Üye Girişi

Zorunlu

Zorunlu

Çok Satan Kitaplar

Çocuklarda Ateş

Selen Yayıncılık

25,00

HİPERTANSİYON TANI VE TEDAVİSİ

Selen Yayıncılık

50,00


Dergi Hakkında
Danışma Kurulu
Yayın Kurulu

Genç Pediatristler Dergisi Eylül 2016

20,00 ₺

Aynı Gün Kargolama - 3-4 İş Gününde Teslimat

Yıllık Abonelik Fiyatı : 100,00 ₺

Abonelik Süresi Seçiniz (YILLIK) Abone OL
Sadece Bu Sayıyı Almak İstiyorum Satın Al
ISSN : 2148-6093
Online ISSN :
Dil : Türkçe
Cilt : 2 Sayı: 2
Yayın Periyodu :3 Ayda 1 - 1 Yılda 4 Sayı
Yayın Türü :Yerel - Süreli
Yayına Başlama Tarihi :2015

Özet

İnhalasyon yolu ile alınan ilaçlar solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılan ağızdan ya da parenteral uygulanan ilaçların yerini almaya başlamaktadır. Astım tedavisinde kullanılan kısa ve uzun etkili bronkodilatötörler, antikolinerjikler, steroidlerin yanısıra antibiyotikler, mukolitikler de inhalasyon yoluyla kullanılarak hem etkili hem de sistemik yan etkisi az olan bir tedavi sağlanmış olur. C¸ocuklarda en etkili inhalasyon yo¨nteminin sec¸imi, c¸ocugˆun yas¸ına ve klinik durumuna bagˆlıdır. Sec¸ilen uygun yo¨nteme go¨re c¸ocukların tedaviye uyumu artırılabilmekte ve hastalık seyri olumlu yo¨nde degˆis¸tirilebilmektedir. Bu derlemenin amacı yaygın kullanılan inhaler tedavi yöntemleri ile ilgili bir takım pratik noktalara literatür eşliğinde değinmektir.

Abstract

Inhaler drugs are replacing oral and injected drugs that are used in the treatment of respiratory diseases. The medications used with inhalers include antibiotics, mucolytics, short and long–acting bronchodilators, anticholinergics and steroidal drugs. This method of administration provides effective treatment and less side effects compared to seen during systemic therapy. The most efficient method of delivering aerosol to children depends on the age and clinical condition of the child. The purpose of this review is to mention the practical point of commonly used aerosol therapy in literature.


Özet

Lokal anestezikler günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Lokal anesteziklerin kullanımına bağlı toksik reaksiyonlar nadiren de olsa gözlenmektedir. Bu reaksiyonlar özellikle santral sinir sistemi ve kardiyovasküler sistemde görülmektedir. Sünnet işleminde yanlışlıkla intravasküler lokal anestezik madde (bupivakain) uygulanması sonrasında afebril nöbet geçiren ve yoğun bakıma yatırılan sekiz aylık erkek olguyu nöbet etiyolojisinde lokal anesteziklere dikkat çekmek için sunduk.

Abstract

Local anesthetics are widely used drugs nowadays. Toxic reactions are rare with local anesthetics. These toxic reactions occur especially in central nervous and cardiovascular systems. Eight mounts-old patient was accepted to the Intensive Care Unit with the diagnosis of afebrile, tonic clonic seizures which occurred after local bupivacaine anesthesia applied for circumcision feast operation. The case is presented in order to pay attention to the rare side effects and complications of local anesthetics in childhood.


Tanınız Nedir?

Ani başlayan karın ağrısı, kusma yakınmaları ile gittikleri bir dış merkezde üst solunum yolu enfeksiyonu olduğu belirtilerek antibiyotik başlanan yeşil renkli, sulu ve kötü kokulu ishalin eklenmesi sonrası bakılan tetkiklerinde amilaz yüksekliği 1356 u/L (normal değeri: 34-119 u/L) saptanması üzerine çocuk gastroenteroloji polikliniğimize akut pankreatit ön tanısıyla yönlendirilen 20 aylık erkek hastanın annesinden alınan öyküsünden aralarında akrabalık olmayan ebeveynlerin üçüncü çocuğu olduğu, sezaryenle, term ve 2500 gram doğduğu, erken nöromotor gelişim basamaklarının normal olduğu, aşılarının zamanında ve tam yapıldığı, yaklaşık 18 ay anne sütü aldığı, nefrolitiyazis nedeniyle on ikinci ayına kadar takip edildiği ve bu sürede scholl solüsyonu kullandığı öğrenildi. Fizik incelemesinde genel durumu iyi, vücut ağırlığı 9500 gr (10-25p), boyu 80 cm (50p), baş çevresi 47,5 cm (25-50p) olan hastanın sistemik muayenesinde hafif dehidratasyon bulguları ve sağ dirsek bölgesinde 1x1 cm cafe-au-lait lekesi saptanması dışında patolojik bulguya rastlanmadı. Düzenli kullandığı herhangi bir ilaç öyküsü bildirilmeyen hastaya ishal, hafif dehidratasyon ve oral alım azlığı nedeni ile intravenöz sıvı tedavisi başlandı. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı ve tam idrar analizi normal bulunan, kan biyokimyasında amilaz yüksekliği (929 u/L) dışında patolojik bulgu saptanmayan hastada öncelikle tükürük bezi patolojisi düşünülerek yapılan ultrasonografisi normal olarak değerlendirildi. Batın ultrasonografisinde pankreasın normal olduğu görüldü. Polietilen glikol (PEG) ile çökme testi sonucu amilaz düzeyinde hafif bir düşme görülen hastanın hesaplanan fraksiyonel amilaz ekskresyonu ise 0.3 olarak bulundu. İzleminde karın ağrısı, kusma ve ishal yakınmaları düzelen hastanın diğer tüm laboratuvar bulguları normal olmasına karşın serum amilaz düzeyindeki yükseklik devam etti.


Özet

Baş ağrısının başka hastalıklarla olan birlikteliği (komorbiditesi) hekimin tanı ve tedavi ile ilgili kararlar verme aşamasında önemli bir etkendir. İzlemde komorbiditeler hastanın tedavi uyumunu, etkinliğini ve süresini doğrudan etkilemektedir. En sık görülen komorbiditeler; depresyon, anksiyete, epilepsi, obezite, infantil kolik, alerjik rinit, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, dikkat eksikliği ve otizmdir. Bu derlemedeki amacımız komorbit hastalıkların çocuk hekimlerindeki farkındalığını arttırmak, hastalara gereksiz tetkik yapılmasını ve ilaç kullanımlarını azaltmak, baş ağrısında neden sonuç ilişkileri göz önüne alarak hastaların yaşam kalitesini arttırmaktır.

Abstract

The comorbiditiy of headaches with other diseases is important in the decision of the physician about the diagnosis and treatment. Comorbidities directly affect the patient compliance, effectivity and duration of the treatment. The most common comorbidities are; depression, anxiety, obesity, infantil colic, allergic rhinitis, inflammatory bowel diseases, attention deficit and autism. This review aims to increase the awareness of the pediatricians of these comorbidities, to decrease the unnecessary laboratory evaluation and drug usages and to increase the quality of life of patients considering the causality.


Özet

Parafenilendiamin saç boyalarında ve siyah kına içerisinde bulunan kimyasal bir maddedir. Parafenilenediamin zehirlenmesi genellikle bilerek, intihar amaçlı ağızdan alınmaya veya uygun olmayan şekilde yüksek doz kullanımına bağlı gelişir. Parafenilendiamin zehirlenmesinde dermatit, anjioödem, bronkospazm, karaciğer nekrozu, metabolik asidoz, rabdomiyoliz, böbrek yetersizliği, taşikardi, ritim bozukluğu, kardiyak arrest ve miyokard enfarktüsü görülebilir. Parafenilendiamin zehirlenmesi Orta doğu, Afrika ve Hindistan’da sıklıkla bildirilmekle beraber, ülkemizden daha önce olgu sunumu yapılmamıştır. On yedi günlük bir hastada pişiğe bağlı yapılan siyah kına uygulaması ve parafenilendiamin zehirlenmesi gelişen ve kaybedilen bir olgumuzu bildirdik.

Abstract

Paraphenylenediamine is a widely used chemical agent present in hair dye and henna. Paraphenylenediamine poisoning generally occurs following an oral administration with an intention to commit suicide or by improper use of toxic doses. The associated clinical features include; dermatitis, angioedema, bronchospasm, liver necrosis, metabolic acidosis, rhabdomyolysis, acute renal failure, tachycardia, cardiac dysryhtmias, cardiac arrest and myocardial infarction. Although paraphenylenediamine intoxication is frequently reported in Middle East, Africa and India, this is the first case presented from Turkey. Thereby, we report here, a seventeen-day old patient deceased following henna administration and paraphenylenediamine poisoning.


Özet

İsviçre kökenli tıbbi adaçayı olan Salvia Officinalis bitkisi çeşitli klinik durumlarda kullanılmakta olup ülkemizde rahatlıkla temin edilebilmektedir. Hamileler ve 10 yaşından küçük çocuklar için kullanılması sakıncalı olan bu yağ; tuyon, kamfor ve sineol içermekte olup canlandırıcı ve rahatlatıcı özelliğe sahiptir. Bronşit, astım, diş ağrısı ve aknede tedavi amaçlı kullanımının yanısıra antibakteriyel, diüretik, antienflamatuar, ekspektoran, spazmolitik amaçla da kullanılmaktadır. Burada 38 günlük bir bebekte aktar tarafından deriye sürülerek kullanılması için hazırlanan, ancak yanlışlıkla ağızdan kullanılan adaçayı yağına bağlı konvülziyonla gelen bir olgu sunuldu.

Abstract

Salvia officinalis is a Swiss-based medical sage which is usable in various clinical situations and also easily obtainable in our country. This sage's oil contains thujone camphor and cineole which have refreshing and relaxing effects and inconvenient to use in pregnant women and children who are younger than ten years old. This oil aimed to use for treatment of bronchitis, asthma, dental pain and acnes ; also as an antibacterial, diuretic, anti-inflammatory, expectorant and spasmolytic. We aim to present misuse of sage oil which is prepared for topical use by a herbalist but mistakenly used orally, in a 38 days old infant which caused convulsion with that case report.


Özet

Hiperlökositoz, periferik lökosit sayısının 100,000/μL'nin üzerinde olması olarak tanımlanmaktadır. Artmış lökosit sayısına bağlı baş dönmesi, baş ağrısı, stupor, deliryum, görme bulanıklığı, papil ödem ve konvülzüyon gibi nörolojik bulgular ile takipne, dispne ve hipoksi gibi solunum sistemi bulguları eşlik edebilir. Bu yazıda hiperlökositoz ve lökostaz ile başvuran olguda lökosit yükünü hızlı uzaklaştırmak ve semptomları düzeltmek için mekanik bir yöntem olan lökoforezin etkin bir şekilde kullanılması sunulmuştur. Dokuz yaş erkek hasta halsizlik, yorgunluk, vücutta morluk ve idrarda kan görülmesi şikayetleriyle başvurdu. Genel durumu düşkün, uykuya meyilli, soluk, sol akciğerde dinlemekle ralleri olan hastanın oksijen saturasyonu oda havasında %85 idi, vücutta yaygın ekimoz ve peteşileri, yaygın lenfoadenopatisi, hepatosplenomegalisi vardı. Kan sayımında lökosit:402,900/μL, periferik yaymasında ise yaygın blastları saptandı.Kemik iliği aspirasyonu ve immün-histokimyasal tetkikleri T-hücreli akut lenfoblastik lösemi ile uyumlu bulundu. Lökostazı olduğu için lökoforez yapıldı. Hastanın lökoforez sonrası nörolojik tablosu ve solunumu düzeldi. Tümör lizis sendromu gelişmedi.

Abstract

Hyperleukocytosis is defined as white blood cell count greater than 100,000/mL. The high leukocyte level can lead to neurological signs including headache, stupor, delirium, blurred vision, papiledema and convulsion. Pulmonary signs of hyperleukocytosis are tachypnea, dyspnea and hypoxia. Leukocytopheresis is assumed to be an efficient apheresis process for rapid reduction of hyperleukocytosis and leukostasis. A nine year old male patient was admitted with complaints of weakness, fatigue, ecchymosis and hematuria. He was apathic and had stupor, rales at the left lung, widespread ecchymosis, petechia, lymphadenopathy and hepatosplenomegaly. The oxygen saturation was 85% in the room air. The leukocyte count was 402,900/μL and blasts were seen in peripheral smear. Bone marrow aspiration and immunohistochemical analysis revealed T-cell acute lymphoblastic leukemia. Leukocytopheresis was indicated for hyperleukocytosis. The neurologic and respiratory symptoms improved after efficient apheresis. Tumor lysis syndrome did not develop.


Özet

Bruselloz en sık görülen zoonotik hastalıklardan biri olup halen tüm dünyada önemli bir halk sağlığı problemidir. Brusella etkeni küçük, hareketsiz, gram negatif bir kokobasildir. Enfekte hayvanlardan insanlara doğrudan temas, süt ve süt ürünlerinin taze olarak tüketilmesi, enfekte damlacıkların inhalasyonu ile bulaşır. Bruselloz bir çok organ ve dokuyu etkileyen sistemik bir enfeksiyon olduğundan ateş yüksekliği, halsizlik, eklem ağrısı gibi özgün olmayan bulgularla karşımıza çıkabilmektedir. Hastalığın seyri sırasında birincil hematolojik hastalıkları taklit edebilen kan bulgularına, özellikle de sitopenilere rastlanmaktadır. Bu yazıda mukozal kanama, hepatosplenomegali, derin trombositopeninin eşlik ettiği pansitopeni ile başvuran ve brusella tanısı konulan olgu brusella enfeksiyonunun hematolojik komplikasyonlarını vurgulamak amacıyla sunulmuştur.

Abstract

Brucellosis is still a worldwide challenging and potentially life-threatening multisystem zoonotic disease. Brucella is small, nonmotile, gram negative coccobacilli that is transmitted to humans by contact with fluids from infected animals, inhalation or derived food products such as unpasteurized milk. Clinical signs and symptoms are quite variable such as fever, weakness, arthralgia and all the organ systems can be affected by the microorganism. Various degrees of hematological manifestations especially cytopenia can be seen during the course of the disease. Herein, we present a case of brucellosis presenting with mucosal bleeding, massive hepatosplenomegaly, bicytopenia and deep thrombocytopenia to emphasize the hematologic complications of the disease.


Özet

Genel olarak uygunsuz kortikosteroid kullanımı sonrasında atipik klinik görünümleriyle ortaya çıkan dermatofit mantarların neden olduğu yüzeyel cilt enfeksiyonları olan tinea incognito Çocuk sağlığı hastalıkları pratiğinde çocuk uzmanları tarafından kolayca akla gelebilen bir tanı değildir. Sunulan 15 aylık kız olgu ile cilt lezyonlarında kolayca steroid başlanmaması vurgulanmak istenmiş, çocuklarda da yüzeyel mantar enfeksiyonlarının olabileceğinin akılda tutulması hatırlatılmıştır.

Abstract

Tinea ingonito which is a superficial skin infection caused by dermatofits is mostly presented after an inappropriate use of corticosteroids. They have usually an atypical clinical therefore it's not a primary diagnosis coming to a pediatric specialist's mind. With the case presented in this report, we wanted to underline the importance of not prescribing steroids in every skin infection and to remind possible fungal skin infections risk in children.

Kitaplarımız

Çocuklarda Ateş

Selen Yayıncılık

25,00
İncele

30 SORUDA ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ Besin Alerjisi Nedir Ne Değildir?

Selen Yayıncılık

100,00
İncele

Kardiyoloji Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Selen Yayıncılık

80,00
İncele

Hipertansıyon Hakkında Bilinmesi Gerekenler TÜKENDİ

Selen Yayıncılık

0,00
İncele

Pediatrik Gastroentroloji ve Beslenme

Selen Yayıncılık

25,00
İncele
Hepsini Gör

ONLİNE DESTEK

0212 419 02 29 no'lu telefonu
arayarak bize ulaşabilirsiniz.

FAX

0212 476 51 95 no'lu telefona Fax gönderebilirsiniz.

E-POSTA DESTEK

info@kliniktipdergisi.com adresimiden bize ulaşabilirsiniz.

GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

3D Secure, Akbank Sanal Pos ile sitemizden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.