Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar



Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Kasım - Aralık 2014 TÜKENDİ

0,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 210,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 1309-0461
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 6 Sayı:6
Yayın Periyodu :2 Ayda 1 - Yılda 6 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2009

Özet

Spinning, özel tasarlanmış sabit bir bisiklet ile yapılan aerobik bir egzersizdir. Pedal çevirdikçe hız daha da artar. Spinning ciddi miktarda kalori yaktıran (45 dakikada 450 kalori) ve kalbin hızlı kan pompalamasını sağlayan bir egzersizdir. Aşırı ve kontrolsu¨z egzersiz rabdomiyolize neden olabilir. Rabdomiyoliz, travmatik (deprem, trafik kazası vb.) veya nontravmatik nedenlere bağlı olarak çizgili kas hu¨crelerinin akut nekrozu sonucu kas hu¨cre içeriğinin dolaşıma katılmasıyla gelişen klinik ve biyokimyasal bir sendromdur. Klinik seyir, asemptomatik tablo, miyopati, hayatı tehdit eden hipovolemik şok, kardiyak aritmi ve akut böbrek yetmezliğine kadar değişkenlik gösterebilir. Miyoglobinu¨ri kas hu¨cre yıkımının en belirgin sonucudur ve vakaların %15-33’u¨nde böbrek yetmezliğine neden olur. Bu yazıda Spinning sonrası miyopati ve rabdomiyoliz gelişen bir olgu sunuldu.

Abstract

Spinning is a kind of aerobic exercise that perform with a special bicycle. Speed increases with pedal. You can burn lots of calories with Spinning (450 calories in 45 minutes) and the heart pump the blood more speddy. Rhabdomyolisis is a clinical and biochemical syndrome resulted from acute necrosis of strained muscles and release of these into the circulation due to traumetic (aerthquake, traffic cident etc.) or non-traumatic causes. Clinical course may vary from an asemptomatic syndrome to myopathy, lifethreatening hypovolemic shock, cardiac arrhythmias or acute renal failure. Myoglobinuria is the most prominent consequence of muscle cell damage that results with renal failure in %15-30 of patients. In this paper, a cause with myopathy and rhabdomyolisis as a result of Spinning is presented.

Uzm. Dr. İrem ÖNER ÖZKARA

Uzm. Dr. Gu¨lay YILMAZ

Uzm. Dr. Can SEVİNÇ


Özet

Kanser, tek bir hu¨credeki değişim ile başlar. Bu değişim dış etkenler veya genetik faktörler ile başlatılabilinir. Kanser du¨nya çapında önemli ölu¨m nedenlerinden birisidir ve tu¨m ölu¨mlerin yaklaşık %14’nu¨ oluşturmaktadır. Akciğer, mide, karaciğer, kolon ve meme kanseri ölu¨me en sık neden olan kanserlerdir. Bu yazıda mide kanserinin klinik özellikleri, etiyoloji, insidans, risk faktörleri ve önlenmesi konuları değerlendirilecektir.

Abstract

Cancer starts with a change in one single cell. This change may be initiated by external agents and genetic factors. Cancer is a leading cause of death worldwide and accounts for 8,2 million deaths (around 14% of all deaths) in 2012. Lung, stomach, liver, colon and breast cancer cause the most cancer deaths each year. In this review, different aspects of gastric cancer; including clinical characteristic of gastric cancer, etiology, incidence, risk factors, prevention are studied.

Uzm. Dr. İrem ÖNER ÖZKARA

Uzm. Dr. Meral GÜNALDI


Özet

Meme kanseri (MK), kadınlarda tu¨m kanserlerin arasında en sık tanı konulan ve ölu¨me neden olan kanserlerden birisidir. MK nin farkındalığı ve erken tanı konulması ile pek çok u¨lkede insidansı 1980-2010 yıllarının son çeyreğinde hızlı bir şekilde artış göstermiştir. Bu yu¨zden MK riskini arttıran nedenler, yu¨ksek riskli kadınlar için riski azaltma ve tarama hakkındaki çalışmalar önem kazanmıştır. Son gelişmelerle, yu¨ksek riskli kadınlar için riskin belirlenmesi, tanının önceden konması, cerrahi yaklaşım ve medikal tedavi ile sağkalım su¨resi anlamlı ölçu¨de etkilenmiştir.

Abstract

In women, breast cancer (BC) is the most frequently diagnosed malignancy and it has the highest death rate of all cancers. The incidence of BC in several countries has risen more than 25% between 1980 and 2010, thanks to BC awareness and early detection of breast malignancy. Therefore, the causes of increased risk of breast cancer have gained importance in society, especially for high risk women in the areas of decreasing and screening studies. For women with determined risks, early diagnosis, new surgical techniques, and medical therapy have affected survival significantly in recent developments.

Uzm. Dr. Meral GÜNALDI


Özet

Şant cerrahisi hidrosefali, siringomiyeli ve idiopatik intrakranial hipertansiyon gibi pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan nöroşiru¨rji pratiğinin en önemli uygulamalarından biridir. Çoğu zaman hayat kurtarıcı bir uygulama olmasına rağmen, komplikasyon oranları yu¨ksektir. Gu¨nu¨mu¨ze kadar şant problemlerinin çözu¨mu¨ amacıyla pek çok şant tipi ve şant cerrahisi tekniği geliştirilmiştir. Hastaya kullanılacak şant tekniği ve şant tipine, hastalığa göre karar verilmelidir. Bu yazıda genel olarak, şant cerrahisi ve tekniklerine değineceğiz.

Abstract

Shunt surgery, which is used for therapy of numerous diseases like hydrocephalus, pseudotumor cerebri and syringomyelia, is one of the most important procedure of neneurosurgery practise. Complication ratio is high despite of lifesaving procedure mostly. Until today, plenty of shunt type and shunt techniques have been developed for solve of the shunt problems. It should be decide that it will be used shunt techniques and shunt type according to disease. We will make mention of shunt surgery and its’ techniques in this report.

Uzm. Dr. OÅNmu¨r GÜNALDI

Uzm. Dr. Fatih CESUR


Özet

Kalsifiye kronik subdural hematom çok nadir göru¨len bir antitedir. Bu olgularda ossifiye membranın eksize edilip edilmemesi tartışmalıdır. 16 yaşında erkek hasta, 15 yıl önce V-P shunt operasyonu geçirmiş. Kafa içi basınç artış kliniği ile yatırıldı ve opere edildi. Semptomatik, genç hastalarda ve serebral kompresyonun belirgin olduğu olgularda ossifiye membranın eksize edilmesi gerektiğini du¨şu¨nu¨yoruz.

Abstract

Ossified chronic subdural hematoma is a very rarely seen entity. In these cases, it is controversial the excision of the ossified membrane. 16 years old male patient, he was V-P shunt surgery 15 years ago. He was admitted with intracranial hypertension and opereted. We are thinking surgical excision of calcified membrane at the symptomatic young patients with cerebral compression.

Dr. Hakan KINA

Dr. Uzay ERDOĞAN

Dr. Lu¨tfi Şinasi POSTALCI

Dr. OÅNmu¨r GÜNALDI


Özet

İrritabl barsak sendromu (İBS) organik bir patoloji olmaksızın, barsak alışkanlıklarında değişim ve defekasyon ile rahatlayan kronik karın ağrısı ile karakterize bağırsağın kronik fonksiyonel bir hastalığıdır. Toplumda oldukça yaygındır. Yaşam kalitesini olumsuz etkiler ve hastalarda ciddi organik hastalık endişesine yol açar. Patofizyolojisi net olarak açıklanamadığı için ku¨ratif bir tedavisi yoktur. İBS tedavisinde temel hedef semptomların giderilmesi, yaşam kalitesinin yu¨kseltmesi ve ciddi hastalık endişesinin giderilmesinden oluşmaktadır.

Abstract

Irritable bowel syndrome is a chronic functional disorder of the gastrointestinal tract characterized by chronic abdominal pain and altered bowel habits in the absence of any organic cause. It is a very common condition in the society. It poor effects on quality of life and leads to anxiety in patients with organic disease. There is no curative treatment because of unexplained pathophysiology. The main aim of the treatment are increase quality of life, removal of organic disease concerns and relieving symptoms.

Dr. Erhan ALKAN


Özet

Birinci basamağa başvuruların yaklaşık yu¨zde birini göğu¨s ağrısı oluşturmaktadır. Bu başvuruların ise yalnız yu¨zde 1,5‘i kararsız anjina ya da akut miyokard infarktu¨su¨du¨r (AMİ). Göğu¨s ağrısı ile başvuran hastalarda ilk amaç AMİ ve karasız anjinayı ekarte etmek veya gerekiyorsa ileri testler için sevk etmektir. Hekim ilk riski belirlemek için hasta özelliklerini ve risk faktörlerini dikkate almalıdır. İskemi şu¨phesi du¨şu¨k olan kişilerde diğer tanılardan göğu¨s duvarı ağrısı/kostokondrit, gastroözefageal reflu¨ ve panik bozukluk/ anksiyete durumu du¨şu¨nu¨lebilir. Daha az göru¨len ama önemli olan diğer tanılar ise pnömoni, kalp yetmezliği, pulmoner emboli (PE), akut perikardit ve akut torasik aorta diseksiyonudur (AD). Akut koroner sendrom şu¨phesi yu¨ksek olan kişiler hastane veya acil servise gönderilmelidir.

Abstract

Approximately one percent of primary care office visits are for chest pain, and 1.5 percent of these patients will have unstable angina or acute myocardial infarction. The initial goal in patients presenting with chest pain is to determine if the patient needs to be referred for further testing to rule in or out acute coronary syndrome and myocardial infarction. The physician should consider patient characteristics and risk factors to help determine initial risk. For persons in whom the suspicion for ischemia is lower, other diagnoses to consider include chest wall pain/costochondritis, gastroesophageal reflux disease and panic disorder/anxiety state. Other less common but important diagnostic considerations include pneumonia, heart failure, pulmonary embolism, acute pericarditis, and acute thoracic aortic dissection. Persons with a higher likelihood of acute coronary syndrome should be referred to the emergency department or hospital.

Uzm. Dr. Mustafa Ku¨rşat ŞAHİN 

Ast. Dr. Gu¨lay ŞAHİN 

Prof. Dr. Fu¨sun YARIŞ 


Özet

Migren kişinin yaşam kalitesini etkileyen bir sendrom olup, Du¨nya Sağlık Örgu¨tu¨ tarafından disabiliteye yol açan 19 hastalıktan biri olarak tanımlanmıştır. Başağrısı migren sendromunun semptomlarından sadece birisi olup, Uluslararası Başağrısı Derneği tarafından aurasız migren, auralı migren, çocukluk çağı periyodik sendromları, retinal migren, migren komplikasyonları ve olası migren olmak u¨zere 6 grup olarak incelenmektedir. Bu gruplar da kendi içinde alt gruplara ayrılmıştır. En sık göru¨len migren tipi aurasız migrendir. Bu yazıda, migren çeşitlerinin özellikleri ve Uluslararası Başağrısı Derneği tanı kriterleri gözden geçirilmiştir.

Prof. Dr. Başak KARAKURUM GÖKSEL


Ağrı; Uluslararası Ağrı Çalısmaları Birliği’nin (IASP; International Association for the Study of Pain) tanımına göre varolan veya gelişmesi muhtemel bir doku hasarı ile ilişkili hoşa gitmeyen duyusal ve duygusal deneyimdir. Nöropatik ağrı ise santral sinir sisteminde primer bir lezyonun ya da disfonksiyonun neden olduğu veya başlattığı ağrı olarak adlandırılmaktadır (1). Nöropatik ağrı, ağrı ile iliskili hastalıklar, santral veya periferik sinir sistemi hasarları; diyabetik nöropati, trigeminal nevralji, postherpetik nevralji (PHN) ve spinal kord hasarının da dahil olduğu bir grup heterojen hastalığın sık rastlanan semptomudur. Klinik bakış açısıyla nöropatik ağrı incelendiğinde, kanserden diyabete kadar değişik hastalıkların semptomu olarak karşımıza çıktığı göru¨lmektedir. Lokalizasyon olarak da neden olan hastalıklara bağlı olarak periferal reseptör ile beyin arasındaki bir yerden kaynaklanabilir.

Dr. Murat GÜNTEL

Kitaplarımız

Kalp Hastalıklarında Sizin Sorularınıza Cevaplar

Selen Yayıncılık

25,00
İncele

Asid Peptik Hastalıklar

Selen Yayıncılık

50,00
İncele

Çocuklarda Antibiyotik Kullanım İlkeleri & Antibiyotikler

Selen Yayıncılık

60,00
İncele

Kardiyoloji Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Selen Yayıncılık

250,00
İncele

Pediatri Uzmanı Nasıl Olurum

Selen Yayıncılık

120,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.