post-evaluation; our goal is the prevention of pain to improve
the quality of life. Palliative care has been developing rapidly today. The pharmacological
and non-pharmacological methods to prevent pain and pressure ulcers due to
the disease offers a high quality life to the patient in the terminal stage of disease. The
pressure ulcers increase the length of hospital stay, morbidity and mortality rates so decrease
the quality of life. Our antecedent goal is to prevent pressure ulcers during palliative
care. In this study we tried to complie the current practice applied in the health care
system to reducing the pain and to preventing the formation of pressure ulcers in patient
in the terminal stage.


Özet
Bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel sağlık alanında önemli ilerlemeler kaydedilmektedir.
Erken tanı ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler hastalıklara bağlı ölümleri
azaltmakta, beklenen yaşam süresini ise uzatmaktadır. Sonuçta palyatif bakımın önemi
her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Palyatif bakımda yaşam ve ölüm normal süreçler
olarak görülür. Amaç; onaylanan yaşamı ve kabullenilen ölümü normal sürecinde
götürmek ve bu süreçte hastanın gereksinimlerini karşılamaktır. Bu amaçla süreç dahilinde
karşılaşılan semptomların tedavisi ön plana çıkmaktadır.
Abstract
Scientific and technological developments are in line with significant progress in the
field of health. Early diagnosis and treatment methods have been progresses to reduce
deaths due to diseases, and therefore they have extended the life expectancy. The result
is a better understanding of the importance of palliative care day by day. Life and death
are seen as a normal process in palliative care. The goal is to regulate the normal process
of life and death, and also to fulfill patients’ needs in their life. Thus, the treatment
of symptoms have become of the highest priority.


Özet
Tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemleri günlük yaşamımızda sağlık ile ilgili her
alanda karşımıza çıkmaktadır. Palyatif bakımda da modern tedavi protokollerine ek olarak
tamamlayıcı tedaviler hastalar tarafından kullanılmaktadır. Tamamlayıcı tedavinin
hastalar tarafından kullanım sıklığı bir çalışmada % 37-83 olarak bulunmuştur. Masaj
terapisi, müzik terapisi, terapötik dokunma ve evcil hayvanlar ile terapi Amerika’da hospislerde
en sık kullanılan tamamlayıcı yöntemlerdir. Bu makalede palyatif bakımda kullanılan
tamamlayıcı tedavi yöntemleri hakkında bilgi verilmesi amaçlanmaktadır.
Abstarct
Complementary and alternative therapies increasingly come across in all areas related
to health in our daily lives. Complementary therapies are used by patients in palliative
care in addition to modern treatment protocols. In a study, The frequency of using
complement treatment by the patient's were 37-83%. Massage therapy, music therapy,
therapeutic touch and pet therapy are the most commonly used complementary methods
in hospice in the United States. This article aims to give information about complementary
therapies used in palliative care.


Özet
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de beklenen yaşam süresi
artmıştır. Bununla birlikte tıp alanındaki gelişmeler sonucunda hastalıklara bağlı akut
ölümler azalırken, ciddi kronik hastalığı olan insan nüfusu artmaktadır. Yaşamı tehdit
eden kronik hastalıklar ve beraberindeki komplikasyonlar hasta ve aile bireyleri için ciddi
sıkıntılar oluşturmakta ve yaşam kalitelerini ciddi derecede bozabilmektedir. Palyatif
bakım hasta ve aile bireylerinin hastalığa bağlı çektikleri acıların rahatlatılması ve yaşam
kalitelerin yükseltilmesini amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu nedenle palyatif bakım
tüm dünyanın gündeminde olan bir konudur. Bu makalede, palyatif bakım ve yaşam kalitesi
ile ilgili kavramlar ve güncel yaklaşımlar tartışılmıştır.
Abstract
As in developed and developing countries, life expectancy has increased also in our
country. At the same time as a result of medical advances, population with serious chronic
diseases is increasing while deaths due to acute illness decreases. Life-threatening
chronic diseases together with accompanying complications causes serious problems for
patients and family members and severly impair their quality of life. Palliative care is
an approach that aims to relieve the suffering from ilness and upgrade the quality of life
of patients and family members.. Therefore palliative care which is a very important issue
in all the world's agenda. In this article, the concepts and the current approaches regarding
the palliative care and quality of life are discussed.


Özet
Tıptaki ilerlemeler sonucu yaşam beklenti süreleri uzamaktadır buna bağlı olarak artık
daha ileri yaşta ve daha komplike ölümlerle karşılaşılır olmuştur. Hastalar ve yakınları
özellikle terminal dönemdeki vakalarda çoğu zaman ölümü kabullenir olmuşlardır
ancak daha konforlu ölüm beklentileri yükselmektedir. Sağlık çalışanları ise hastaların
son dönemlerine ait kararlarını uygulamak istemekle birlikte mevcut yasal düzenlemeler
bazı isteklerin uygulanmasına uygun değildir. Özellikle yurt dışında DNR ‘Do Not
Resuscitate’ veya CPR (Kardiyo Pulmoner Resussitasyon) negatif hasta kavramları yaygınlaşmaktadır.
Fakat mevcut yasal düzenlemelerle kardiyopulmoner arrest gelişen hastaya
müdahale etmemek, hastaya pasif ötenazi uygulamakla eşdeğer tutulmakta ve cezası
1-3 yıl arası hapis olabilmektedir. Palyatif bakımda hastaya biyolojik destek sağlanırken,
kimi hastalar da manevi olarak ölüme hazırlanmaktadır. Mevcut tedavilerin artık
yaşam süresini uzatmayacağını öğrenen hasta, palyatif bakım ünitelerinde kendi çizdiği
sınırlar içerisinde çevresi ile vedalaşmaktadır. Yaşam hikayemizin başlangıcı ve seyrinden
de önemlisi bitiş şeklidir. Palyatif bakım ünitelerinde geriye dönüşsüz hastalara
güzel ve onurlu bir ölüm imkânı hazırlanmalıdır.
Abstract
Life expectancy periods lengthen due to advances in medicine, and so we face more
complicated deaths at more advanced ages. While patients and their relatives usually embrace
death especially in terminally ill cases, their expectations for a 'good death' increase.
However, while health care workers wish to implement the decisions of the patients
concerning their last stages of life, existing legislation is not suitable for the implementation
of some requests. DNR ‘Do Not Resuscitate’ or CPR (-) (Cardio Pulmonary Resuscitation
negative) patient whom CPR is not indicated become more widespread especially
in abroad. But, according to the existing legislation, not to interfere in patients
with cardiopulmonary arrest is assumed as equivalent to passive euthanasia to the patient
and it can be sentenced to 1-3 years of imprisonment. While biological support is
provided to the patient in palliative care, some patients are morally prepared for death.
The patient who learns that existing treatments can’t lengthen the lifetime anymore make
his farewells with his environment within the limits he draws himself in palliative care
units. What is more important than the beginning and course of our life story is maybe
the way it ends. A good and honorable death opportunity must be provided for the noncurative
patients.


Özet
Evde sağlık hizmetleri ve palyatif bakım birbiri ile koordineli yürütülmesi gereken,
birçok sağlık çalışanının birlikte çalıştığı bir hizmettir.Yükselen ortalama yaşam süresi
ile beraber her geçen yıl daha fazla insanın palyatif bakım ve evde sağlık hizmetlerine
ihtiyaç duyması kaçınılmazdır. Palyatif bakım, hastanelerin palyatif bakım servislerinde
başlasa dahi, evde sağlık hizmetleri ile devam etmesinin hastalar ve yakınları üzerinde
olumlu etkileri görülmüştür. Bu yazıda evde sağlık hizmetleri ve palyatif bakım
hizmetinin entegrasyonunun nasıl olacağı ve ne gibi faydaları olduğu tartışıldı.
Abstract
Home health services and palliative care together with coordinated should be executed
with the contribution of many health professionals working together side by side.
As the average life expectancy rises, the need for home care and palliative care increases.
Even if palliative care begins at hospital and continues at home with the help of home
car services, it has a positive impact on patients and the relatives of the patients. In this
article, the integration of home care and palliative and the benefits of this integration will
be discussed.


Özet
Evde sağlık hizmetleri ve palyatif bakım birbiri ile koordineli yürütülmesi gereken,
birçok sağlık çalışanının birlikte çalıştığı bir hizmettir.Yükselen ortalama yaşam süresi
ile beraber her geçen yıl daha fazla insanın palyatif bakım ve evde sağlık hizmetlerine
ihtiyaç duyması kaçınılmazdır. Palyatif bakım, hastanelerin palyatif bakım servislerinde
başlasa dahi, evde sağlık hizmetleri ile devam etmesinin hastalar ve yakınları üzerinde
olumlu etkileri görülmüştür. Bu yazıda evde sağlık hizmetleri ve palyatif bakım
hizmetinin entegrasyonunun nasıl olacağı ve ne gibi faydaları olduğu tartışıldı.
Abstract
Home health services and palliative care together with coordinated should be executed
with the contribution of many health professionals working together side by side.
As the average life expectancy rises, the need for home care and palliative care increases.
Even if palliative care begins at hospital and continues at home with the help of home
car services, it has a positive impact on patients and the relatives of the patients. In this
article, the integration of home care and palliative and the benefits of this integration will
be discussed.


Özet
Evde sağlık hizmetleri ve palyatif bakım birbiri ile koordineli yürütülmesi gereken,
birçok sağlık çalışanının birlikte çalıştığı bir hizmettir.Yükselen ortalama yaşam süresi
ile beraber her geçen yıl daha fazla insanın palyatif bakım ve evde sağlık hizmetlerine
ihtiyaç duyması kaçınılmazdır. Palyatif bakım, hastanelerin palyatif bakım servislerinde
başlasa dahi, evde sağlık hizmetleri ile devam etmesinin hastalar ve yakınları üzerinde
olumlu etkileri görülmüştür. Bu yazıda evde sağlık hizmetleri ve palyatif bakım
hizmetinin entegrasyonunun nasıl olacağı ve ne gibi faydaları olduğu tartışıldı.
Abstract
Home health services and palliative care together with coordinated should be executed
with the contribution of many health professionals working together side by side.
As the average life expectancy rises, the need for home care and palliative care increases.
Even if palliative care begins at hospital and continues at home with the help of home
car services, it has a positive impact on patients and the relatives of the patients. In this
article, the integration of home care and palliative and the benefits of this integration will
be discussed.

Kitaplarımız

Asid Peptik Hastalıklar

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Dermatolojik Hastalıklarda Çinko`nun Önemi

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Pediatri Uzmanı Nasıl Olurum

Selen Yayıncılık

120,00
İncele

Hipertansıyon Hakkında Bilinmesi Gerekenler TÜKENDİ

Selen Yayıncılık

0,00
İncele

Kardiyoloji Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Selen Yayıncılık

250,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.